© Yeni Aksaray Gazetesi

AKSARAY’IN DEPREM POTANSİYELİ PANELDE ELE ALINDI Depremlerden ders çıkarmıyoruz

Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği tarafından geçtiğimiz hafta ASÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda “Türkiye’nin  Deprem Gerçeği ve Aksaray’ın Deprem Potansiyeli” başlıklı panel düzenlendi. Paneli, konuya ilgi duyan ASÜ öğretim üyeleri, yöneticiler, öğrenciler, belediyenin teknik personeli ile Aksaray halkından çok sayıda katılımcı izledi. 

Panelde, Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Mustafa Afşin açılış konuşmasında, 1999 yılında Marmara’da meydana gelen depremleri izleyen  20 yıllık dönemde bu gerekli derslerin tam olarak çıkarılmadığını; Japonya gibi ülkelerde Türkiye’den  daha büyük ölçekte depremler olmasına rağmen, oralardaki yapıların ve insanların daha az etkilenmelerinin sebeplerinin üzerinde durulması gerektiğini; Allah’ın kullarına zulmetmeyeceğine göre, jeolojik verilere dayalı bilgileri kullanarak gerekli tedbirlerin alınması durumunda insanların depremlerden korkmadan hayatlarını sürdürebileceklerini ifade etti.

Panelistlerden ASÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği  Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yıldız ise, “Türkiye’nin Neotektoniği ve Tuzgölü Fayı” başlıklı sunumunda Türkiye ve Orta Doğu’nun çevresindeki ana fay hatları, bu hatlardaki fayların özelliklerine ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş;  orta Anadolu’daki sakin görünmesine rağmen aslında aktif olan Tuzgölü Fayı’nın deprem üretme potansiyeli hakkında ayrıntılı bilgiler verdi.

Panelistlerden, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (Ankara)’nda görevli Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Ramazan Demirtaş “Türkiye’nin  Deprem Gerçeği ve Aksaray’ın Deprem Potansiyeli” başlıklı sunumunda; Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, Türkiye’de son 120 yıllık (1999-2019) sürede yaklaşık 100.000 can kaybı, 8-12 ayda bir hasar yapıcı depremin meydana geldiğini; bu depremlerin ortalama %1-3  millî gelir kaybına yol açtığını; depremin değil binanın öldürdüğünü; 1999 yılından günümüze kadar kısmî tedbirler alınmasına rağmen çarpık yapılanma devam ettirildiği için kötü yapılmış binaların risk oluşturduğunu; paleosismolojik fay kazılarına, eski deprem izlerine ve tekrarlanma aralıklarına dayanılarak topraklarımızın  %96’sının ve nüfusumuzun %98’inin deprem tehdidi altında olduğunu;  Tuzgölü fayının yaklaşık 200 km uzunlukta, yıllık kayma hızı ortalama 0.05 mm/yıl olup, uzunlukları 20 km ile 60 km arasında değişen en az 5 deprem üreten segmentten oluştuğunu; Aksaray da dahil kentlerimizin gelecek muhtemel depremlere hazır olmadığını ifade etti..

Panelistlerden ASÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi  Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Demircioğlu’da “Türkiye’nin Afet Yönetimi Planı” başlıklı sunumunda Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) konusunda ayrıntılı açıklama yaparak bu kapsamda 26 hizmet grubundan bahsetmiş; deprem, sel ve heyelan gibi büyük afetlerde görev alacak bu gruplar hakkında önemli bilgiler verdi.*HABER MERKEZİ

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER