Muhtar, komşuluk ilişkilerini değerlendirdi
GÜNDEMB. Bölcek mahallesinin bayan muhtarı Songül Demir, günümüzde komşuluk ilişkilerinden kuşaklar arasındaki köprüye kadar bir dizi değerlendirmede bulunarak şu görüşlere yer verdi:
Günümüzde sıkça dile getirilen bir konu var: “Toplum neden eski sıcaklığını kaybediyor? Neden insanlar birbirinden uzaklaşıyor, komşuluk ilişkileri zayıflıyor ve sosyal bağlar her geçen gün biraz daha kopuyor?
Bu soruların cevabını ararken gözden kaçırmamamız gereken önemli bir gerçek bulunuyor. Toplumun temel taşı olan yaşlılarımız ile gençlerimiz arasındaki bağın zayıflaması, birçok sosyal sorunun da başlangıç noktasıdır.
Yaşlılarımız, hayatın içinden süzülüp gelen tecrübeleriyle bizlere yol gösteren en kıymetli hazinelerimizdir. Gençlerimiz ise enerjileri, hayalleri ve yenilikçi bakış açılarıyla geleceğimizin teminatıdır. Bir toplum ancak bu iki kuşağın birbirini anlaması ve birbirinden beslenmesiyle güçlü kalabilir.
Eskiden mahalle kültürü vardı. Büyüklerimizin sohbetlerinde hayat dersleri öğrenilir, gençler büyüklerine saygıyla yaklaşır, komşuluk ilişkileri güçlü bir şekilde yaşatılırdı. Bugün ise teknoloji ve yoğun yaşam temposu nedeniyle kuşaklar arasındaki mesafe giderek artıyor. Oysa yaşlılarımızın anlatacak hikâyeleri, gençlerimizin ise dinleyecek çok şeyi var.
Gençlerimizle yaşlılarımız arasındaki bağı güçlendirmek için önce birbirimizi dinlemeyi öğrenmeliyiz. Büyüklerimizin yılların birikimi olan tecrübeleri, gençlerimizin yenilikçi fikirleri ve enerjisi toplumumuz için büyük bir zenginliktir. Mahallelerimizde, ailelerimizde ve sosyal yaşamımızda kuşakları bir araya getiren ortamlar oluşturmalı; sohbeti, paylaşmayı ve dayanışmayı yeniden hayatımızın merkezine koymalıyız.
Toplum olarak yeniden birlik ve beraberliği güçlendirmek istiyorsak, kuşaklar arasında gönül köprüleri kurmalıyız. Gençlerimizi büyüklerimizle buluşturan etkinlikler düzenlemeli, aile içi iletişimi güçlendirmeli ve mahalle kültürünü yeniden canlandırmalıyız. Çünkü sevgi, saygı ve dayanışma ancak paylaşıldıkça büyür.
Unutmamalıyız ki güçlü toplumlar, geçmişine sahip çıkan ve geleceğine yatırım yapan toplumlardır. Yaşlılarımızın tecrübesi ile gençlerimizin enerjisi bir araya geldiğinde sadece bireyler değil, bütün bir toplum kazanır. Birbirini anlayan nesiller, daha huzurlu, daha güçlü ve daha umut dolu bir geleceğin temelini oluşturur.
Toplumun düzelmesi için büyük değişimlere değil; birbirimizi dinlemeye, anlamaya, değer vermeye ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Çünkü hayatın en saf hali emek, dostluk ve kuşaklar arasında kurulan gönül köprüleridir.” *ERDEM SÜDEMEN
İlginizi Çekebilir