
Google’a ekleyin, gündemi kaçırmayın
Tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyin, haberlerimizi daha sık görün.Alzheimer hastalığı, yalnızca bireyin kendisini değil, tüm aile dinamiklerini ve hasta yakınlarının yaşamını derinden etkileyen uzun soluklu bir süreçtir. Uzmanlar, hastalığın ilerleyen evrelerinde hastanın günlük yaşam aktivitelerinde desteğe ihtiyaç duyduğunu belirterek, bu süreçte ailelerin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan dikkate alması gereken hususları paylaştı.
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte aile içerisindeki rollerin kökten değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar; daha önce ailesine yol gösteren, koruyup kollayan bir anne, baba veya eşin zamanla bakıma ihtiyaç duyan bir bireye dönüşmesinin yakınları açısından son derece yıpratıcı bir süreç olduğunu ifade etti. Sürecin uzun yıllar sürebileceğini göz önünde bulunduran ailelerin, maddi ve manevi açıdan hazırlıklı olması gerektiği vurgulandı. Özellikle birden fazla kardeşi veya aile bireyi bulunan durumlarda, bakım yükünün tek bir kişinin omuzuna yüklenmemesi ve aile içinde adil bir şekilde organize edilmesi önerildi.
Hastalığın ilk ve hafif evrelerinde hastanın tek başına yaşayabildiğini ve ev işlerini kısmen sürdürebildiğini belirten uzmanlar, buna rağmen önemli tehlikelerin kapıda olduğuna dikkat çekti. Bu dönemde alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:
Maddi İstismar Riski: Hastanın parasını kaybetmesi ya da kötü niyetli kişiler tarafından maddi açıdan istismar edilmesine karşı dikkatli olunmalıdır.
Kaybolma Tehlikesi: Hastanın evden dışarı çıkarak yönünü kaybetmesi gibi risklere karşı tedbir alınmalıdır.
Hastalık ilerledikçe ev içerisindeki güvenlik önlemlerinin en üst düzeye çıkarılması gerektiği ifade edildi. Konuyla ilgili dikkat çeken bir benzetme yapan uzmanlar, ailelerin evde adeta 4-5 yaşında bir çocuk bulunuyormuş gibi hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Ocak, su ısıtıcısı, kapılar, pencereler ve balkon gibi alanların ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Hastaların geçmiş yaşam alışkanlıklarının etkisiyle evden çıkarak eski tarlasına, bahçesine veya köyüne gitmek isteyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, yalnızca kapıyı kilitlemenin her zaman yeterli olmayabileceğini, hasta güvenliği için daha kapsamlı ev içi tedbirler alınması gerektiğini kaydetti.
Bakım Verenlerin Ruh Sağlığı ve "Tükenmişlik" Tehlikesi
Bakım veren kişilerin bütün hayatını yalnızca hastanın bakımına göre şekillendirmesinin ağır psikolojik sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Genellikle 30'lu ve 40'lı yaşlardaki çocukların, 70-80 yaşlarındaki anne veya babalarına baktığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadeler öne çıktı:"Önce kendi hayatınız diyorum ben. Çünkü kendisi genç, 30'lu-40'lı yaşlarında. Annesi ya da babası 70-80 yaşında. Senin de bir ailen var, çoluğunla çocuğunla ilgilenmek zorundasın. Hayatını idame ettirmek, çalışmak zorundasın."
Bakım veren kişilerin zamanla sosyal hayattan tamamen kopabildiğini ve psikolojik açıdan ağır şekilde etkilenebildiğini belirten uzmanlar, bu durumun tedavi edilmezse majör depresyona kadar ilerleyebileceği konusunda aileleri uyardı.*HABER MERKEZİ
Kışın da su içmeyi ihmal etmeyin
Kış sebzelerini tüketirken aşırıya kaçmayın
Sağlık Müdürlüğü akciğer kanserine dikkat çekti
Zayıflamak için tüketilen çaylara dikkat!
Kışa girmeden cildinizi bu 4 yöntemle yenileyin
Anne sütü her çocuğun hakkıdır
BAĞIRSAKLARI HAREKETE GEÇİREN BESİNLER NELERDİR?

Yorumlar (0)
Görüşünüzü paylaşarak sohbeti başlatan ilk kişi olun.