<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Yeni Aksaray Gazetesi</title>
        <link>https://yeniaksaray.com.tr</link>
        <description>Sondakika, Güncel Haberler, Yeni Aksaray Gazetesi</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>DUBLE YOL RAHATLIĞI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/duble-yol-rahatligi-3093</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/duble-yol-rahatligi-3093</guid>
                <description><![CDATA[DUBLE YOL RAHATLIĞI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dün Ankara’ya,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sabah gidip akşam döndüm. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Duble yol rahatlığını yaşadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yol boyu tek trafik kazası görmedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek ki duble yol ile vatandaşın can ve mal emniyeti büyük ölçüde sağlanmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarım asır evveli, 1949’larda iptidai toprak yolda </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haşim Özgel’in üstü çadır örtülü kamyonla Ankara’ya on saatte gittiğim günleri hatırladım da, tüylerin diken diken oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tozdan adam olmuştuk adeta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İtfaiyedeki Nevşehir hanında çırp Allah çırp.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gene de kurtaramadık elbiseyi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O gec yattık Nevşehir otelinde. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bit, pire, tahta kurusundan sabaha kadar ayakta kaldık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye bakıyorum da, şu rahatlığı görünce Allah’a şükrediyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ankara cadde ve sokaklarını&nbsp; iyice bir dolaştım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Batıkent’deki 150 bin konutun oturduğu koskoca şehri dolaştım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bahçeli dubleks evler hayatın tadını veriyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Apartmanların önü sağı, solu çim ve ağaçlarla Batıkent’e hayat veriyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yollar asfalt hem de kaymak gibi asfalttı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne bir kağıt parçası ve ne de sigara izmariti göremezsiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yenimahalle, Ankara için de dolaşırken&nbsp; trafik rahatlığı dikkatimi çekti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Küçücük Aksaray’da trafik karmaşası yüz karası diye düşündüm. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle ne korna sesi, ne alabildiğince şarkı, türkü ve ne de sarhoş naraları göremezsiniz Ankara’da. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek oluyor ki Ankara halkı kültürlüdür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle bir polis zabıta da göremezsiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak nizama herkes uyar halde. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yer altı geçitleri yer üstü köprüleri yayaları rahatlatmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yol boyu bir andan diğer yana geçerek trafiği aksatma diye bir şey kalmamış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her hali ile Ankara modern bir Avrupa şehri. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek oluyor ki Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bu işin erbabı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tebrik etmek içimden geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 16:27:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haramı helal kılamayız        </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/harami-helal-kilamayiz-3092</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/harami-helal-kilamayiz-3092</guid>
                <description><![CDATA[Haramı helal kılamayız        ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; Kendimizi kamufle etmek için, dini muhafaza ediyoruz diye dinsizlik yapılmaz. Kuranın men ettiği şeyler muhafaza için günah işlenmez. Bir dönem paralel yapı nedeni ile dini muhafaza etmek için birçok günahlar mubah kılınmıştı. Hem de her branşa imam tayin ederek meşrulaştırmışlardı. Hele şu imamlık mesleğini her mesleğe yaymaları küllen yalan. İmamlık mesleği peygamber mesleğidir. Her dala, orduya, Emniyete, eğitime, adliyeye, her mesleğe imam atamak ne iş anlamış değilim. Hatta fuhuşa bile teşvik varsa bunlarında imamı vardır bakalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir şeyin haram veya helâl kılınma yetkisi Cenab-ı Allah’a aittir. Bizim haramı helâl, helâli haram kılma yetkimiz yoktur. Bu yetki peygambere bile verilmemiştir. Günümüz devrimiz, şartlar diyerek hüküm değiştirilemez. Başkalarının yapması, etmesi, haramı meşrulaştırmaz. Kötüler örnek alınmaz. Bazı şeyler bahane olamaz. Meselâ; enflasyon faizi helâl kılmaz. Haram, zamana kişiye mekâna göre değişmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir şey haramsa bütün Müslümanlara haramdır. Helâlse bütün Müslümanlara helâldir. Bizim dine müdahale yetkimiz yoktur. Dine müdahale, insanın dinden çıkmasına neden olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hz. Peygamber şöyle buyurur:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Ümmetim yetmiş” fırkaya ayrılır. En fenası, dini işlerinde kendi fikri ile hüküm verir de haramı helâl, helâli haram sayar.” (Ramuz’el-Ehadis:256/4)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cenab-ı Allah bize bazı şeyleri haram, bazı şeyleri de helâl kılmıştır. Meselâ; pekmez helâl, şarap haram, kuzu helâl, domuz haramdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah’ın hükmü değişmez, değişirse din değişmiş olur. İçkiyi içmemiz, domuzu yememiz, faizin yayılması, içkinin adının değişmesi, miktarının fazla oluşu ile piyango, loto, toto, meşru olmaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İslami değerler, emirler, yasaklar değişmez, mazeret ileri sürülüp hakkında nâs (Ayet, hadis, icmanın fetvası) bulunan konularda içtihad caiz değildir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Allah’ın kitabında helâl kıldığı, kıyamete kadar helâldir haram kıldığı da kıyamete kadar haramdır” (Râmuz : 495/8).</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.” (Nahl:116)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “ Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri, siz haram kılmayın ve sınırı aşmayın Allah sınırı aşanları sevmez.” (Mâidâ:87)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “De ki: Allah’ın size indirdiği rızkın bir kısmını haram, bir kısmını helâl mi kıldınız?” (Yunus:59)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hz. Peygamber de şöyle bildiriyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Bir zaman gelecek, ümmetimden bazıları zina etmeyi, ipekli giymeyi, içki içmeyi def ve dümbeklerle eğlenmeyi helâl ve mübah sayacaklar…” (Tecrid-i Sarih Terc. 12/46)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Bir zaman gelecek ki, insanlar Kur’an okurlar, ibadet ederler, bid’atlerlede meşgul olurlar. Lâkin bilmedikleri cihadden müşrik olurlar. Okumalarına ve ilimlerine bedel rızık alırlar ve dünyayı din karşılığında yerler işte bunlar, kör deccalinevânesi olacaklardır.” (Râmuz:504/3) buyurur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Buna göre insanların inancı zayıfladıkça dinden uzaklaşacaklar, günahı meşru, haramı helâl sayacaklardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dinin kurallarını Allah koyar. Kul ister kabul eder, isterse kabul etmez. Eğer inanırsa, dini aynen kabul etmek zorundadır. İnanmazsa, zaten tartışma hakkı yoktur.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇİMİZİ KEMİREN KURTLAR</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/icimizi-kemiren-kurtlar-3091</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/icimizi-kemiren-kurtlar-3091</guid>
                <description><![CDATA[İÇİMİZİ KEMİREN KURTLAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hüsnü&nbsp; Bey 1917-1922 yıllarında Manisa mutasarrıfıdır (Valisidir). İzmir işgal edildiğinde, bir alay Yunan askeri Manisa’ya girer ve katliama başlar.&nbsp; Şehirde bulunan cephanelikten 48 bin tüfek, 88 top ve bütün cephaneye el koyduğunda Hüsnü Bey, devletin bütün resmi evrakını da Yunan Alayına teslim etmiştir. Türk halkına tam üç yıl, üç ay, on gün kan kusturduktan sonra Manisa’yı yakan işgal ordusu ile birlikte kaçacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İşgal güçleri bozguna uğramış, perişan durumdaki Yunan askerleri yakıp yıkarak, katledip, tecavüz ederek geri çekilmektedirler. Türk ordusu altı günde Turgutlu’ya kadar gelir. Buradan 5. Kolordu Komutanı Fahrettin Altay Paşa Gördes, Demirci, Akhisar yörelerini katliamlardan kurtararak, düşman ordusunun artıklarını temizleyecektir. Bu arada Manisa’ya giriş gecikeceğinden Fahrettin Altay Paşa, Süvari Yüzbaşısı Hüsnü Bey’i çağırır ve bir öncü süvari birliği ile Gediz sol sahil hattını izleyerek Akpınar üzerinden Manisa’nın üzerine yürümesini, durumun acil olduğunu, çünkü düşmanın Manisa’da bir katliam yapabileceğini bildirir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">08 Eylül’de küçük bir süvari birliği, Yüzbaşı Hüsnü Bey komutasında Manisa’ya doğru yola çıkar. Halide Edip’in anlatımıyla bu esnada Manisa ateşler içinde yanmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunan devriyelerinin sokak başlarını tutarak bütün güçleriyle saldırmalarına rağmen yanan evlerinden çıkan halk, şehrin dışına çıkmaya çalışmaktadır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunan işgal güçleri komutanı General Bagorci, halkın evlerinden çıkmalarını bir emirle yasaklamış, çıkanları “vurun” emri vermiştir. Yangınlar esnasında vurulanların, hatta yanan evlerin içlerine atılanların sayısı hiç de az değildir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bir gün içinde Manisa’da 3500 kişi diri diri yakılarak, 1500’e yakın kişi de vurularak şehit edilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Panik içinde dağ ve ovalara kaçanların bir kısmı da Rum çetelerine yakalanıp yok edilir. Manisa’da yığılmış olan Yunan Ordusu, Sipil Dağı’na çıkmış olan Manisa halkını da yok etmek için Doğu’da Alaybey Deresi, Batı’da Çaybaşı Deresi yönünden bir taarruz hareketine başlamışlar, neredeyse Manisalıların tamamının sığınmış olduğu Sipil Dağı’nda kitlesel bir soykırım başlatmışlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gediz Irmağı’nın karşı sahilinde 5. Kolordu Komutanı Fahreddin Altay Paşa, 1. Süvari Tümen Komutanı Mürsel Paşa, Tugay Komutanı Cemil Bey kuvvetleri Gediz Irmağı’nı aşmaya çalışırlarken, Manisa’nın Doğusundan Akpınar üzerinden ansızın çıkan Yüzbaşı Hüsnü Bey komutasındaki süvari birliği Manisa’nın Doğu mahallesine girer ve&nbsp; karşı ateşe başlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunun üzerine işgal kuvvetleri paniğe kapılarak Sipil Dağı’nı kuşatma hareketinden vazgeçerek, Batı’ya, İzmir’e doğru geri çekilmeye başlarlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu sırada Fahreddin Altay Bey kuvvetleri de Gediz’i aşmış ve Manisa bu katılımla tamamen düşmandan temizlenmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Manisa Valisi Hüsnü Bey ve sülalesi daha yirmi yıl önce&nbsp; Girit’ten kovulmuşlar ve Manisa’ya gelerek yerleşmişlerdir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu işbirlikçi Vali, şimdi kaçan Yunan birlikleriyle birlikte İzmir yollarındadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunan askerlerine sahip çıkmış, onlara panik yapmamalarını öğütlemektedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayrıca Türk Ordusu'nun Manisa’dan geri döneceğini umut ederek, Yunan Ordusu'nun Manisa’da mevzi alması için işgal güçleri komutanı General Bogorci’ye akıl vermekte ; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ellerinde çok sayıda Manisalı Türk esir olursa o durumda Türk ordusunun şehre giremeyeceğini...” salık vermektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">08 Eylül günü Kuvây-ı Milliye milisleri de kenar mahallelere sızmışlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Talih adeta tersine dönmüştü.&nbsp; Üç yıl önce Türkler akın akın Doğu’ya göç ediyordu. Şimdi ise bu göç tersine işliyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Köylerden, kasabalardan yerli Rum halkı, üzümleri, tütünleri sergilerde bırakarak İzmir’e doğru kaçıyorlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rum halkı Sabuncubeli üzerinden İzmir’e ulaşmaya çalışıyordu. Yunan subayları ve seçkinler ise aileleriyle birlikte trenlerle İzmir’e taşınıyordu.&nbsp; Manisa Mutasarrıfı Hüsnü Bey ise kendi ahfadı için özel bir vagon hazırlatmıştı. Yunan askerleriyle birlikte onca katliamın ve yangınların içinde soygunlar yapıyor, iz bırakmamak için hükümet binasını bile yakıyor, topladığı ganimetleri Yunan subaylarıyla birlikte özel vagonuna taşıtıyordu. Manisa Mutasarrıfı kendi şehrini soymuş, büyük bir servetle trene binmiş, Türk ordusu Manisa’ya girerken küçük bir zaman farkıyla şehri terk ederek Türk ordusunun elinden kaçmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Trende Akhisar’dan kaçan işgalci artıkları ile yanlarında getirdikleri 15 kişilik bir Akhisarlı Türk rehine grubu da vardır.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunan işgal güçleri Akhisar’ı yakmamak için kasabanın ileri gelenlerinden 15 kişiyi rehin istemişler, onlar da gönüllü olarak rehine olmuşlardır. 08 Eylül gecesi İzmir’e gelen hain Hüsnü, Çeşme’ye geçer</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;oradan da Sakız Adası’na geçeceklerdir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yanlarında Akhisarlı rehinelerde vardır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">13 Eylül günü Yunan askerleri Akhisar’dan getirdikleri on beş gönüllü rehineyi öldürmeye başlamışlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hain Hüsnü Sakız’dan Pirayus’a, oradan da Elefsis’e geçmiş, çok zengin bir adam olarak Elefsis’e yerleşmiştir.&nbsp; Manisa'dan getirdiği Rum bir&nbsp; ailenin kızı&nbsp; ile evlenmiş, Aya Triyada Kilisesi’nin papazı tarafından vaftiz edilerek Hırıstiyan olmuş ve adını Hüsnüyadis olarak değiştirmiştir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hain Hüsnüyadis (1864-1937) milli mücadelede tescilli bir vatan haini, yunan işbirlikçisi olarak pek çok masum Türkün ölümünün baş sorumlusudur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunanistan'a kaçmış, Hristiyan olmuş, 1937 yılında öldüğünde Hristiyan mezarlığına gömülmüştür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oğlu Vasili'&nbsp;&nbsp; " Babam, ne Müslüman, ne Hiristiyan, ne Türk, ne Yunan idi. Böyle baba mı olur..." diyerek babası hakkında düşüncelerini&nbsp; açıklamıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1930'da&nbsp; Menemen isyanında Asteğmen Kubilayı ve 2 bekçiyi şehit eden gericilerin lideri Giritli Derviş Mehmet, Hüsnüyadisin yakın akrabasıdır. O hain bu kalkışmaya Yunanistan'dan destek vermiş, işbirliği yapmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mezarının başında haçı kırık bir mezar taşı vardır.&nbsp; Mezar taşına gelip geçenler yunanca "Palio Turko" yani, Serseri Türk yazmışlardır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu hainler ne yazık ki her devirde vardı.&nbsp; Biz ibret almayı bilmedik. Aynı oyunlara kaç kez geldik. Tarihimizi hiç&nbsp; okumadık. Hainleri görmemezlikten geldik.&nbsp; Krndi evlatlarımıza sahip çıkmadık. Hatta atamıza bile sahip çıkmayı bilemedik. Böyle devam edersek hep hainler kazanacak! Dün Hüsnü, bugün Fetö, Apo. Yarın kim bilir kimler!?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bilge Kağan'ın Orhun Yazıtları'nda geçen ve "Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?&nbsp; Titre ve kendine dön!" şeklindeki ünlü hitabı ile sizlere sesleniyorum. Kendinize dönme vakti gelmedi mi?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:23:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SOYGUN</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/soygun-3090</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/soygun-3090</guid>
                <description><![CDATA[SOYGUN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir vatandaş elinde poşetle beni buldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bak Hocam bunu yaya kaldırımı işgal etmiş manavdan aldım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sivri biber pörüşmüş, çürük, kızarmış. Çöpe atılacaktan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hemde iki milyondan kazıklamış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Baksaydın, fiatını sorsaydın sonra alsaydın dedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Beni de iyi tanıyan esnaf müsvettesi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İtimat diye bir şey kalmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir üretici de şöyle söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Patatesin kilosunu benden 350’ye alıyor, bir milyona satıyor&nbsp; o dediğin manav. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demesin mi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gittim sabit bir manavın dükkanına. Fiatları sordum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Patates 600, biber 1 milyon, domates 500, salatalıkk 600 hem de yerli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sabit manav dükkan icarı ve devergi veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yolu işgal eden manav ne icar ne de vergi. Hiç biri yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördünüz ya...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Soygun yanıbaşımızda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Helalı, haramı bilen kaldı mı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani tüketiciyi koruma kanunu vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geç arkadaş!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Un katılmış peynir pazarda beş aşağı diye alınır satılırsa islamın ve insanlığın can çekiştiğini de gördük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yahu nasıl olur da gündüz gözü ile iki yüz kiloluk para kasası bir apartman dairesinden çalınır, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş buraya kadar geldikten sonra gelin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şapkaları önümüze koyalım kara kara düşünelim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:23:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HOYDANA</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hoydana-3089</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hoydana-3089</guid>
                <description><![CDATA[HOYDANA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu bir Aksaray deyişidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden ne ev işi, ne de el işi bilmeyen gelinlik kızlara hoydana denirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Analar;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Be anam gül gibi yiğidime şu hoydanayı mı münasip görüyorsunuz. Allah yazdı ise bozsun derlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anasına bak kızını al, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kenarına bak bezini al. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Derler ya. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna önem verilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kıza bakmaya gidenler bazen burun kıvırırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kadın bir kapıda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kızı başka kapıda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çene eskitiyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evleri önü kırk yıl süpürge görmemiş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mutfakta üç günlük bulaşık gaylımgaylım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kokudan geçilmiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyenler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O kapının nasibini şip diye keserlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazen de anası kızına darılır...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gavurun kızı kap kacak yıkanacak duruyor nerelerde geziyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;Akşam baban gelir görür de ikimizi de sudan çıkmış sıpaya döndürür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dese de...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kızı hiç tınmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ev ve el işini öğrenmeye de niyetli değil. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağaç yaş iken eğilir denir ya...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Küçükken yüz verirsen büyüyünce işte böyle söz dinletemezsin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve de ev ve el işinde çok becerikli hanım kızlar kapış kapış olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden kızını dövmeyen ana dizini döver denir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Analar hoydana kız değil. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eli yüzü temiz marifetli kızlar yetiştirmeye bakarlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">El kapısına gidecek cahil kalmasın diye çapa gösterilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdilerde;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha da titiz analar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mektepli kızlar;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">El var ar var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye kültürlü olmaya özen gösteriyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın toplum ne çok değişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamane gençler diye beğenmeyenler var o da başka. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:39:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİNEKSİZ YAZ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sineksiz-yaz-3088</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sineksiz-yaz-3088</guid>
                <description><![CDATA[SİNEKSİZ YAZ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her geçen yaz belediyemiz sinekle mücadele yapar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gene de kara ve sivrisinekten az da olsa kurtulamayız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu yaz sinekten rahatsızlık hissetmedik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sebebini araştırdım...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Meğer, teknolojinin en son ürünü olan ithal sinek ilacı ile motorize pompalarla dumanlanmış sokaklar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kenar mahalle ve kırsal kesimlere, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gübre yığınları ile ahırlara kadar ilaçlamanın uzantısı daha da müsbet sonuçlar verecektir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp; Çocukluğumda, her kuru kafaya yüzlerce kara sinek binlerce sivri dolardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anafel denen sivri sinek sıtmalıdan aldığı kanı mikropsuz vücuda aşılardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çoluk, çocuk, yaşlı insanlar sıtmadan kırılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaz günü evler bir revir halini alırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karnı küp gibi boynu armut sapına dönmüş insanlar ölümü beklerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıtma, satlıcan, ince hastalık denen veremden kurtuluş yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On bin nüfuslu şehir merkezinde günde bir kaç kişi taşlı köye misafir giderdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi ise 200 bine dayanmış merkez nüfusunda kalp ve kanserden bir kaç kişinin ölmesi gene de çok değil. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocukluğumda sıtma benim de yakama yapışmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anam rahmetli’nin deli zabite tükürtmesi, bileğime ip bağlatması, hocadan muska alması çaresizliktendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Komşularla beni de sıtma mücadelesine götüren anama mücadele doktoru Sabri Bey öyle bir kızmıştı ki; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Be kadın bunca zamandır niye getirmedin bu çocuğu diye azar lamıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktor, göğ kinin verdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Akşam sabah tok karnına yuttur dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bal, pekmez, tereyağı, yumurta yedir. Bol süt içir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">15 gün sonra gene getir dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Asıl kıyamet akşam vakti babam eve gelince kopmuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Benden izinsiz niye doktora gittin diye öyle bir sopa attı anama. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın hayatın tadına vardık zamanla.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vatanımızı ve aziz milletimizi Allah nazardan saklasın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:40:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/butun-umidim-gencliktedir-3087</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/butun-umidim-gencliktedir-3087</guid>
                <description><![CDATA[BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:47px"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#212529"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Selanik ve Pire’den hareket eden toplam 46 parçalık işgal donanmasında ABD, İngiliz, Fransız, İtalyan Donanmalarının en önemli savaş gemileri de yer almaktaydı. İşte bu Emperyalist Donanmanın desteklediği Yunan Orduları, </span>&nbsp;<span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">&nbsp;<strong><u>15 Mayıs 1919 sabahı,</u></strong> &nbsp;İzmir’e çıktı. Karşılayanlar arasındaki İzmir Rum Metropoliti Hrisistomos o meşhur vaazını verdi. <strong><em>‘’Evlatlarım!. Bugün İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar çok sevaba girmiş olacaksınız. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle, onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. ’’</em></strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#212529"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">O gün Yunan Ordusuna Hasan Tahsin Bey tarafından sıkılan ilk kurşunlar, sadece Yunan’a değil o donanmaya, yani temsil ettiği emperyalizm’e karşı sıkılmıştı.&nbsp; Hasan Tahsin şehit edildikten sonra vahşi bir katliam gerçekleşti. İlk anda&nbsp; Miralay Süleyman Fethi Bey, Kaymakam Doktor Şükrü Bey, Kolağası Hüseyin Necati Bey, Yüzbaşı Nazım Bey, Yüzbaşı Ahmet Bey, Doktor Fehmi Bey, Mümeyyiz Nadir Bey, Mümeyyiz Ahmet Hamdi Bey de süngülenerek şehit edildiler. İbreti alem için çoğunun cesedi denize atıldı. Uygar dünyanın gözü önünde işlenen bu cinayetler kuşkusuz Türk milletinin üzüntü ve nefretini bir kat daha arttırmıştı. İşgalin ilk gününde İzmir ve çevresinde yerli Rum çetelerinin de&nbsp; katkısı ile 4.000 civarında Türk şehit edildi.&nbsp;&nbsp;Olayları izleyen &nbsp;İngiliz donanma subayı o günü şöyle rapor eder; <strong><em>‘’Kontrolsüz ve gereksiz zalimlikten tiksindim.!’’</em></strong></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">&nbsp;İzmir'in işgal&nbsp;edilmesinden 4 saat sonra Müftü Ahmet Hulusi Efendi önderliğinde ayaklanan Denizlililer işgale karşı ilk&nbsp;mitingi başlatacaktı. </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#111111">Ahmet Hulusi Efendi, mitingde şu konuşmayı yapar:<strong><em>“Muhterem Denizlililer!.. Bugün sabah erken saatlerinde İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir. Vatana karşı işlenecek cürümlerin Allah ve tarih önünde affı, mümkünatı yok günahtır. Cihat, tam manasıyla teşekkül etmiş, dini fariza olarak karşımızdadır. Hemşehrilerim! Karşımıza çıkarılan dünkü tebaamız Yunan’dır. Onlar öteki düşmanlarımızın vasıtasıdır. Yunan’ın bir Türk beldesini eline geçirmesinin ne manaya geldiğini İzmir’de şu birkaç saat içinde işlenen cinayetler gösteriyor. Silahımız olmayabilir, topsuz-tüfeksiz, sapan taşları ile de düşman karşısına çıkacağız. İstiklal aşkı, vatan sevgisi, haysiyet şuurumuz ve kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu uğurda canını verenler şehit, kalanlar gazidir. Bu mutlak olarak cihad-ı mukaddestir. Sizlere vatanınızı düşmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler, düşman esareti altında olanlardır. Onlar irade ve kararlarına sahip değillerdir. Bu vaziyette olanların emri ve fetvası aklen ve şer’an caiz, makbul ve muteber değildir. Meşru olan, münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır. Korkmayınız, meyus olmayınız… Bu liva-yı hamdin altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız. Müftünüz olarak Cihad-ı Mukaddes Fetvası’nı ilan ve tebliğ ediyorum… Elinizde hiçbir silahınız olmasa dahi üçer taş alarak düşman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiili mukabelede bulununuz.&nbsp;</em></strong></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#212529"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Mustafa Kemal Paşa, 15 Mayıs akşamı annesini ziyaret etti. ‘’Yarın &nbsp;Anadolu’ya gidiyorum.’’ dedi. Kendisini bırakmak istemeyen annesine <strong>'Gitmem lazım&nbsp;</strong></span><a href="https://onedio.com/anne-haberleri" title="anne"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#212529">anne</span></span></strong></a><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">, çünkü buraların da Selanik&nbsp;</span></strong><a href="https://onedio.com/gibi-haberleri" title="Gibi"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#212529">gibi</span></span></strong></a><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">&nbsp;olma ihtimali var.' </span></strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">dedi. Vatan kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Zübeyde Hanım çaresiz göz yaşlarını silecekti. &nbsp;Paşa, altı ay evvelinden bu yana kafasında kurduğu planları bir bir tekrar düşündü.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">İtilaf Devletleri’nin Anadolu’da birçok noktayı işgal ettiği bir ortamda 9. Ordu müfettişi olarak Samsun’a olayları yerinde gözlemleyip önlem almak üzere gönderilecekti. Mustafa Kemal Paşa'nın İngiliz belgelerinde bulunan resmi görevi, Karadeniz'deki asayişi sağlamak ve bölgedeki milis güçlerin aralarındaki çatışmaları sonlandırmaktı. &nbsp;Ayrıca&nbsp; 3 ve 4. Kolordular ile; Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Ankara ve Kastamonu illerinin kolordu komutanlarına doğrudan emir verebilecek yetkideydi. &nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#212529"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">16 Mayıs 1919 Cuma günü Mustafa Kemal Paşa saat 16:00’da Bandırma Vapuruna bindi ve karargahında görevlendirilen kişiler ile İstanbul’dan ayrıldı. Bakanlık 25.000 Osmanlı lirası ödenek tahsis etmişti. Yolculukları esnasında bir İngiliz gemisi, Bandırma Vapuru'nu izlemeye başlamış ancak Karadeniz'e açıldıktan sonra fırtınalı havada izlerini kaybetmiştir. Mustafa Kemal, Gemi kaptanına karaya yakın bir rota izlemesini ve düşman saldırısı halinde gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretmiştir. Sert havada, dalgalı bir denizde yol alan gemi 17 Mayıs günü gece saat 23.00 civarında&nbsp;</span><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nebolu_Liman%C4%B1" title="İnebolu Limanı"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#212529">İnebolu Limanı</span></span></a><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">'na girmiş,&nbsp;18 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri 12.00'de de&nbsp;</span><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Sinop_Liman%C4%B1" title="Sinop Limanı"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#212529">Sinop Limanı</span></span></a><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">'na yanaşmıştır. Üsteğmen Hikmet Bey sandal ile kıyıya çıkmış ve yolda olduklarını Samsun Tümen Komutanlığına telgraf ile bildirmiştir. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Bağımsız ve ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulması gereğine inanan Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’yi örgütlemek için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, kendisinin ifadesiyle <strong>“Bir milletin uyanmasını”</strong> tetiklemiş oldu. </span></span>&nbsp;<a href="http://www.tarihiolaylar.com/biyografiler/mustafa-kemal-ataturk-140"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#212529">Mustafa Kemal Paşa</span></span></span></a><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">&nbsp;Samsun’a çıktıktan sonra çektiği telgraflarla İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini ordu ve milletçe kabul edilmeyeceğini bildirdi. Samsun’da sadece 6 gün kaldı. Şehir İngiliz kaynıyordu. Karargahı Havza’ya taşıma kararı aldı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">Ardından 21 Haziran’da Amasya Genelgesi’nin yayımlanması, İngiliz işgal yönetiminin baskısı altındaki İstanbul hükümeti ile ilişkilerin gerilmesi, ardından da Erzurum ve Sivas kongreleriyle birlikte işgalci güçlere karşı halkın desteğiyle başlayan Kurtuluş Savaşı. Mustafa Kemal Paşa ise 09 Temmuz 1919 itibariyle askerlik görevinden istifa edip bu mücadele sürecini sivil bir unvanla yürüttü. </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#1a1b1b">Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla milli bayram ilan edilen 19 Mayıs, Atatürk tarafından <strong>Türk gençliğine armağan edildi. Zira, Milli Mücadele günlerinde yaşanan zorluklar ve Türk milletinin kahraman mücadelesi nesillerden nesillere aktarılacaktı.</strong></span></span></span><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#424242"> 'Bütün ümidim gençliktedir!' </span></span></span></strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif"><span style="color:#424242">diyen Atatürk, Cumhuriyeti fikirleriyle, çalışmalarıyla geliştirecek ve ileriye taşıyacak, gerektiğinde de yılmadan koruyacak olanların gençler olacağını elbette bilmekteydi.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">19 Mayıs, Türk Milleti'nin bağımsızlık ve özgürlük umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı ve aydınlık bir geleceğe olan inancın kuvvetlendiği günün adıdır. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. EY TÜRK GENÇLİĞİ diye başlayan GENÇLİĞE HİTABEYİ de bir kez daha okumayı tavsiye dererken; vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla bir kez daha anıyoruz. &nbsp;</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:39:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bazen ders gerekli      </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bazen-ders-gerekli-3086</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bazen-ders-gerekli-3086</guid>
                <description><![CDATA[Bazen ders gerekli      ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugün daha önce geçirdiğimiz korana virüs yeniden mi geliyor korkusu sardı. Efendim falan gemi veya falan kişiyle karantinaya alındılar. Muhtemelen bizim bilmediğimiz tarihlerde korona virüs hastalığı Eylül-Ekim gibi bazı ülkelerde başlıyor ve tespit sonradan konuyor. Önce alaya alınan bu virüs bütün dünyayı tehdit ediyor ve gözle görünmeyen bu beladan herkes kaçacak yer arıyor öyle olmadı mı? Bizim öncelikle yapmamız gereken ise namazlarımızdan sonra bu virüsün bertaraf olması için dua etmek. Ardından da devletimizin yaptığı müspet ve şer olmayan işlerinde muvaffak olması için dua etmek. Aynı şekilde şer olan işlerinde de muvaffak olmaması için dua etmek kalıyor. Allah devletimizi şer olmayan güzel işlerinde muvaffak etsin tekrar yeni bir virüs bulaşmasın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ancak bakıyorum Hristiyan alemi geçmişte çareyi Allah’a dua etmekte bulmuşlardı. “Senden başka sığınacağımız kimse kalmadı bize yardım et Allah'ım” diye. Hristiyan hemşireler feryat ediyor. Turump’un bulunduğu mecliste eller havada dua ediliyor ve o muhterem de amin diyor bunları gördük.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alemi İslam’ı yok etmek için her yolu deneyen Yahudi lobileri ha bire silah üreterek Müslümanları yok etme çabasına girmişler ve hepimiz ise ne olacak bizim sonumuz diyecek duruma gelmiştik. Gördük ki, yüce Rabbim görülmeyen küçük bir virüsle herkesi dize getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hristiyan ve Yahudiler böyle bir düşmanlık sonunda çareyi İslam’da aramaya başladılar. Peki, biz Müslüman bir ülke ve Müslüman insanlardık bize bu virüs nasıl bela oldu da evlerimize sokulur olmadık mı camilerimiz ve mabedimize kadar kapanmadı mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Demek ki gerçek bir kul olamamışız, dualarımız ve ibadetlerimiz kabul olmamış olmalı ki, bir şekilde Allah bizi Kâbe’den ve camilerden kovdu. Ben Müslümanım, sen benim kalbime bak, namaz kılmakla Müslüman olunmaz, ben Müslümanım diyeceksin İslam’ın her emrine karşı çıktık, başörtüsünü dini emir değil simge gibi gördük, zinayı serbest bıraktık zina normal bir hayat haline getirdik, İslam’ı kurana göre değil yaşadığımız hayat şartlarına göre uyguladık, dinin men ettiği ve yasak kıldığı harama helal, helale haram der duruma geldik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ancak şu fuhuş ve aile düzenlerinin bozulması zaten başlı başına bir virüs. Kadınları uygunsuz vaziyette sokağa saldık ve beşerin ahlakını, aile yuvalarını bozduk. Sonrada bu beraberlikleri hoş görerek metres hayatı olarak görmeye başladık. Kadının olmadığı, sanki bir Pazar malzemesi gibi her yere uygunsuz resimlerin asıldığı bir dünya haline geldik. Büyüklenmek, ne oldum delisi olmak gibi zenginin garibanı hor görüp ezdiği bir dünyada yaşar olduk. Saygı ve sevgi diye bir şeyin kalmadığı bir ülke haline geldik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Benim âcizane tavsiyem gerçek kimliğimize dönmek, bol dua etmek. Bu virüs biter yarın başka başka bir virüs çıkar. Dünya görüşümüz ne olursa olsun, kenetlenerek yüce Rab’ıma sığınma zamanıdır. Görülüyor ki, beşeri tedbirlerle bu işlerin üstesinden gelinmiyor. Öyleyse artık manevi inancımız olan İslam’a hızla dönmeliyiz. Zaten Müslümanız lafını bırakarak inanç ve itikadımızı düzeltmeliyiz. Görünen o ki, artık dünyanın değişimi söz konusu olacak ve zafer İslam’ın olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Başımıza gelen bu belanın bir ilahi ikaz olduğunu hepimiz artık bilmeliyiz. Ey haramzadeler bak sürekli yediğiniz haramları yiyemiyorsunuz. Kadın tüccarları ve çapkınlar bakın yaptığınız pislikleri yapamadınız. Ey zenginler arabanız var binemediniz, yazlığınız var gidemediniz, paranız var harcayamadınız, torunlarınızı sevemediniz, Öyleyse hepimiz sözde değil özde İslam’a koşup yönelmeliyiz. Haram yaşamdan mutlaka uzak durup İslam ahlakı ile yaşamalıyız.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:39:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALAF YAĞIYOR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/alaf-yagiyor-3085</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/alaf-yagiyor-3085</guid>
                <description><![CDATA[ALAF YAĞIYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuraklık canımıza tak etti,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlimizde dün gölgede 32, güneşte 41 dereceyi gösteriyordu termometre.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnsanlar, hayvanlar, kuşlar bir dal altı arar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktorlar; tansiyon, kalp ve akciğer hastaları sakın ola ki sokağa çıkmasın diye uyarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarım asır evvel dam evleri saklayan kavak ormanlığı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi yerini beton yığınlarına bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu yüzden eskinin yağışları gelin oldu gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şu Uluırmak gürül gürül akardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pırıl pırıl ırmak suyu içinde serinlerdik çocukken.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Barajda su yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Irmak yatağı da kupkuru.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele bakın şu suuu diye çırpınan ağaçlara.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuruyor yeşiller.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bahçeciler dersen aç kaldık diye bükük boyunlarla düşünceli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sebzeler susuzluktan hastaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalite düştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hal ve ahval böyle iken:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kısmet noksanlığı deyip teselli buluyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üretici perişan,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çiftçi yaslı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mahsul de para etmiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bahçeciler yakınıyor...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bırakın emeğimizi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Masrafı bile kurtaramıyoruz diye yakınıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuraklık bir yandan,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üretilen mahsul para etmiyor, diğer yandan,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah dağına göre kar verir deyip geçiyoruz!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:22:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HER DERDE DEVA BAL</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/her-derde-deva-bal-3084</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/her-derde-deva-bal-3084</guid>
                <description><![CDATA[HER DERDE DEVA BAL]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çoğu kişi iş yok kahvede pinekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş var da, kendinde iş yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İyi tanırım...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tarım Müdürlüğü’nden emekli iki kardeş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de doğulu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her birinin 30-40 arısı var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dağda bayırda yayıyor arıyı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve şimdi harman tozunda her bir kovandan 30 kilo bal sağıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kilosu 25-30 milyondan hilesiz hakiki bal kapış kapış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hesap edin bakalım bir kovan ne kazanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">30x25=750 milyon.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaba hesap sen de 25 milyar.Evet 25 milyar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İyi para değil mi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş var da.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">At binenin kılıç kuşananın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Apsarılı arıcı Hacı Mustafa Berk var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaz geldi mi, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Laleli mahallesinde evin bahçesindeki 60 arıyı Hasandağı yöresine taşır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mahruti çadırı kurar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karı koca yayladalar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">60 arıyı sağmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki ton bal almış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne eder? </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tamı tamına 50 milyar lira. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kış boyu çıtır çıtır yer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette güven vermeli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hilesiz hurdasız bal üret de bak sen o zaman müşteri ayağına gelir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bir kaç misal verdim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylerimizde&nbsp; arıcılık yapan pek çok kardeşimiz var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hiç kimseye muhtaç olmadan gidiyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de paşalar gibi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın İl’imizde arıcılık kooperatifi var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arısı olanlar kooperatife üye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilgi ve gereksinim ne ise kooperatif canla başla ilgileni yor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İl Tarım müdürlüğünde arıcılık şubesi vatandaşa hep yardımcı oluyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gönül ister ki üretilen kaliteli bal ihraç edilsin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arıcılığın getirisi daha da tatlı olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanla bu da olacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:17:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu Düzeni Kim Sağlayacak: Hastane mi, Trafik mi?</title>
                <category>İSHAK PEKGÖZ</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bu-duzeni-kim-saglayacak-hastane-mi-trafik-mi-3083</link>
                <author>ishak@yeniaksaray.com.tr (İSHAK PEKGÖZ)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bu-duzeni-kim-saglayacak-hastane-mi-trafik-mi-3083</guid>
                <description><![CDATA[Bu Düzeni Kim Sağlayacak: Hastane mi, Trafik mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Değerli okurlarım,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu konuyla ilgili daha önce de yazılar kaleme almıştım. Ancak görünen o ki şehir yaşamının içinde tekrar eden bazı sorunlar üzerinde yeniden durmayı gerekli kılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Modern şehir anlayışının görünen yüzünü yollar, binalar ve altyapı yatırımları oluşturur. Ancak en az bunlar kadar önemli olan unsur, kamusal alanların erişilebilir, düzenli ve toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde yönetilmesidir. Çünkü çağdaş şehircilik yalnızca fiziksel gelişmişliği değil, bireylerin kamusal yaşamdan eşit ve bağımsız şekilde faydalanabildiği sosyal düzeni de esas alır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu çerçevede engelli bireyler için ayrılan otopark alanları bir ayrıcalık değil, sosyal yaşamın doğal ve gerekli bir parçasıdır. Ancak zaman zaman bu alanların amacı dışında kullanıldığı yönündeki gözlemler ve vatandaş geri bildirimleri, toplumsal farkındalık konusunun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle şehir merkezinde ve Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde yaşandığı ifade edilen park düzeni sorunları, yalnızca trafik meselesi değil; kent kültürü, kamusal düzen ve erişilebilir yaşam hakkı açısından değerlendirilmesi gereken bir konudur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yoğun insan hareketliliğinin bulunduğu bu alanlarda yönlendirme sistemlerinin güçlendirilmesi, engelli otoparklarının daha görünür hâle getirilmesi ve denetim süreçlerinin ilgili kurumlar arasında koordineli şekilde yürütülmesi önem taşımaktadır. Erişilebilirlik yalnızca fiziksel düzenleme değil, sürdürülebilir kamu hizmeti anlayışının da bir parçasıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu noktada gündeme gelen temel tartışma, park düzeni ve denetimin hangi kurum tarafından yürütüleceğidir. Hastane yönetimi, yerel idareler ve trafik denetiminden sorumlu emniyet birimleri arasındaki görev paylaşımının daha net ve koordineli yürütülmesi, uygulamadaki aksaklıkların azalmasına katkı sağlayacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplumsal duyarlılığın artırılması kadar farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması da önemlidir. Engelli bireylerin yaşadığı günlük zorlukların azaltılması adına kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kamuoyunda, özellikle engelli hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının daha görünür ve çözüm odaklı çalışmalar yürütmesine yönelik beklentiler de dile getirilmektedir. Bu yapıların sorumluluğu yalnızca belirli gün ve programlarda görünür olmak değil, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlara kalıcı çözümler üretilmesine katkı sunmaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Unutulmamalıdır ki kamusal alanlar hepimizin ortak kullanım alanıdır. Bu alanların hakkaniyetli kullanımı yalnızca kurallarla değil; empati, bilinç ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla mümkündür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şehirleri gerçekten yaşanabilir kılan şey beton yapılar değil, insanı merkeze alan medeniyet anlayışıdır. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran her adım, toplumun ortak vicdanını güçlendiren önemli bir adımdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şehir, kurallarıyla değil; vicdanıyla yaşanabilir olur.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:17:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2026/05/ishak-pekgoz-1778413307.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her şeyi görmeyeceksin     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/her-seyi-gormeyeceksin-3082</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/her-seyi-gormeyeceksin-3082</guid>
                <description><![CDATA[Her şeyi görmeyeceksin     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Devamlı söylediğimiz konuşma, kaytarma ve karışma, bu söz genelde askerlikte söylenen bir sözdür. Ben buna birde görmeyeceksin ve bilmeyeceksini ekleyeyim. Bunu yapabilen herkes hayatında belli kesim tarafından sevilen insandır. Tabi bunu yapabilmek içinde aklen özürlü olman lazım ya da çok enayi olman lazım. Hele birde bizim gibi köşe yazarı gazeteci isen bunları nasıl yapacaksın? Bizim için her ikisi de tenkit konusu. Görmezsen senden gazeteci olmaz, görürsen sende her şeyi yazıyorsun diye düşman olunur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben konuyu seferberlik de yaşanan bir gerçek kıssa ile konuya açmak istiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Seferberlikte kıtlık dönemi, bir köyde sabahları köylüler bir yerde toplanır sohbet ederken konu yoksulluk ve açlık konusu imiş. Köylünün birisi demiş ki,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “bizim eve kıtlık gelmez, evde on çömlek peynir var, beş çömlekte yağ var” demiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Orada bu sohbeti dinleyen bir gariban kalbini bozar, bu gece bu adamın evine hırsızlığa gitmem lazım diye düşünür. Tabi garibanın da evinde üç beş çocuğu var açlık sıkıntısı çekiyor ve baba da bundan rahatsız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gece bol çömlekli adamın evine girer. Baksa ki, evde üç çömlek peynir, iki çömlekte yağ var. Adam kanaatkâr olduğu için birer çömlek alıp evden çıkar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ertesi gün yine köyün bir meydanında toplanan köylüler sohbet ederken, evinde bol çömlek olan adam meydana gelir. Hışımla kızgın bir şekilde anlatır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “ ulan bu nasıl hırsız, evde bir şey koymadan adam çalmış gitmiş” diye ver yansın ederek söyleniyormuş. Evden çömlek çalan adamda orada imiş, elinde bir çöp çubukla yeri kazıyormuş, adamın hakaretlerine dayanamayarak, mırıldanarak,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “ denmiyor ki, diyesin” diyerek söylenerek yeri kazındırıyormuş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam işin aslını eve girince görmüş, adam yalan söyleyip palavra atıyormuş, ama adam söyleyemediği için mırıldanıyormuş. Bu kıssadaki gibi biz her ne kadar konuşsak da bazen bildiğimiz öyle konular var ki, bunların bir kısmını az da olsa yazıyoruz ama yazamadıklarımız da çok fazla. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben şahsen Aksaray gündemini ve siyasi konjonktürü yakından takip edip bilenlerden birisiyim. Bizler gazeteci olarak konu mankeni değiliz. Son günlerde siyaset yazmaktan uzak durmaya çalışıyorum. Yazmaya devam etsem bazıları çok üzülecek. Ya da bizden başkası yok mu diye düşünüyorum. Onun için de bir kenarda siyaset dışı duruyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Siyaset arenasını babasının çiftiliği gibi görenler vardır. Hâlbuki siyaset bir hizmet aracıdır, hizmeti kamuoyuna değilde kendimize kullanırsak bunun adı siyaset olmaz. Ben bundan dolayı Erdoğan yalnız diye zaman zaman boşa yazıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısı ile artık siyasetten soğumaya başladığımı söyleyebilirim. Taraftarlığım da artık zayıflamaya başladığını söyleyebilirim. Hele son seçimlerde yaşananlar ise beni bazı konularda üzmüştür. Konuşmalar ile icraatlar bir birinden farklı olduğunu son günlerde görme imkânı bulmuşumdur. Siyasette siyaseti kirletenler var bunlara mutlaka bir temizlik gereklidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısı ile yazsan küsüyor tavır alıyorlar, yazmasan neden yazmadın sözünü işitiyorsunuz. Ne diyelim artık gördüklerimizi yazma yerine seyir mi etsek. Göreceğiz de duyacağız da bunlar kamuoyunu ilgilendiriyorsa yazacağız. Ama kimsenin özel hayatını asla görmeyeceğiz bu kişinin kendisini bağlar. Özel hayat bizi ilgilendirmez diyeceğiz. Siyaset konusunda da şimdilik türübünden izlemeye çalışacağız. Yazılması gereken bazı şeyleri de buzdolabına koyacağız ve bekleyeceğiz.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:16:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE GİBİSİ VAR MI?</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/turkiye-gibisi-var-mi-3081</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/turkiye-gibisi-var-mi-3081</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE GİBİSİ VAR MI?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gurbetçi kardeşlerimiz böyle söylüyor...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye gibisi var mı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ekmeği suyu bol ve ucuz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sebze meyve dersen ucuz ve zibil.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hayvansal ürünleri doğal</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Havası, denizi, kaplıcaları...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaşanılacak memleket Türkiye.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’ya demir atmış Alman vatandaşı olmuş gurbetçi misafirlerimiz böyle söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve arkasından ilave ediyorlar...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’da çalışmayana ekmek yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de ne çalışma</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye’de çalışmayanlar çok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nasıl geçiniyorlar hayret!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evet sevgili okurlarım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’da nerede pis iş var, gurbetçi vatandaşların sırtında.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Teknoloji Avrupalı’nın işi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tuvalet bakması vesaire de Türk işçilerinin görevi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öz vatanında tenezzül edip yapmadığı eziyetli işleri Avrupa’da yapıyor bizim çocuklar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Burada ar&nbsp; ediyor,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Orada seve seve yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gurbetçi kardeşler:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye’de silahların bile uzayı yırttığı böylesi düğün dernek mümkün mü Avrupu’da</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gürültü, patırtı, çevre kirliliğine sebep olur. Cezası ağır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yolda meyveyi yiyeceksin, kabuğunu da yola atacaksın öyle mi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cezası 100 Euro.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek oluyor ki başkalarını rahatsız ederek hal ve ahvale katiyyen müsamaha yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa Birliği bize uzak olmaya uzak da,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hasbel kader girersek eski alışkanlıkları nasıl bırakacağız, zor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlle de kültür,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:41:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TEMİZ  SOLUYALIM</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/temiz-soluyalim-3080</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/temiz-soluyalim-3080</guid>
                <description><![CDATA[TEMİZ  SOLUYALIM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her yenilikte ileri geri konuşanlar olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doğalgaz geldi gelecek derken, dedikodusu da hoş seda değil elbette. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarım asır evvel bu şehir halkı odun ve tezekle ısınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yemeğini ocakta yanan tezek ateşinde pişirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir ara kok kömür getirildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Soba derdi bir yana.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dumanından adam zehirlenir dendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kimse itibar etmedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye önünde bir yığın kok kömür aylarca bekledi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Linyit kömüre hiç kimse dönüp bakmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir ara öğretmen rahmetli Ali Belpınar Koçhisar linyiti yakmaya başladı. Zehir gibi dumanı var diye getiren olmadı.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köy ve kasabalarda samanın irisi olan saçma ve tezek yakılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanla linyit kömür her evde yakılır oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Apartmanlar devri başladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalorifer rahatlığı geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu defa hava kirliliği çekilmez oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilhassa kalp, damar, Akciğer ve astımı olanlar evde kapalı kaldı. Sokağa çıkamaz oldular. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Görgü, bilgi, teknoloji durmak bilmiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte bunun ürünü doğalgaz kapıda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu kış yakmasak bile seneye tamam. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehirlerde doğalgaz hava kirliliğine dur dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray insanı da bu medeniyetten nasiplenecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette bu rahatlığın bir diyeti olacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sirkeyi sarmısağı hesap eden paçayı yiyemez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doğalgaz projesini Aksaray’a kazandıran ve yapımını gerçekleştiren iktidarlara teşekkür ediyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray modern şehir olma yolunda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu şehrin müdarimleri her yeniliğe alkış tutmalı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 16:38:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞUYU BİLİRİM</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/doguyu-bilirim-3079</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/doguyu-bilirim-3079</guid>
                <description><![CDATA[DOĞUYU BİLİRİM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">55 Yıl evvel, askerlik öncesi ve sonrasında Siirt İl’inde çalıştım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Batman İl’inin çekirdeği 300 nüfuslu İLOH nahiyesi idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Raman Petrolleri sayesinde koskoca Batman Vilayeti doğdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1948 yılında ilk yerli ürün petrolu gaz lambasında ben yaktım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanın Başbakanı Hasan Saka geldiğinde mühendislere; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocuklar ümidimiz&nbsp; sizde. Bir an evvel petrolu işleyin. Türkiye’yi kurtarın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye adeta yalvarmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Asker dönüşü gene Siirt emrine verildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kozluk ilçesi Maarif memurluğu ile görevlendirildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kiralık iki odalı bir ev okuldu. Memur çocuklarından başka öğrenci bulamadım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nüfus kayıtlarında öğrenci yaşında olan çocukları tesbit ettim. Çoğu çocuklar da ketimdi. Nüfusa yazılmamıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1500 Nüfuslu Kozluk ilçesinde 50-60 öğrenciyi toparlayabildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tek başıma 5 sınıflı ilk okulda hem çocuk okuttum, hem de Melefan, Müşritan, Şelmo köy ve nakliyelerinde imece usulü ile okul yapılmasına nezaret ettim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O köyün imkanları olan taş, kum, kireç, işçilik ve ustalık köylüye aitti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devletin verdiği kapı pencere kiremidi de katır sırtında 8 saat de Garzan tren istasyonundan bedava taşırdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dört minare boyu sarp kayalık dağların tabanındaki vadide. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Patika yoldan ancak katır gidebilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doğunun çoğu yerleşim bölgeleri coğrafyası hep böyleydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nerede bir avuç toprak var darı ekerler ve darı ekmeği ile beslenen köyler çoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Düz olan araziye buğday ekilirdi. Katır ve eşek sırtında harman yerine çektikleri sapı 5-10 öküz ve ineğe tepeletirlerdi. Düven daha girmemişti doğuya. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kozluk’da hep söylerlerdi...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hükümet konağı önünde asırlık bir dut ağacının altına yığılmış insan kelleleri yığınına çıkıp dut yediklerini.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1936 Sason isyanında, çok Mehmetçik telef olmuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok partili rejimle iş başına gelen Demokrat parti af çıkardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sürgün edilenler köylerine döndü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve gerisin geriye batıya göç ettiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek oluyor ki Muğla, Manisa, Denizli, İzmir’i görüp yaşayınca batıya ısınıvermişler ve yasak bölge diye kuş uçurulmayan kendi köylerini beğenmemişlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demokrat parti iktidarında Başbakan rahmetli Adnan Menderes:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gidemediğim köy benim değildir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyerek yol açma seferberliğini ilan etmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve o gündür bu gün, ulaşamadığımız köy kalmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de asfalt yol. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben görev yaptığım doğu da katiyen rahatsız edilmedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Halkı uysal dinine, devletine saygılıydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O fakirlik ve imkansızlık da bile. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi doğu iç anadoludan farksız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ah şu PKK törörü bir bitse doğu mutlu yaşantılarla dolum dolum dolu olacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çünkü doğu halkı, korku belası PKK lı gibi görünüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaldı ki doğulu kardeşlerimiz terörün geri kalmışlığı getirdiğini çok iyi bilirler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haçlının dolar karşılığı örgütlediği ve kökü dışarıda olan PKK terörü elbette bitecektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele şu 3 Ekim gelsin de ak koyun kara koyun geçitte belli olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göreceğiz o zaman .</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkün gücünü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:43:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray Üniversitesi: Bilimle İrfanı Buluşturan Üniversite</title>
                <category>İSHAK PEKGÖZ</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-universitesi-bilimle-irfani-bulusturan-universite-3078</link>
                <author>ishak@yeniaksaray.com.tr (İSHAK PEKGÖZ)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-universitesi-bilimle-irfani-bulusturan-universite-3078</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray Üniversitesi: Bilimle İrfanı Buluşturan Üniversite]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Değerli okurlarım,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2006 yılında kurulan Aksaray Üniversitesi, kısa sürede yalnızca akademik anlamda değil; bilimsel, sosyal ve kültürel alanlarda da önemli gelişmeler göstererek şehrin en etkili kurumlarından biri hâline gelmiştir. Bugün üniversite, sadece diploma veren bir eğitim kurumu olmanın ötesinde; Aksaray’ın kültürel hafızasını koruyan, manevi değerlerini yaşatan ve şehirle bütünleşen bir bilim ve medeniyet merkezi olma yolunda dikkat çekici çalışmalar yürütmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kuruluş yıllarında sınırlı sayıda akademik birimle eğitim hayatına başlayan üniversite, zaman içerisinde fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu ve araştırma merkezleriyle önemli bir gelişim göstermiştir. Yaklaşık yirmiye yakın uygulama ve araştırma merkezinin kurulması, üniversitenin bilgi üreten ve topluma yön veren bir kurum kimliği kazanmasına katkı sağlamıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray Üniversitesi’ni farklı kılan en önemli yönlerden biri ise şehrin tarihî ve manevi değerlerine gösterdiği hassasiyettir. Anadolu irfanının önemli isimlerinden Somuncu Baba ile Türk düşünce ve gönül dünyasının büyük şahsiyeti Yunus Emre adına kurulan araştırma merkezleri, bu anlayışın en anlamlı örnekleri arasında yer almaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üniversite bünyesinde düzenlenen kongreler, sempozyumlar, konferanslar, çalıştaylar ve kültürel etkinlikler sayesinde öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil; yaşadıkları şehrin tarihi, kültürü ve manevi değerleriyle de buluşmaktadır. Bu faaliyetler, gençlerin araştıran, sorgulayan ve kültürel mirasına sahip çıkan bireyler olarak yetişmelerine önemli katkılar sunmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray Kültür Sanat Derneği Başkanı olarak, üniversitenin şehrimizin tarihî ve kültürel değerlerine sahip çıkan bu yaklaşımını son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim. Çünkü kültürüne sahip çıkan üniversiteler, yalnızca akademik başarı üreten değil; aynı zamanda şehirlerin ruhunu geleceğe taşıyan kurumlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün Aksaray Üniversitesi, bilimsel üretimi destekleyen, kültürel mirası yaşatan ve öğrencilerini çok yönlü bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen anlayışıyla yalnızca Aksaray’ın değil, Anadolu’nun yükselen eğitim kurumlarından biri olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve unutulmamalıdır ki; bir şehrin gerçek kalkınması yalnızca betonla değil, kültürle, ilimle ve yetişmiş insanla mümkündür.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:43:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2026/05/ishak-pekgoz-1778413307.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞEHİTLER  TEPESİ -2-</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehitler-tepesi-2-3077</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehitler-tepesi-2-3077</guid>
                <description><![CDATA[ŞEHİTLER  TEPESİ -2-]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ondokuzuncu Fırka Kumandanlığına,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Efendim! Emr-i âliniz mucibince düşmanın siperlerine taarruz ettik. Askerimin yansı siperlerin üstüne, bir kısmı da bendenizle siperlerin arkasını çevirdik. Bombaları attık. Düşman siperlerden denize doğru kaçmaya başladı. On kişi şehidimiz, altı kişi yaralımız var idi. Fakat bendeniz sol omzumdan vuruldum. Kurşun arkamdan çıktı. Askerim siperlerin önünde içeriye girmek üzere idi. Beni geriye sargı mahalline getirdiler. Gelirken ihtiyatlara, diğer fedai zabitana malumat verdim. Asker bozulmadı. Hücuma devamla ilerdekileri takviye ediniz, diye söyledim. İngilizler kaçıyorlardı. Aman efendim! İleri harekâta devam etsinler. Siperin içinde ölmediğime teessüf ediyorum. Aldığım yara ikinci kurşun yarasıdır. Vaktim yok, ellerinizden öperim sevgili cesur kumandanım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alay 125 Bölük 10 Kumandanı Mülazım-ı Evvel&nbsp; Saffet. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mustafa Kemal, "Pek cesur ve namuslu" olarak tanımladığı Saffet Efendi'nin bu raporuna dayanarak, fedai müfrezesinin takviye almadığı sonucuna varır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müfreze mevcudu 60–70 kişiye indi. Hala ileriye atılmak isteyenler vardı. Fakat olmayacak mucize beklenemezdi. Hareketler durduruldu ve düşman siperlerine kenetlenen avcılar yattıkları yerde kaldılar. Geriden yetiştirilen bölük ile hücumun yenilenmesine çalışıldı ise de, bu da bir sonuç vermedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ertesi gün Mustafa Kemal, fedai müfrezesinden hayatta kalanları bağlı bulundukları birliklere göndermeden önce Kemalyeri'ne getirtir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yara Saffet Bey'in pek çok cephede aldığı yaradan bir tanesidir. Saffet bey, Balkan Savaşı başladığında Edirne Harbiyesi'nin son sınıfındadır. Okulu bitirmeden bu savaşa katılır. Çanakkale'de yaralandıktan sonra Kasımpaşa Deniz Hastanesi'nde tedavi edilir. Sonra Irak cephesinde savaşa devam eder. Süngüyle kafasından yaralanır, esir düşer. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birinci Dünya Savaşı bitip yurda dönünce İstiklal Savaşı'na katılır. Pozantı'nın kurtarılması için verilen mücadele sırasında yine yaralanır. Oğlu Suphi Pozantı, babası ile ilgili şu hikâyeyi anlatır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adana hastanesine kaldırılan babamın, o günkü koşullarda hastaların çokluğu ve imkânların yetersizliği dolayısıyla ameliyat yapılamadan kolunun kesilmesi söz konusu olur. Babam, derhal Mustafa Kemal Paşa'ya telgraf çeker ve şöyle yazar: </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Çanakkale'de 16. Fırka'nın kahraman subayı ilan ettiğiniz Yüzbaşı Saffet Efendi'yim, kolumu kesecekler, alakanızı bekliyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mustafa Kemal'in derhal yıldırım telgrafı gelir, telgrafta şöyle denmektedir: </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Saffet Efendi'nin koluna sanki benim koluma bakar gibi bakıp, gerekeni yapın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunun üzerine babamın kolu kesilmekten kurtulur, 45 derece açıyla kaynatılır ve o şekilde kalır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstiklal Savaşı'nı İstiklal Madalyası alarak bitiren Saffet Bey ordudaki görevini sürdürür. 1942'de tümgeneral olan Saffet Pozantı, 1947’de bu rütbeden emekliye ayrılır. Girdiği her savaştan aldığı mermi veya süngü yaralarıyla Osmanlı'nın son on yılındaki savaşların izlerini bedeninde taşıyan Saffet Pozantı 1957 yılının bir sonbahar günü hayatını kaybetmiştir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ruhu şad mekanı cennet olsun.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:42:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aksaray benim oldu ne olacak şimdi?     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-benim-oldu-ne-olacak-simdi-3076</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-benim-oldu-ne-olacak-simdi-3076</guid>
                <description><![CDATA[Aksaray benim oldu ne olacak şimdi?     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Şu dünya hırsı var ya hadi Aksaray benim oldu ne olacak şimdi? İnsanlar dünya hırsı için şunu da alayım bunda alayım ve şu benim olsun bu benim olsun hırsı ile iki metrelik mezarı unutur her şeyi dört günlük dünya ya veririz. Hâlbuki zenginin fakirin dünya kendisinin zan edenlerin aynı mesafede iki metre mezara gireceklerini unuturlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Efendim ismi mevzu bahis değil bir misal olsun diye anlatmak istiyorum, yakın tanıdığım ve birkaç sene önce işyerinin önünden geçerken beni görüp çağırdı. Bana direkT dedi ki; “gardaş şu Aksaray’da nerede ise her yer benim” bunu ne amaçlı söyledi anlayamadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dedim ki bırak Aksaray’ı dünya senin olsa ne işe yarar ikimizde aynı iki metre toprağın altına girmeyecek miyiz dedim. Geçenlerde kısa bir süre ziyaretine gittim hanımı yerde emekliyor, kendisine bakıcı bakıyor geleni yok gideni yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beni görünce ağladı ve dedi ki, “ gardaş sen çok haklıymışsın 4 çocuğum var görmüyorum, o kadar evim işyerim var ama bana parayla başkası bakıyor ahirete hazırlanmak lazım” dedi. Bunun gibi binlerce insan mevcut birçoğu gitti giderken ne götürdüler?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yazları köye gitme alışkanlığı oldu, köyde babamın yaptırdığı odada oturuyorum her yerde hatırası var ama nereden haberi var yarın bizde aynı olmayacak mıyız, dün onlar vardı şimdi bizler varız, yarın bilmem kimler olacak?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Beyler dünya hırsı ve malı için bu kadar hırslanmaya gerek var mı? Başkasına muhtaç olmadan kendi aşımı kazanıp geçinebiliyor muyuz o bize yetmez mi? Efendi topluma ve çevremize faydası olan sebeplenilen bir iş kuruyorsak kurulmalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ama şu kadar daire alayım bu kadar işyeri alayım kime ne faydası var? Oturacağımız bir daire değil mi? Yiyeceğimiz günlük bir buçuk kilo yiyecek değil mi ha sen bir kilo etle süt içersin bende pilavla su içerim oda seni besliyor aynı yere gideceğiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısı ile dünya hırsı bize hiçbir şey kazandırmaz aksine giderken sırtımızda bir yük olarak gider. Oturup aldığını sattığını etrafına öğünerek anlatmak inanın bir şey kazandırmaz. Kazandığını sananların mirasçıları tarumar etmişlerdir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çobanda kazanıp geçimini sağlıyor zenginde belki de çobanı emrinde çalıştırıyor. Çoban üç çocuğunu okutup devletin bir kurumuna girip hizmet etmesini sağlamış, sen ise iki çocuğunu okutup terbiye edememişin, belki mezarını ziyaret etmeyecekler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısı ile dünya kadar birazda öbür dünyamızı düşünelim. Dünyayı bu kadar düşünmek bize bir şey kazandırmaz, malda mülkte yalan biraz dolanır gideriz. Şöyle etrafımıza bakarsak bir ders alırız ders almaya ne dersiniz?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:42:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KILIK KIYAFET</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kilik-kiyafet-3075</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kilik-kiyafet-3075</guid>
                <description><![CDATA[KILIK KIYAFET]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cumhuriyet kurulunca,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kılık kıyafet ve şapka devrimi geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siyah çarşaf gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbise giyer oldu kadınlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başı sarıklı yada fes giymiş erkekler şapka giyer oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kızıl minare mahallesinden Topal Şükrü,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sofular’danZülfigar Hoca şapka gavur icadı diye fesi başından çıkarmadı!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Böyleleri inat edip ömür boyu sokağa çıkmadılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Halbuki fes Yunanistan’da üretilir, İslam ülkelerinde satılırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çarşaf da öyle.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben daha 15 yaşımda iken akşam vakti eve giderken cami önünden geçerken hoca efendi ;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">- Vah... Vah... Mehmet sağ olsaydı da şu halini görseydi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dedi ve ben de;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">- Ne var halimde hoca emmi ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Deyince...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">- Niye şapka giymiyorsun başın açık geziyorsun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye bir&nbsp; bağırmasın mı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Büyüğe saygı vardı. Bir şey diyemedim. Başımı eğdim geçtim, gittim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir bir ailenin genç ve güzel kızı düğüne gideceğim diye ondeleci Aysel’de saçını yaptırmış. Yolda görenler:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oturduğu ahır sekisi, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çağırdığı İstanbul türküsü</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye kınamışlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi bu Aksaray’da adım başı kuaför var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yanında birkaç yakini de beraber saç yapılmadan gelin alınmaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gün mü var,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saç yapılacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Misafirliğe mi gidilecek,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saç yapılacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bayramda seyranda,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saç yapılacak</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sayısız güzellik salonları da caba.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçmişin o Aksaray’ı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi bu Aksaray</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskinin,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İstanbul Beyefendisine,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İstanbul Hanımefendisine, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kim imrenmez ki.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O da gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi çaliston geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna da razıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha beterin de beteri var</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:15:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞEHİTLER  TEPESİ -1-</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehitler-tepesi-1-3074</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehitler-tepesi-1-3074</guid>
                <description><![CDATA[ŞEHİTLER  TEPESİ -1-]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">08 Mayıs 1915 gecesi Arıburnu Cephesinde Korku Deresi mevkisini ele geçirmek için 16. Tümen 125. Alay 3. Tabur 10. Bölük Komutanı Üsteğmen Saffet&nbsp; komutasında 140 kişilik fedai müfrezesi Şehitler Tepesi'ne gece baskını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1915 Mayıs ayının başından itibaren hem İtilaf kuvvetleri hem de Türk askeri, mevzilerini güçlendirmek çabası içine girerler. Bu takviye çalışmalarının gerektirdiği muharebeler de eksik olmamaktadır. Şehitler Tepesini ele geçirmek için yapılan muharebelerde bu muharebelerin ilkidir. Şehitler Tepesinin karşısına düşen Kanlısırt mevzii İtilaf kuvvetlerinin emniyetli bir hat oluşturmasını engellerken, Şehitler Tepesi'nden gelecek bir saldırının da Türk kuvvetlerini Karayürek Deresi'nin aşağılarına sürmesi tehlikesi vardır. Bu durumda Şehitler Tepesi'nin zaptı, bir yandan Türk mevziini güvenli bir hale getirirken, diğer yandan da karşı taraftaki hatları daraltıp savunma düzenini zayıflatacağı için büyük önem taşımaktadır. Tepede mevzilenmiş İtilaf kuvvetlerinin askerleri açısından da Kanlısırt'ı ele geçirmek son derece mühim bir hal almıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">19. Tümen Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal, bu durumu derhal fark eder ve Şehitler Tepesi'ni bir baskınla almak düşüncesiyle bir fedai müfrezesi oluşturulmasına karar verir. 125. Alay'ın 3. Taburu'ndan gönüllü olarak talip olan cesur ve fedakâr Mülazım-ı evvel (Üsteğmen) Saffet kumandasında 140 kişilik bir müfreze teşkil edilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">7 Mayıs sabahı Mustafa Kemal, fedai müfrezesini Kemalyeri'ne, yanına çağırtarak teftiş eder. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İzlenimlerini şöyle anlatır: </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu erler, manevi gücün anıtlaşmış simgesi olabilecek ölçüde övgüye değer yiğit askerlerdendi. Her birisi yüreğinde bir güven duygusu beslediği ve verilen görevi yapmaya çalışacaklarını sözleriyle ve davranışlarıyla bildiriyorlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mustafa Kemal, Saffet Bey'e vazifesini arazi üzerinde anlatır, işgal edilecek yerleri ve bu baskında nasıl hareket etmesi gerektiğini izah eder ve emrindekilerle beraber sol cenah kumandanı Şefik Bey'in yanına gönderir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Baskın şeklinde planlanan saldırının gece saat 22.00'de yapılmasına karar verilmiştir. Karşı tarafın dikkatini başka yöne çekmek için saat 21.00' da 57. Alay'ın 2. ve 3. Taburları, 72. Alay'ın 3. Taburu'yla beraber karşılarındaki düşman hatlarına önce bomba, arkasından süngü hücumuyla saldırırlar. Düşman ön siperleri işgal edilir, tüfek ve kazma kürek gibi aletler ele geçirilir. Siperler, birbirine nispeten güvenli geçişlerle bağlı paralel hendekler şeklindedir. Saldırının arka siperlere doğru devam ettirilmesi düşünülür, fakat onlar oldukça kuvvetli tahkim edildiği için vazgeçilir. Düşman siperlerinin küçük bir kısmı hariç boşaltılarak askerlerimiz geri çekilir. Bir şaşırtma saldırısı için, elde edilen başarı hiç de azımsanacak gibi değildir... </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Saffet Efendi'nin müfrezesi, kararlaştırıldığı gibi, saat 22.00'de düşman siperlerine doğru sürünerek yaklaşmaya başlar. Siperlere on metre kadar bir mesafe kaldığında düşmanın uyumadığı anlaşılır. Daha sonra ele geçen esirler de düşmanın o gece uyumayıp tetikte beklediğini doğrulamışlardır. İlk önce tek tük duyulan tüfek seslerinin ardından yaralanan birkaç askerin inlemesi üzerine müfrezenin yeri belli olur ve karşı mevziden açılan yaylım ateş ve atılan bombalar artık baskın şansının kalmadığını gösterir. Buna rağmen fedai müfrezesi geri dönmek istemez. Bir kısmı siperlere ilerlerken, bir kısmı da siperlerin arkasından dolanıp düşmanı kuşatmaya çalışmaktadır. Bu sırada Saffet Bey yaralanarak çarpışmayı bırakmak zorunda kalır. Yine de Mustafa Kemal'e, büyük bir ihtimalle yarası henüz sarılmadan şu raporu yazmayı ihmal etmez:</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:14:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TRAFİK  DERT OLDU</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/trafik-dert-oldu-3073</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/trafik-dert-oldu-3073</guid>
                <description><![CDATA[TRAFİK  DERT OLDU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evvelce araba lüks idi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi ihtiyaç.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maşallah her kapıda bir araba.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Niye olmasın,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Olsun varsın,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok sıkıntılar çekmiş olan bu asil milletin,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Torunları bari rahat etsinler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İyi hoş da,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kıymetini bilelim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başkalarına sıkıntı veren mutluluk neye yarar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakıyorum da çarşı içi araba mezbeleliği.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bırakın araba ile yol bulmayı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yayaların bile gelip geçmesi için cambazlık lazım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adam dükkanımın önüne arabanı koyma dedi diye bir araba sopa yer memlekette.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir kilo limon almak için yolu tıkayanlara adım başı rastlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnsana ve İslama eziyet eden insan olur mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oluyor işte. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Altında bir araba...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağzında sigara, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir elinde telefon,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fiyakasından geçilmiyor, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Peki de, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu memleketin kadısı kaymakamı yok mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kanunu, zaptiyesi ne güne duruyor demezler mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyorlar...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tekdir ile uslanmayanlara kötek atacak derman yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve acırım halimize. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın kaç yerde yer altı oto park var, bomboş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Otoparka giden yollar araba işgalinde. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okullar tatil. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okul bahçeleri otopark olarak kullanmaya açıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Giren yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okula yardım diye alınan iki kuruşu çok görüyor adam. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daralttığı yoldaki arabasına biri gelip bir sürtse, kıyametler kopuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kültürsüz bir toplum ne yaptığını, nereye gittiğini bilmiyor da ona yanarım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:05:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Size yapılmasını istemediğinizi sizde başkasına yapmayın          </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/size-yapilmasini-istemediginizi-sizde-baskasina-yapmayin-3072</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/size-yapilmasini-istemediginizi-sizde-baskasina-yapmayin-3072</guid>
                <description><![CDATA[Size yapılmasını istemediğinizi sizde başkasına yapmayın          ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cenabı Hak insanları farklı yapı ve istidatlarda yaratmıştır. Huylar ve insan karakterleri farklı farklıdır. Sizin çok hoşlandığınız bazı yaşam ve günlük olayları bir başka kişi sevmeyebilir. Sizin için çok hoş görünen bir davranış bir başkası için hiç hoş olmayabilir. Bundan dolayı kendiniz için istemediğiniz bir şeyi başkası için istemeyeniz. Kendinize yapılan bir hoş davranışı sizde başkası için yapmayın, bir başkası için hoş olmayabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadın la kocası arasında bile birbirlerine ters olan hoşlanmadıkları davranışlar vardır. İki kardeş arasında dahi birbirine zıt davranışları vardır. Bundan dolayı insanlar birbirlerine karşı davranış ve hareketlerinde dikkatli olmalıdırlar. Ne varmış sanki bana göre yaptığım bu davranış hiçte olumsuz değildir diye düşünülmemelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bunlar birer ahlaki ve insanı davranış ölçüleridir. Yani bize hoş olan bir şey bir başkasana hoş olmayabilir, ne var sanki bunda demeyelim. Birbirimize karşı davranışlarımız bir ahlaki sorumluluktur. Ahlaki davranışların bir özelliğidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır: “Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.” Bu buyruğun doğru olduğunu içinize sindiriniz, siz de düşünerek, daha iyisi düşünmeksizin ona uyuyor musunuz, artık korkmayın, ahlaklı bir insansınız. Kimsenin size ahlaksız demeye hakkı yoktur. Adam öldürmezsiniz, kimseyi rahatsız etmezsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma. Kolay gibi gözükür, ama kolay değildir bu. Birçok kimsenin “ahlak. ahlak…” diye yasalar, kurallar uydurmaya çalışmaları da zaten bu işin kolay olmaması yüzündendir. Yani kendinizi onun yerine koyacaksınız, bencilliğinizden silkineceksiniz, sizin bir etiniz, kemiğiniz olduğu gibi onun da bir eti, kemiği olduğunu, onun da acılar duyabileceğini düşüneceksiniz. O kadar da değil: Size yapılmasını istemediğiniz bir takım şeyler var, siz de onları kimseye yapmıyorsunuz yetmez ki bu. Belki o adam kendisine başka şeylerin de yapılmasını istemiyor, sizin aldırmayacağınız bazı şeylerden de sinirleniyor, kendinizi onun yerine koyacaksınız, o sinirlenmeyi anlayacaksınız, acısını hayal edeceksiniz, artık o adama o işleri yapmayacaksınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Siz yapmayacaksınız, ama sizin yapmamanız da yetmez. O adama başkalarının eziyet etmesine katlanıyorsanız, “Bana dokunmuyorlar ya, bana ne?” derseniz, kendinizi gerçekten onun yerine koymuyorsunuz demektir. Çünkü siz bir haksızlığa uğrarsanız, başınıza bir sıkıntı, bir felâket gelirse, size istemediğiniz bir şey yapılmasına çevrenizdekilerin aldırmaması gücünüze gider, toplum içinde, bütün dünyada yalnız kalmış olursunuz. Öyle ise size yapılmasını istemediğinizi siz başkasına yapmamakla yetinmeyeceksiniz, başkasının uğradığı, çektiği sıkıntıyı sizin yüzünüzden olmasa dahi, gidermeye, hafifletmeye çalışacaksınız, hiç olmazsa onun acılarını siz de duyup ona yapayalnız olmadığını bildireceksiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ahlak, sadece kötülük etmekten çekinmek değildir; iyilik etmeyi, başkalarının edecekleri kötülükleri önlemeye çalışmayı da buyurur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar vardır, dünyanın neresinde, her kimin başına gelmiş olursa olsun, her kötülüğe, kendilerine edilmiş gibi üzülürler. Yalnız kötülüğe uğrayana mı acırlar? Hayır. Kötülüğü edene de acırlar. Size yapılmasını, istemediğinizi siz de başkasına yapmayın. Siz kötü olmak ister misiniz? Öyle ise başkasının kötü olmasına katlanamazsınız, onun ettiği kötülüğü siz etmişsiniz gibi, sizin yüzünüzden edilmiş gibi içinize yediremezsiniz.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:04:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNTİHAR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/intihar-3071</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/intihar-3071</guid>
                <description><![CDATA[İNTİHAR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gene böyle sigara ve içkiye okkalı bir zam yapılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanın Cumhurbaşkanı rahmetli İsmet İnönü; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İçenin parasından, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İçmeyenin de sağlığından, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İstifade edeceğiz deyince </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamdan hoşnut olmayanların sesini kesmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve epey insanımız sigara ve içkiyi bırakmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakıyorum da ayağı pabuçlu hanımlar çarşı pazarda elinde sigara poz veriyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">12 yaşındaki çocuklar heves ettikleri sigarayı birbiri bir diğeri ortaklaşa fosurdatıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle ya büyüğünden ne gördüyse hemen teyp gibi kapıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Beyaz zehire bile varır iş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kurtar bakalım nasıl kurtaracaksan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden gazino ve kahvehanelere.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sigara ve içki öldürür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kumar ocak söndürür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yazılı, perişan adam resimli afişler asılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatta çocuklar mısır ponçağını kağıda sarar sigara içer gibi heveslenirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdilerde para bol. Mısır ponçağına bakan yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kız erkek her gencin cebinde sigara. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Genç kuşaklar intihara gidiyor haberleri yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sağlıksız bir toplum ne çalışabilir ve ne de Allah göstermesin bir savaşta cepheye koşabilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hastanelerin dolup taşması bundan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O zaman gavur elini kolunu sallaya sallaya gelir evimize oturur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geliniz, fırsat bu fırsat deyip ve bir inatla sigarayı bırakalım</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:35:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’YA ERMENİLER TARAFINDAN DÜZENLENEN  SUİKAST GİRİŞİMİ</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gazi-mustafa-kemal-pasaya-ermeniler-tarafindan-duzenlenen-suikast-girisimi-3070</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gazi-mustafa-kemal-pasaya-ermeniler-tarafindan-duzenlenen-suikast-girisimi-3070</guid>
                <description><![CDATA[GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA’YA ERMENİLER TARAFINDAN DÜZENLENEN  SUİKAST GİRİŞİMİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">06 MAYIS 1925 -Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e suikast girişimi gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılan Manok Manukyan idam edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı çeşitli tarihlerde suikastlar düzenlenmiştir. Bu girişimleri yapanlar arasında, Türklerin yanı sıra Ermeniler de vardır. Ermeniler “Büyük Ermenistan” hayallerinin</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">gerçekleşmesinin önünde engel gördükleri Türk devlet adamlarına karşı saldırılar gerçekleştirmişlerdir. Talat Paşa, Cemal Paşa ve diğer yöneticilere karşı yaptıkları girişimlerin birçoğunda başarılı olmuşlar ve bazı devlet adamlarını şehit etmişlerdir. Ermeni komitelerinin 1924 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı hazırladıkları suikast girişimi başarılı olamamıştır. Suikastçılardan bir kısmı tutuklanmış (Ekim 1924) ve bunlardan Manok Manukyan, idama mahkum edilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Büyük Ermenistan ideallerinin ebediyen gerçekleşmesine engel olan Milli Mücadele önderleri de Ermenilerin düşmanlığının hedefi haline gelmişti. Hatta Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa’ya yönelik bir suikast girişimi yapılacağına dair haberler Türk kamuoyunda yankı bulmuştu. Yine bu sebeple 1924 yılında başta Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal olmak üzere önde gelen Türk yöneticilere karşı suikastlar planlandığı haber alınmıştı. Türkiye’den kaçan Ermeniler, Yunanlıların da desteği ile burada teşkilatlanma yoluna gitmişler ve hatta İstanbul’daki bazı Ermenilerin de bu çabalara destek verdiklerine dair haberler basında yer almıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yunanistan’da bulunan Ermeni komitaları; bu amaçla üç kişilik bir suikast timi hazırlayarak, birini Trakya üzerinden İstanbul’a, diğer ikisini de Suriye’den Adana’ya göndermeyi ve Türkiye’ye girdikten sonra buluşarak haince eylemi gerçekleştirmeyi kararlaştırmıştı. Suikastçılardan biri trenle</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Selanik üzerinden İstanbul’a gelmiş, fakat Ankara’ya ulaşamadan yakalanmıştır. Suikastla ilgili ilk haber, 22 Ekim 1924 tarihli Son Telgraf Gazetesi’nde; İstanbul’a gelen beş kişinin gözaltına alındığı ve birinin de aranmakta olduğu şeklinde yayınlanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haberin duyulması üzerine Dahiliye Vekili Recep Bey, 22 Ekim’de soruşturma tamamlanıncaya kadar basına bilgi verilmemesi yönünde bir tamim yayınlamıştır. Buna rağmen, Son Telgraf, “Haberler de hürriyet gibidir, verilmez alınır” diyerek suikastla ilgili haberlerine devam etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aynı dönemde İstanbul’da Arşak ve Manol isimli Ermeniler de gözaltına alınmışsa da, bunların başka sebeplerden dolayı gözaltına alındıkları anlaşılmıştır. Ancak haberin duyulmasından sonra bütün ülke</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">kamuoyu gibi, İstanbul basınının da ilgisi bu olay üzerine yoğunlaşmıştır. Vali Vekili ve Polis Müdürü Hüsnü Bey’in haberleri yalanlaması bile, bu ilgiyi önleyememiş; olayın 15-20 gün önce yapılan bir ihbar üzerine ortaya çıkarıldığı, 5 kişinin yakalandığı ve olayı takip için Galata Merkez Memurlarından Mustafa Bey’in bir ekiple Ankara’ya gittiği duyurulmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fakat Cumhuriyet, kısa süre sonra; suikastla ilgili haberlerin olayın aydınlatılması ve diğer komitacının yakalanmasına engel olduğu gibi, bu tür haberlerin yayınlanmasının halk üzerinde olumsuz etki yapacağına dair bir yazı yayınlamıştır. Son Telgraf ise 24 Ekim’de soruşturma bitinceye kadar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">konu ile ilgili yazılar yayınlanmaması için kendilerine yapılan tebligat uyarınca, ilgili yazıları yayınlamayı ertelediklerini açıklamasına rağmen suikasta dair haberleri yayınlamaya devam etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eskişehir’de yakalanıp İstanbul’a getirilen ve buradaki sorgusu tamamlanan Manok Manukyan, İstanbul Polis Müdüriyeti Cinayet Kısım Komiseri Cavid Bey’in gözetiminde Ankara’ya gönderilmiştir(25 Ekim 1924). Manukyan’ın verdiği ifadeler doğrultusunda Mığırdıç adındaki bir</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ermeni de gözaltına alınmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Basında Ermeni suikastlarına tepki giderek artmış ve Süleyman Nazif, “Mustafa Kemal Paşa’nın bir damla kanında bilumum Ermenilerin boğulacağına o şaşkın kavim emin olsun” şeklinde başladığı yazısında; Fransız ve İngilizlerin sömürgelerde yaptıkları gibi, Ermeniler tarafından şehit edilmiş olan Cemal, Talat, Said Halim Paşa ve diğerlerinin mahkemelerce belirlenecek diyetlerinin Türkiye’deki Ermeniler tarafından maktullerin ailelerine ödenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">karar alınmasını önermiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gazi Mustafa Kemal ve diğer Türk yöneticilere yönelik bu suikastla ilgili soruşturma sürerken oldukça ketum davranan yetkililer, olayın netleşmesi ve tedbirlerin yeterli bulunmasından sonra ilk resmi açıklamayı 27 Ekim’de yapmışlardır. Dahiliye Vekili Recep Bey açıklamasında; “ Türk Polisi bu mesele üzerinde bütün kabiliyeti ile çalışmaktadır…..” demiştir. Ancak, ne o gün ve ne de sonra, soruşturma tam olarak sonuçlanmadığı için daha fazla ayrıntılı bilgi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">vermemiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Manok Manukyan’ın Ankara’da sürdürülen soruşturmalarda verdiği ifadeler doğrultusunda, polis ekibi Eskişehir’de dört kişiyi daha tutuklayarak Ankara’ya getirmiştir.Yine suikast girişiminde gözlemcilik ve keşif faaliyetlerini yürüttüğünü itiraf eden Manok’un ifadelerine göre; Edirne’de bir kişi tutuklanırken, Adana’da da araştırmalara başlanmıştır. Bu arada komitenin üyelerinden beşi kaçmışlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’ndeki soruşturması tamamlanan Manok Manukyan, Şeyh Sait İsyanı sonrasında TBMM’nin 4 Mart 1925 tarihli toplantısında kurulan Ankara İstiklâl Mahkemesi’ne sevk edildi.Yapılan yargılama sonucunda Ankara İstiklâl Mahkemesi, 5 Mayıs 1925 tarihindeki ikinci duruşmada Manok Manukyan’ı idam cezasına çarptırdı. Yargılama sürecinin de bir özetinin yapıldığı kararda; Manukyan’ın Pire’deki Ermeni Komitecilerle yaptığı görüşmelerden sonra arkadaşları ile</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">birlikte Anadolu’ya geçerek, başta Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Milli Mücadele önderlerine suikast yapmayı, başarılı olamazlarsa intihar etmeyi kararlaştırdıkları, İstanbul’a gelirken</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">davranışlarından şüphelenen Musa isimli vatandaşımızın polise ihbar etmesi üzerine Manukyan’ın izlendiği, Eskişehir’e kadar trenin altında gizlenerek geldiği anlatıldıktan sonra, Ankara’da Adana yoluyla gelecek arkadaşlarıyla birlikte suikastları gerçekleştirmek istedikleri anlaşıldığından Hıyanet-i</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vataniye Kanunu’nun birinci maddesine göre asılarak idamına hükmedildiği belirtilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mahkemenin kararı, Ankara’da Karaoğlan Çarşısı’nda Merkez Kıraathanesi önünde kurulan idam sehpasında, İstiklâl Mahkemesi üyelerinden Kılıç Ali, Ankara Polis Müdürü Dilaver Bey ve diğer yetkililerle halkın huzurunda idam hükmünün okunmasından sonra, Manok Manukyan’ın asılması ile yerine getirilmiştir (6 Mayıs 1925). </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KAYNAK : Şaban ORTAK Yard. Doç. Dr., Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi,</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:35:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HIDRELLEZ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hidrellez-3069</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hidrellez-3069</guid>
                <description><![CDATA[HIDRELLEZ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskinin bahar bayramı ayrı bir tat verirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kanlı pelit, Millet bahçesi, Çipkilik, Pamucak allı güllü davetsiz misafirlerle dolar taşardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İp sekmeler, salıngaçta uçmalar genç kızlara keyif verirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evlenecek gençler de hıdrellezi fırsat bilip,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Söz horata etmeden edeplice kız beğenmek için köşe bucak uzaktan gözetlerdi şenliği.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarım asır evvelinin hıdrellez çerezleri şimdikinden farklı idi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hepsi de ev yapması idi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üzeri bol cevizli hedik baş köşeye otururdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O mis gibi tereyağından kurabiye, aside helvası, su böreği, kaygana, yaprak sarması, dibek kahvesi sofraları süslerdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oğlan anaları da boş durmazdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evladına uygun müstakbel gelin için, orada burada dolaşır dururdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuytu yerlerde, kafa dengi erkeklerin kafa çekmesi de ara sıra görülürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Velhasılı, akşam karanlığına dek eğlenilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve sonra evlerin yolu tutulurdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bugün 6 Mayıs Hıdrellez bayramı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yağmur çamur olmazsa, kırlara kendiliğinden doluşur insanlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hıdrellez şenliğinde genellikle kız ve kadınlar ve de çocuklar cıvıldaşırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hıdrellez bir bakıma tanış olmak için bir fırsattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şu yada bu mahallenin insanları karışır kaynaşır tanış olurlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve şimdi de böyle olsa da,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Az nüfuslu bir beldede tanış olma arzusu daha da bir başkaydı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hıdrellez, doğada barış içinde, sevgi ve saygı bağlarını daha da kuvvetlendirir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Toplumun bir ve beraber olması hıdrellezle anlamını bulurdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haydiyin hıdrellez şenliğine.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:38:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HIDRELLEZ</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hidrellez-3068</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hidrellez-3068</guid>
                <description><![CDATA[HIDRELLEZ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hıdrellez, halk arasında ölümsüzlük sırrına erdiklerine ve biri karada, diğeri denizde darda kalanlara yardım ettiklerine inanılan </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hızır ve İlyâs"ın </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">yılda bir defa bir araya geldikleri gün olarak kabul edilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türk kültürü için önemli bir gündür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Baharın başlangıç döneminde, neredeyse tüm insanlara neşe ve huzur veren, evleri bereketlendiren bir gündür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hıdırellez; tabiatın uyandığı ve canlandığı bir günü simgeler. O gün, tüm evlere bereket gelir ve her şey yenilenir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsanlık tarihinde epey önemli bir yer arz eder. Öyle ki UNESCO tarafından </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;içeriğinde Hıdırellez Bayramı’nı görebilirsiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsan ve doğa arasındaki uyumun, minnetin ve teşekkürün bir yansıması olarak hayatta kendini gösterir. Her yıl heyecan ile beklenen, geldiğinde ise coşku ile kutlanan bu bayram insanların birbirine olan hoşgörü ve yardımlaşma duygularını da pekiştirmektedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Hıdrellez günü, ibadetlerden, temizliğe, yardımlaşmalardan diğer hazırlıklara, adeta bir bayrama hazırlanır gibi hazırlanılan bir gündür.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her yıl 5 Mayıs akşamı başlayıp 6 Mayıs ikindi vaktine kadar devam eder. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜBAREK OLSUN.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:37:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>   Çevremizi mutlaka korumalıyız     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/cevremizi-mutlaka-korumaliyiz-3067</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/cevremizi-mutlaka-korumaliyiz-3067</guid>
                <description><![CDATA[   Çevremizi mutlaka korumalıyız     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaz geldi sayılır havalar artık güzelleşiyor, çevreye dikkat etmemiz gerekir. Ben toplu yaşam merkezlerine şöyle baktım, buraları bile temiz tutmuyoruz. Kuru yemişler yine yenip bu bölgelerde çimlerin üzerine atılıyor. Artık kontrolsüz yerleri ve çarşı merkezini siz düşünün. Çevreye bakış açımız bu olmamalı. Nerede yaşarsak yaşayalım bulunduğumuz yerleri temiz tutmamız lazım. Nasıl olsa temizliyorlar bakışından kurtulalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bedenin ve ruhun maddî manevî pisliklerden uzak tutulması. İslâm Müslümanları bazı görevleri yerine getirmekle mükellef tutmuştur. Bu görevlerden bir kısmı Müslümanın ruhi yönünü bir kısmı da maddî yönünü ilgilendirir. Dinin kesinlikle yerine getirilmesini istediği bedenî görevlerin aksatılması vücudun çeşitli rahatsızlıklara yakalanması ve dinî-ahlaki görevlerin yapılabilme güçlüğünü ortaya çıkarır. Bunun için bedenî görevleri titizlikle yerine getirmek, sağlıklı ve her an her türlü görevleri eksiksiz yapabilecek bir beden yapısına sahip olmak, ahlaki bir yükümlülüktür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bedenî görevlerin başında temizlik gelir. Nitekim bir ayet-i kerimede Allah Teâla şöyle buyurmaktadır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Orada (Mescid-i Kuba'da) günahlardan ve pisliklerden temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da böyle çok temizlenenleri sever" (Tevbe, 9/108).</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayetten de anlaşılacağı gibi, sadece gözle görülen maddî kirler değil günah ve kötülükler gibi manevî kötülükler de pis sayılmış ve Müslümanların bunlardan arınmaları istenmiştir. Peygamber (s.a.s)'in "Temizlik imanın yarısıdır" (Müslim, Tahare, 1) buyurması da temizliğin önemini gösterir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Temizliği; beden temizliği, yiyecek-giyecek temizliği ve çevre temizliği olarak ele almak gerekir. Kur'ân-ı Kerîm'de de bu üç çeşit temizliğe işaret eden ayetler vardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Temiz Çevre İnsanların Hayvanların ve Bitkilerin Yani Tüm Canlıların Yaşaması İçin Uygun Ortama Sahip Temiz Doğal Kaynakları Korunmuş ve Gerekli Şartlara Sahip Çevredir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yani kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz için çok önemli katkılarda bulunur. Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her şeyi Belediyeden beklemek yanlış bir düşüncedir. Bizde vatandaş olarak çevreyi kirletmeme sorumluluğumuz vardır. Kabuklu yiyecekleri çim içine atmak yerine bir kase içine koymak çok mu zor? Neden vatandaşlık görevimizi hep başkalarından bekliyoruz? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaşam ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli yaşam çerçevesidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çöpleri, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağladıktan sonra çöp kutusuna atmalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yere tükürmemeliyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ağaçlara zarar vermemeliyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çimlerin üzerinde ateş yakmamalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hayvanlara zarar vermekten kaçınmalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evcil hayvanlarımızın atıklarını temizleyerek başkalarına zarar vermemeliyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çevremizi sahiplenmeli, değerini ve önemini çocuklarımıza öğretmeli, büyüklerimize de anlatmalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pis suları sokağa dökmemeliyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tuvaletimizi(büyük-küçük)dışarıya yapmamalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Piknikten sonra ateşimizi söndürmeliyiz ve asla yerde çöp bırakmamalıyız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kağıt, teneke, cam, pil gibi geri dönüşümü olan maddeleri geri dönüşüm kutularına atmalıyız. Bunları yapmıyorsak çevreye bakış açımız doğru değil yanlıştır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:35:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ARAP HALİL VARDI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/arap-halil-vardi-3066</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/arap-halil-vardi-3066</guid>
                <description><![CDATA[ARAP HALİL VARDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">60-70 yıl evvel başta sokak çeşmelerinin sorumlusu rahmetl Arap Halil vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eğri minarenin ötesinde bir evde&nbsp; otururdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Testi toprağından yapılmış künklerle gelen ekecik kaynak suyu sokak çeşmelerinden akardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bozulan muslukları tamir eder, çatlayan patlayan su borularını onarırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evlerde içme suyu yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu sebepten ne su tesisatçısı ve ne de çalınan muslukları alan da olmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her mahalleden su arkı geçerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Irmak suyuna çöp bile atılmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pırıl pırıl akardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İçme su şebekesinde arıza olunca sokak çeşmelerinden bir kaç gün su akmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sabahın köründe ırmak suyu testilere doldurulur, tülbentten süzülmüş şekilde. O su kullanılır ve de içilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden, günah diye bir şey vardı.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne su kirletilirdi. Ne de ayak altında bir ekmek kırıntısı olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Görüldüğü zaman da kıtlık gelir korkusu ile ya damlara atılır ya da akan suya bırakılırdı. Kurtlar kuşlar yesin diye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte, çeşmelerin sorumlusu Arap Halil başı boş köpeklere küçüle denen ekmek arası zehir atar öldürürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arap Halil’den sonra zabıta av tüfeği ile köpek vururdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mesela; Tapucu rahmetli Azmi’nin ilkokul da öğrenci olan oğlu kuduz olup kapalı bir odaya hapsedilmesi ve orada bağıra bağıra ölmesi korkutmuştu halkı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu sebepten başıboş itler yok edilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arap Halil’in üçüncü görevi de; Ramazan bayramın da iftar topu atmasıydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ulucami önünde harptan kalma kocaman bir havan topu yaz kış dururdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İftar vakti geldi mi, köstekli cep saatine ikide bir bakan Arap Halil, kuru sıkı doldurduğu topu uzunca bir sırığın ucunda yanan ateşi değdirdi mi, top güm eder, sağlık köyünde bile duyulurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oruç top atışı ile bozulurdu, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte böyle sevgili okurlarım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden memur ve hizmetlinin mesai saati belli olmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gece de çalışılırdı, gündüz de şimdiki gibi salla başı al maaşı zihniyeti yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hizmet vardı. Beş kişinin yapacağı hizmeti bir kişi yapardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saygı vardı. Sevgi vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dileğimiz hoşgörülü sıcacık bir toplum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:29:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALTIN SÖZLER</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/altin-sozler-3065</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/altin-sozler-3065</guid>
                <description><![CDATA[ALTIN SÖZLER]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güvenme sevgilim güzelliğine, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Senin de saçların tarumar olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aldanma talihin pembe rengine</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir gün gelir o nazik beden toprak olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kadife gibi yumuşakcık nasihatlar bunlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyen diller goduşlanmanın topluma ne büyük sancılar çektirdiğini anlatmak istiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Söz gümüşse sükut altındır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nasihatı da, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nazik ve kibarca konuşun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öylesi sokakta, şurada burada havanda su döver gibi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Davulun kasnağına vurarak konuşmayın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gerçekci olun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilmeden konuşmaktansa.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hiç konuşma daha iyidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilmişlik taslamak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hiç bir şey bilmediğinin işaretidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maalesef bizim toplum bilgisiz ve belgesiz konuşmaya pek meraklıdır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ata sözü;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gerçekçi olmayı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doğru ve dürüst konuşmayı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güvensizlik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vatandaşın birbirine kuşku ile baktığı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir toplum oluverdik gitti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışmadan kazanma fırsatı kollayan bir asrın insanları oluverdik gitti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Milli ve manevi değerleri unutup. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Rant peşinde koşmaktayız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Helalı, haramı düşünmeden. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalnız ve yalnız tek kazanayım düşüncesi beyinlere hükmediyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">At ölür meydan kalır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yiğit ölür şan kalır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyen, hayatını biçimleyen</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaç kişi var bilemem. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türk çalış, övün güven. Ata’nın öğüdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Duydum ki okullarda, müfredat proğramları yeniden hazırlanıyor denmekte. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakacağız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Milli ve manevi değerlerimizi ayağa kaldıracak müfredat proğramlarımı mı yoksa, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa Birliği hatırına eskisini aratacak müfredat proğramlarıyla, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Genç kuşakların daha da azmanlaşmasına kapı açacak proğramlar mı yaşama konulacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Endişaleyim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:00:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Omuz omuza verebiliyor muyuz?        </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/omuz-omuza-verebiliyor-muyuz-3064</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/omuz-omuza-verebiliyor-muyuz-3064</guid>
                <description><![CDATA[Omuz omuza verebiliyor muyuz?        ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; Şöyle 30 yıl öncesi ile bu günü kıyaslıyorum, hiç bir şekilde yaşantımız birbirine uymadığı gibi tamamen iki zıt kutup. Dün ile bugünün saygı ve sevgisini kıyaslıyorum, bu sevgi 30 yıl öncesi vardı, insanlar etrafındaki eşini, dostunu garibanını düşünürdü. Şimdi bırakın düşünmeyi adam elinde bir şey varsa onu senden almaya çalışıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eskiden saygı ve sevgi vardı, büyük küçük mesafesi vardı. Allah aşkına bu gün bunun hangisi var? Bu gün kim kimin halını hatırını soruyor? Dostlukta, çevrede artık menfaat beklentisi olmuş. Çıkarı olmayan insanlar artık birbiri ile dost olmuyor. Ya insanları hiç değilse Allah rızası için birbirimizi sevelim, dört günlük dünya da değil miyiz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam senden ne kadar faydalanıyorsa o kadar dostsun. Tabi istisnalar kaideyi bozmaz. Çok sevimsiz bir toplum olma yolundayız, ilişkiler hep menfaat üzerine kurulmaya başlanmış. Dünyaya gelişimizin asıl sebebi bu değil sevgidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugün hep birlikte yan yanayız ama birlikte değiliz, Yan yanayız ama birbirimize dokunmuyoruz, yan yanayız ama karşı karşıyayız, yan yanayız ama bir o kadar da uzağız, yan yanayız ama ayrı kulvarlardayız, sokakta, otobüste, markette yan yanayız ama birlikte değiliz, karşılaştığımızda birbirimizi selamlamıyoruz, hatta görmezlikten geliyoruz, birbirimize bakışlarımız engelli, öfkeli hatta birinin çocukları ağladığında, kızıyor karşıdaki, sanki onların ki hiç ağlamazmış gibi, gençlerin gülüşmeleri fazla geliyor diğer tarafın yaşlılarına, değişik bakıyoruz, onlar o yaşta doğdular ya. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Aynı şehirde yaşıyoruz ama birlikte asla değiliz, düşman gibiyiz birbirimize neredeyse, otobüste bile yan yana düştüğümüzde yüzümüz asılıyor, yol bile soramıyoruz birbirimize, biri sorsa, öteki diğer yana çeviriyor başını. Aynı sokakta, aynı apartmanda yaşıyoruz, yan yanayız ama asla birlikte değiliz, komşuluk etmiyoruz birbirimizle, bir tutam tuz isteyemiyor biri diğerinden, komşu komşunun külüne muhtaç değil bu memlekette, birbirimizin evlerini bilmiyoruz, o ne yer, ne içer merak bile etmiyor ötekisini.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yan yana yaşıyoruz apartmanlarda ama tanımıyoruz birbirimizi hiç, neye sevinir, neyle üzülür öteki, bilmiyor kimse, hatta varlığından haberi yok ötekinin, birbirimize ötekiyiz sadece, öteki; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yan yanayız ama öyle ayrı düşmüşüz ki birbirimizden, hiç bir zaman beraber olamayacağız bu kafayla, hep yan yana kalacağız sonsuza kadar, kelimelerimiz farklı, düşüncelerimiz farklı, algılamalarımız farklı, esprilerimiz farklı, türkülerimiz farklı, tatlarımız farklı, kokularımız farklı, sevdalarımız farklı, yüreklerimiz farklı, inançlarımız farklı, sevinçlerimiz farklı, acılarımız farklı, gülüşlerimiz farklı, heyecanlarımız farklı. Bu kadar farklılık varken beraber olmak mümkün mü? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evet, mümkün dostlar. Sadece insan olursak, farklılıklarımızın zenginlik olduğunu idrak edersek, kendi değerlerimizi baz almadan karşımızdakini olduğu gibi, onun değerleriyle birlikte kabul edersek, onu kendimize dönüştürme çabalarından vazgeçersek, birbirimize saygı duyarsak pekala mümkün. Birlikte olmak şart değil belki de, yan yana olalım ama huzurlu... Birbirimizi kırmadan, incitmeden, aşağılamadan, yan yana insanca yaşayalım bu ülkede, bu bile yeter. Başka yaşayacağımız ülke de yok. Birbirimize sevgi, saygı ve tebessümü eksik etmeyelim. Yunusun dediği gibi " sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:00:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GIDA SANAYİİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gida-sanayii-3063</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gida-sanayii-3063</guid>
                <description><![CDATA[GIDA SANAYİİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">60-70 Yıl evvel, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaz geldi mi, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kış hazırlıklarına başlanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni mahsul makarnalık şahman buğdaydan pilavlık bulgur kaynatılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pamuk kilimler üzerinde, güneşte kurutulur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taştan oyulmuş soku denilen havuzda dövülür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tekrar kurutulur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Rüzgarda savrularak buğday kabuktan arındırılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taştan el değirmeninde buğday taneleri 3-5 parçaya bölünür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalbur ve elekte incesi kalını ayrılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pilavlık bulgur bir ayrı küpe, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Düğürcük denilen incesi bir ayrı küpe doldurulur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İndir bulgur pilavı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaldır bulgur pilavı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pirinç lüks yiyeceklerdendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tuz gölünün iri tuzu da böylesi bir operasyonla inceltilir, küplere doldurulurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evde ve elde kesilmiş erişte kuskus, çorbalık tarhana.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeşil fasulye, biber, Patlıcan, kabak kabuğu, domates yaz güneşinde kurutulur, kaput bezinden torbalarla sıra sıra kilere asılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatta, keçi boynuzu gibi uzunca kızarmış o meşhur biber doğranır güneşte kurutulur el değirmeninde çekilir, elendikten sonra küplere konurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Salca dersen ev kadınının marifetli elleri ile yapılır, Senesine kadar küplerde saklanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördünüz ya yaz boyu ev kadınının çektiği zahmeti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güz geldi mi, bağlar bozulur pekmezler yapılır, gecenin soğuğunda kalmış tas tas sıralar içilir benzimize kan gelirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cevizli sucuk, pestil hep sermayesiz ve evde yapılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ahırı ve sağmal sığırı olmayan ev hemen hemen yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evin kadını sabah akşam eli ile süt sağar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Testi toprağından yapılmış kocaman duğranda salla babam salla...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sütün yağı alınır, tezek ateşinde kocaman bir tencerede çökelek çökertilir, kaput torbalarda süzülmesi beklenirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hanımlar...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördünüz ya eskinin hanımları ne çok zahmetlere katlanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anam rahmetli; Avratlık kolaylaştı ve lakin biz geçtik derdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdinin hanımları şanslı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hazır lop ağzıma düş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah nazardan saklasın.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:23:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNGİLİZ TEZGAHI</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ingiliz-tezgahi-3062</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ingiliz-tezgahi-3062</guid>
                <description><![CDATA[İNGİLİZ TEZGAHI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İngiliz Casusu Mustafa Sagir'in Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmasına 01 Mayıs 1921'de başlandı. Sagir, halkın da izlediği açık duruşmadaki sorgusunda, görevini İngiliz Dışişleri Bakanı'ndan aldığını, İstanbul'da temasta bulunduğu Nelson'un, Anadolu hareketini boğmak için Padişahla, Hürriyet ve İtiläf Partisiyle fikir birliği içinde olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İngiliz casusu olarak Atatürk'e suikast girişiminde bulunurken yakalanan Hint kökenli Mustafa Sagir, 24 Mayıs 1921'de Ankara'daki Karaoğlan Meydanı'nda (günümüzde Ulus) asılarak idam edilmiştir.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kimdir bu Sagir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Osmanlı şehzadelerinden&nbsp;Veliaht Abdülmecid Efendi'nin 12 Haziran 1919 tarihinde&nbsp;Padişah Vahdettin'e&nbsp;İtilaf Devletleri&nbsp;ile yapılan anlaşmanın memleketin&nbsp;idam fermanı&nbsp;olduğuna dair mektup göndermesi üzerine İngiliz İstihbaratı önce Abdülmecid Efendi ile görüştü. Bunu yeterli görmeyerek Mustafa Sagir'i şehzadeler ve Osmanlı paşaları arasında İngiliz düşmanlığı yapıp yapmadıkları ve&nbsp;Kemalist milliyetçiler&nbsp;ile ilişikleri bulunup bulunmadığı konusunun araştırması için görevlendirdi. Sagir, Veliaht Abdülmecid ile dost oldu, onun oğlu&nbsp;Şehzade Ömer Faruk&nbsp;ile birlikte Anadolu'ya geçti. Bu sırada babasının&nbsp;Kemalistlere&nbsp;katılmak istediği bilgisini şehzadeden aldı. Bu bilgi İngiliz İstihbaratına, onlardan da Padişah Vahdettin'e gidince Veliaht Abdülmecid Efendi cezalandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sagir, İstanbul'da&nbsp;Türk-Hint Uhuvvet-i İslamiye Cemiyeti'ni kurdu. İstanbul'da Milli Mücadele için faaliyet gösteren haber alma teşkilatı&nbsp;Karakol Cemiyeti'ne girerek&nbsp;Ankara Hükûmeti'ne destek olan&nbsp;milliyetçileri&nbsp;İngiliz İstihbaratına raporladı. Durumu anlaşılmasın diye İngilizlerce 17 gün tutuklama gördü. Yaptığı ihbarlar sonucu Karakol Cemiyeti'nin yöneticilerinden Şevket Bey ve&nbsp;Kara Vasıf&nbsp;Bey dahil önemli üyelerin İngilizler tarafından tutuklanıp&nbsp;Malta'ya sürülmesinde katkısı oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1920 yılının Aralık ayında&nbsp;İnebolu&nbsp;ve&nbsp;Kastamonu&nbsp;üzerinden Ankara'ya geldi.&nbsp;Karakol Cemiyeti'ne üye olduğu bilinen Hint Müslümanı olması sebebiyle ilgiyle karşılandı ve Ankara'ya geçmesine müsaade edildi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ankara'da&nbsp;Mehmet Akif&nbsp;ile samimiyet kurdu. Ankara'da Akif'in Taceddin Mahallesi'ndeki evine gidip gelmeye başladı. Akif'in evini posta adresi olarak vermişti. Mehmet Akif,&nbsp;Hindistan,&nbsp;Mısır&nbsp;ve İstanbul'dan gelmekte olan çok sayıda mektuba hayret ediyordu. Bir gün bir mektubu yanlışlıkla yırttığında içinden boş bir kâğıt çıktığını gördü ve buna bir anlam veremedi. Diğer mektuplar da incelendiğinde hepsinde sadece bir iki satır yazı olduğu ve sayfanın geriye kalanının tamamen boş olduğu görüldü.&nbsp;Adnan Adıvar, mektupları günün şartlarında kimyager&nbsp;Avni Refik Bekman‘a götürdü. Bekman, yaptığı laboratuvar incelemesi sonunda mektupların&nbsp;görünmez mürekkep&nbsp;ile şifreli olarak yazıldığı anlaşıldı.&nbsp; Ankara İstiklâl Mahkemesi&nbsp;heyeti tarafından casusluktan suçlu bulunarak idama mahkûm edildi.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İşte bu olayda da olduğu gibi "Milli Mücadele Dönemi " askeri ve siyasi mücadelenin yanı sıra, casusların ve casusluk faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir devre olmuştu. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları hakkındaki idam fermanları, torbalar dolusu şeyhülislam fetvası casuslar tarafından dağıtılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İngiliz istihbaratının örgütlediği casusluk faaliyetinin amaçları arasında, ulusun iradesini yansıtan Meclis ve Ankara’daki siyasal faaliyetler, Türk ordusunun stratejisi ve planları hakkında bilgi toplamak önemli bir yer tutuyordu. Hiç değişmeyen bir diğer önemli gündem maddesi ise istiklal mücadelesinin beyni ve kalbi olan Mustafa Kemal Paşa’yı bir suikastla ortadan kaldırma imkânlarını araştırmaktı. Hint Müslümanı kimliğinden dolayı şüphe çekmeyeceği düşünülerek görevlendirilen Mustafa Sagir, Ankara’ya bu amaçla gönderilmiş İngiliz casusları içinde belki de en dikkat çekicisiydi. En yüksek makamlarla, hatta bizzat Mustafa Kemal Paşa ile görüşme olanağı bulmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;O sırada Ankara’da Anadolu’da Yenigün gazetesini çıkaran Yunus Nadi Bey, Mustafa Kemal Paşa’ya Mustafa Sagir hakkında ne düşündüğünü sorunca, Paşa kısık sesle “Casustur casus!” demişti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:22:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güç geçicidir buna güvenip başkalarına zarar verme        </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/guc-gecicidir-buna-guvenip-baskalarina-zarar-verme-3061</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/guc-gecicidir-buna-guvenip-baskalarina-zarar-verme-3061</guid>
                <description><![CDATA[Güç geçicidir buna güvenip başkalarına zarar verme        ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çoğumuzun zaman zaman söylediği bir söz vardır, “ insanın kendi kendisine yaptığı kötülüğü kimse yapamaz” diye. Az veya çok hepimizin mutlaka nefsimize uyarak kendi kendimize yaptığımız bir kötülük mutlaka vardır. Şahsen ben kendimi bundan ayırmıyorum. Herkes nefis taşıyor, gururu var, kibirli olanı var, kin tutanı var, bencil olanı var, kendisini daha çok beğenen var, kıskanç olan var, var var var. Bazılarında bunun birkaçı var, bazılarında tamamı var. En zararlısı da bunların tamamını taşıyanlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Atalarımız, “ el öpmekle dudak pislenmez” der. İyi de o eli öpebilmek çok önemlidir. Bu hasletleri taşıyanlar her zaman kendi kendisine zarar vermiştir. İnsanın kendi kendisine verdiği zararı inanın kimse veremez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bazen burnundan kıl aldırmayan adamlar olur, dünyayı ben mi yarattım dercesine. Adamın burnu yere düşse alıp yerine takmayacak. Mütevazilikten, alçak gönüllülükten hiç bir kimse bir şey kaybetmez, aksine her zaman kazanır. Kendine zararla ilgili birkaç güzel sözü paylaşmak isterim:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güç geçicidir. Ona güvenerek güçsüzlere zarar verme. Başkasına yarar sağlama duygusuna sahip değilsen bir taştan arkın yoktur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şeyh Sadi Şirazi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kar taneleri ne güzel anlatıyor, birbirlerine zarar vermeden de yol almanın mümkün olduğunu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mevlana</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanın hiçbir şeyi olmayınca hayatta kalmak için bir sürü şeyi haklı görüyorsun, insanlara zarar vermeyi bile.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">H. Cosway</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünyadaki kötülük neredeyse her zaman cehaletten kaynaklanır ve eğer aydınlatılmamışsa, iyi niyet de kötülük kadar zarar verebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Albert Camus</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kin duygusu, mutluluğa zarar verir. Sevgiyi azaltır, zamanın ve enerjinin boşa harcanmasına sebep olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nevzat Tarhan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kendine zarar veren bir insana neden diye sormayın. Zaten anlatabilse kendine zarar vermez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son olarak gururlanan acı göl ile küçük su kaynağını kıyaslayan Nasreddin hoca fıkrası ile konuyu noktalayalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Nasreddin Hoca bir yaz günü yolculuk ederken, öğle vaktine doğru bir hayli susar. İlerde büyük bir göl görür. Şöyle kana kana su içmeyi düşünerek gölün kenarına gelir, avucunu doldurur, hızla bir kaç yudum yutar; amma midesi bulanır, tükürmeye çalışır. İlk defa karşılaştığı bir su olan Acıgöl'ün sodyum sülfatlı suyu midesini berbat etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hoca civarda aranırken küçük bir su kaynağına rastlar. Suyun tatlı su olduğunu anlayınca, önce ağzını iyice çalkalar, sonra da kana kana su içer, Eşeğini de sular.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şakır şakır dalgalanan Acıgöl'e şöyle bir bakar, su içtiği kaynaktan avucunu doldurarak gölün kenarına gelir;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Cimri zenginin zekâtsız malı gibi büyüğüm diye ne şişinip durma! Su dediğin böyle olur" diyerek avucundaki suyu şak diye gölün yüzüne savurur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kibirliler ne kadar büyüklenirse büyüklensin bu büyük göl gibi aynen tatsızdır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:22:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GELİN CANLAR BİR OLALIM</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gelin-canlar-bir-olalim-3060</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gelin-canlar-bir-olalim-3060</guid>
                <description><![CDATA[GELİN CANLAR BİR OLALIM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saratlı belediye Başkanı Sayın Muharrem Kaplan:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">30 Temmuz 2005 Cumartesi günü saat 17 de başlayacak olan </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saratlı Kültür Ve Sanat Festivali için bir davetiye bıraktılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bu davetiyenin kapak kısmında irice harflerle :</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">...Gelin canlar bir olalım </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yazılıydı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mutasavvıf İslam bilgini Hacı Bektaş’ı Veli Hazretlerinin veciz sözü idi bu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkmen kökenli Hacı Bektaş’ı veli bu dört kelime ile birlikten kuvvet doğmasını vurguluyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hıristiyan kulubü Avrupa birliği ve Amerika’da, Türk ve İslam’ın içine ha bire fitne sokmakla meşgul.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aman Türkiye güçlenmesin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türk Cumhuriyetleri ve İslam alemine önderlik yapıp da uyandırmasın,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sömürü düzenimiz elimizden gitmesin diye&nbsp; uzun vadeli politikalarını devam ettirmekteler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu ne imiş...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türk,Kürt, alevi, Sünni, Çerkez,Laz diye bölük pörçük ve hep birbirleri ile kavgalı olsunlar isterler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haçlı oyunu bu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aman bu oyuna gelmeyin diye öğütleyen Hacı Bektaş’ı Veli hazretlerinin çağrısını tekrarlayan Saratlı Belediye Başkanı Muharrem Kaplan’ı buyurun tebrik edelim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cumartesi günü ikindi vakti serinlikte yapılacak olan festivale katılalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devletin birimleri, sivil toplum örgütleri ile davetiye gitmemiş olsa bile imkanı olan vatandaşlar, Saratlı Belediye Başkanı Muharrem Bey’in şahsında, Saratlılı kardeşlerimizin şenliğine renk katalım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Katalım ki,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Düşmanlar çatlasın ,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dostlar sevinsin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelin canlar bir olalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 16:28:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HASTA  VEFAAT  ETTİ</title>
                <category>FİKRET KÖSE</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hasta-vefaat-etti-3059</link>
                <author>fikret@yeniaksaray.com.tr (FİKRET KÖSE)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hasta-vefaat-etti-3059</guid>
                <description><![CDATA[HASTA  VEFAAT  ETTİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;Ağır bir ameliyat geçiren Hasta evinde &nbsp;yatalak yatmaktadır. Bu sırada kullanmakta oluğu ilaçlar bitmiş.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasta yakını ilaçları yazdırmak üzere Aile Hekimine gider, sağlık ocağında ki sekreter</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saat 4 oldu, Hekiminiz başka hasta almayın diye bize tembihatta bulundu,boşuna beklemeyin. doktor ilaçlarınızı yazmaz,size evde bakım hizmetinin telefonunu vereyim. Onlar istediğiniz ilaçları yazar dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasta yakını çaresiz yine beklemektedir. Doktor son kalan hastaya da baktıktan sonra dışarı çıkar sekreterle kısa bir sure konuşup tekrar odasına döner.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sekreter Hasta yakınını çağırarak, Doktorunuz ilacınızı yazamayacağını ve boşuna beklememenizi söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hasta yakını&nbsp; Ev de bakım hizmetinin telefon numarasını alarak sağlık ocağından ayrılarak evine gider.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Telefonla evde bakım hizmetini arayarak gerekli bilgileri verir. Başvuru kaydınız yapıldı sizi en kısa zamanda arayacaklar. telefonunuz&nbsp; kapalı olmasın dendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Gelen giden yok ertesi gün, evde hizmet servisi yine aranır, durum izah edilir.Biz gece hizmet vermiyoruz 8 – 5 çalışıyoruz kısa zamanda size dönüş yapılacaktır denir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;Tabii yine gelen giden yok,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Nihayet 3.gün evde hizmet servisi hasta yakınını arar, adres teyidi yapılır, tamam </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">kaydınız tekrar işleme alındı geleceğiz derler. Hasta yakını ne zaman geleceksiniz diye sorunca gün içinde&nbsp; geleceğiz cevabını alınca HASTA ÖLDÜ gelmenize gerek yok der.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doktorun iki dakika da yazacağı bir ilaç için bu kadar sıkıntıya değer mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Siz olsanız bu olaya ne dersiniz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah’ım tüm hastalara acil şifalar versin. Sağlık çalışanlarının yükü de ağır onlara da sabırlar versin, </span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 16:54:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2026/03/fikret-kose-1773235605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEFÇİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/defci-3058</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/defci-3058</guid>
                <description><![CDATA[DEFÇİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">60-70 yıl evvel ne düğün salonu ne de çalgı cümbüşü vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaz günleri evin avlusunda.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kış günü de evin büyücek odasında.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Meşhur olmuş defçi kör behiye çalar, hanımlar oynardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir bakıma kına gecesiydi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ertesi gün sabah&nbsp; da gelin ata bindirilr yada at ve ökuz arabasıyla gelin alınırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Erkekler bir ayrı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kadınlar bir ayrı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaya olarak damat evine giderler, kapı önüne doluşurlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaynata yada kaynana,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Camız , inek, koyun bağışı yaparak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bağışı duymayan gelin attan inmezdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaynana başlardı gelini azarlamaya...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geline bak geline,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Attan inmeden diline,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yazzık kaynatamın malına.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyerek,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bağışa mecbur edilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi bakıyorum da,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nişan, düğün için salon.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Alaturka, alafranga çalgılar,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele köylerde davul, zurna eşliğinde türküler, oyunlar üç&nbsp; gün sürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlçe ve il merkezlerinde gelin almaya onlarca ve bazen yüzlerce araba konvoy yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çeyiz dersen cepleri yakıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okka okka takılar bile var listede.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tuzu kuru ailelerde,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Balayı moda oldu şimdi de.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu refah değil de nedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dottiri işlik ve bir de fistanla gelin gitmiş&nbsp; anama yanarım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gençler...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok şanslısınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve fakat yıkıma gitmeyin ne olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah geçim dirlik versin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 16:53:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İLK BİSİKLET</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ilk-bisiklet-3057</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ilk-bisiklet-3057</guid>
                <description><![CDATA[İLK BİSİKLET]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye önündeki park yerleri buğday pazarı idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yer parası alınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buğday yüklü kağnıdan, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eşek sırtında getirilen buğday çuvalları bir bir sayılır belediye, pazar parası alırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hayvan pazarına getirilen davar ve sığır başı şu kadar harç parası alınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden, İl’ler bankası falan yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediyelere yukarıdan para payı gelmezdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her belediye kendi yağı ile kavrulurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yıl 1938 </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlk bisiklete merhaba dendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye tahsildarı rahmetli çerkez Mustafa Sertkan Ankara’dan ince tekerli bir bisiklet almış, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buğday pazarında belediye barakası önünde gösteriye bırakılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biner dolaşır hayran hayran bakardık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben daha on bir yaşımdaydım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bisikletim olsun isterdim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak bu bir hayaldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O günlerde Amaratlı Seyit Ali’nin de bir cip’i vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zaten yol yoktu ki, motorluk araç gelsin geçsin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cingi taş döşenmiş avuç içi kadar çarşı yolları neyimize yetmiyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mahalle yolları iptidai ve topraktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir rüzgar estimi tozran göz gözü görmezdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi bakıyorum da, sınıfını geçmiş çoğu çocuk bisiklet ile ödüllendiriliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bırakın bisikleti...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mobilet bile beğenilmiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Motosiklete heves var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yollar arabadan geçilmiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fayton devrinin dahi defteri dürüldü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1950 - 1960’ lı yılların Başbakanı rahmetli Adnan Menderes: </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gidemediğim köy benim değildir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyerek, köy yolları açılması devrini açtı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi köy ve kasabalarımız asfalt yola kavuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her köyde bisikletin yüzüne bile bakan yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nereden nereye geldik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok şükür ufkumuz açıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:27:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkiyüzlülüğe gerek yok     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ikiyuzluluge-gerek-yok-3056</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ikiyuzluluge-gerek-yok-3056</guid>
                <description><![CDATA[İkiyüzlülüğe gerek yok     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İyi dediğiniz bir insana veya herhangi bir kurum ya iyidir ya da kötüdür. Hele sürekli bir insana iyi diyerek methiyeler düzdükten sonra, o adama menfaatleri uyuşmayınca kötü karalamacası yapmayacaksın. Hele bir siyasi partiye ülkenin geleceği bunların elinde diyeceksin, sonrada Hitler benzetmesi yapacaksın. Överek göklere çıkardığın bir insan ve düşünce kötü de olsa senin arkadan hançerleme hakkın yoktur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Acizane benim karakterim ve kişiliğim hayatım boyunca iyi deyip arkasında durduğum insanlara karşı aram iyi olmadığında bile arkasından hiç hançer saplamadım. Canımı acıtsa da içten içten kızıp öfkelendim, ama hiç bir zaman bunu kaleme dökmedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kale gibi arkasında durduğum insanlar oldu. Bazen vefasızlık ve haksızlık gördüm ama bunu fırsat bilerek onu yerle yeksan eylemeye çalışmadım. Elbette halk nazarında gördüğüm zarar varsa üslubu ile yazarak uyarmaya çalışmışımdır. Ama hiç bir zaman bunu intikam düşüncesine dönüştürerek, kimseyi hançerlemedim. Benim gazetecilik anlayışım böyledir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adama bakıyorsun, bir kurum veya kuruluştan menfaati devam ettiği sürece onu yıkayıp yağlıyor. Menfaati bittiğinde ise gerçek yüzünü ortaya koyarak bir bakmışınız, gerçek düşünce ve fikrini ortaya koyarak kinini kusuveriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir siyasetçiden veya siyasi partiden menfaatleri devam ettiği sürece methiyeler söyleyeceksin. Menfaatin bittiğinde ve bir başka yerden siyasi kapının ışığını görünce dün övdüğün yere hakaretler ve karalamalar yapacaksın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben daha iyisini yaparım demek hakkın, ama dün iyi dediğin yere karalamalar yapmayacaksın. Bunu yapmak insanın kişiliğinin bozukluğunu gösterir. Bir insanı sonradan beğenmeyebilirsiniz. Ama o insan hakkında tu kaka yapmayacaksınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ama maalesef günümüzde bu tür insanların sayıları az değildir. Adamın karşısına geldiğinde yüzüne methiyeler düzeceksin, sonrada arkasından tutar yerini koymayacaksın. Bunun adı ne olabilir, evet kişiliksizliktir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkasından nereye giderse koşup gideceksin, destek vereceksin. Yanında görünmek için boy boy resimler çektirip görüntü oluşturacaksın. Aradığını bulamayınca aynı kişi ve kesim hakkında söylemedik koymayacaksın. Bu millet ve insanları herhalde enayi sanıyorsun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar dik durmasını bilse, içi ile dışı bir olsa, inanın yaşamak o kadar güzel olur ki, anlatamam. Yüzüne bir türlü, arkandan bir türlü konuşan insanlar ikiyüzlüdür. Zaten ne çekiyorsak bu ikiyüzlü insanlardan çekmiyormuyuz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam deve dişi gibi görünen bir adam, toplumda da adamı adam zannedersiniz. Ben bu tür adamları çok gördüm. Seçim zamanı bir vekil adayına söylemedik lafı bırakmayan bir insan. Arkasından ağza alınmayacak sözler ederken, adam seçildiğinde, “ ya vekilim nasıl kazandık” diyen insanları tanıma fırsatı bulmuşuzdur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sonra kendisine bu yanlışını bizzat söylediğimde, “ adamla niye kötü olayım, belki yarın bir işim düşer” diyerek işin içinden çıktığını çok defa görmüşümdür. Memleket ne çekti ise bu ikiyüzlü sahtekâr insanlardan çekmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsan ya olduğu gibi görünmeli, ya da göründüğü gibi olmalıdır. Yüzüne bakacağın insanlara, yüzüne bakamayacak laflar söylemeyeceksiniz. Ama maalesef toplum olarak insan nefis taşıyor, bu tür insanlar idarecilere bir iki yağcı sözü yüzüne söyleyince hemen inanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hatta öyle inanıyor ki, içinden elinden gelse canını alacak durumdaki adamın bir bakmışınız emrine giriveriyor. Bu nedenle insanlar iyi dediği insan iyi olmasa da onun aleyhinde acımasızca olunmamalı. Zaten bu tür insanlar Allah’tan korksa ve utansa bu tür davranış ve sahtekarlıklara girişmez. Ya da nefret ettiği halde utanmadan yalakalık yapmaz “Ne olursan ol asla ikiyüzlü olma, bir yüzün dürüstlüğe imza atarken, diğer yüzün şerefsizliğin destanını yazması “İkiyüzlü insan dedikleri sanırım karakteri oturmamış, kişiliği tam gelişmemiş, dönek insanlardır.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:26:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNŞAAT SEKTÖRÜ  CANLANDI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insaat-sektoru-canlandi-3055</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insaat-sektoru-canlandi-3055</guid>
                <description><![CDATA[İNŞAAT SEKTÖRÜ  CANLANDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir manav dükkanında soğuklanıyordum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Müşteriler geldi...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üç kilo şundan beş kilo bundan...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne gördülerse fiat bile sormadan poşet poşet alıp gidiyorlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Manava sordum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hangi köylü bunlar? </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelegüleli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Satınalma güçleri var, nereden kaynaklanıyor? </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnşaatçı bunlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Boyacı, sıvacı, su tesisatçısı falan filan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek ki inşaat sektörü canlandı ki, zenaat karın eli oynuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evet Hocam! İşlerinden memnunlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arabaları var. 8-10 minibüs dolmuşları var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sabah gelirler. İş başı yaparlar. Gün inmeden, alacaklarını alırlar, köylerine giderler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pardon... Pardon...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelegüle köyü şimdi sevinçli kasabası oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir yanlışlık yapıp da kırmayım kardeşleri. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Düşündüm...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1960 larda ilk pancar tarımını ilçeye soktuğumuzda, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüzlerce Gelegüle’liyi kadın erkek pancar tarlasında çalıştırırdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çapa yaptırır, pancar söktürürdük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kadın yevmiyesi 3 lira erkek yevmiyesi de 5 liraydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adamlar yavan ekmeğe talim ederlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O günler çok şükür gerilerde kaldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi o insanların evlatları ithal muz alır oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunu gördükçe çok seviniyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş ve aş...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Refah ne demektir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Herkes iş ve aş sahibi olsa. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu vatan, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu millet, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’yı da geçer. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:48:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAYIR ALTINDAN BAĞ BAĞIŞLAMA</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bayir-altindan-bag-bagislama-3054</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/bayir-altindan-bag-bagislama-3054</guid>
                <description><![CDATA[BAYIR ALTINDAN BAĞ BAĞIŞLAMA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’a mahsustur bu deyim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani Ankara yolundan giderken Topakkaya kasabasına vardınız mı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koçhisar sınırına varıncaya dek sağdaki köy ve kasabaların oturduğu yöreye bayıraltı denirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Toprakları bitergeli, bağları meşhurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">El sırtından bağış yapar gibilere!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bayır altından bağ bağışlıyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Deyimi ile kınanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Beş on esnafın bir araya geldiği bir dernek toplantısında;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başta, tarıma olan toprak parasına.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fak-Fuk-Fon yardımından tutun da, kömür dağıtımına varıncaya kadar, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adil yapılmadığı misallerle anlatılıyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adamın kapısında arabası var</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeşil kart almış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karısının kolu bilezik dolu, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yemek almak için sıraya girmiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve sonra konuşuluyor da konuşuluyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zengin arabasını dağdan aşırıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir de düz yolda şaşırıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Deniyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bütün bu desteklemelerin siyasi çıkar için yapıldığı, oy avcılığı deniyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelmiş geçmiş iktidarlar böylesi yoldan oy avcılığına kalkmışlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devlet tembelleştiriyor milleti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonrakilerin de, bu yanlışı kaldırmaya cesaretleri olmuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Halbuki bu paralarla fabrikalar kurulsa, işsiz ve aşsız vatandaşlar çalışmış olsa, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her dağdan yol gider</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Denilmekte. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben vatandaşların düşünce ve akıllarından geçeni yazıyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yorum yöneticilerindir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:46:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞAYA  SAYGIYLA  YAŞAMAK</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dogaya-saygiyla-yasamak-3053</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dogaya-saygiyla-yasamak-3053</guid>
                <description><![CDATA[DOĞAYA  SAYGIYLA  YAŞAMAK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ömrünü tabiâta adamış bir Anadolu ereni, Yunus gönüllü bir doğa sevdalısını&nbsp; anmak istiyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elleriyle binlerce fidan dikmiş, avuçlarıyla kurumuş toprakları sulamıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Beş yıl Antep dağlarında düşmanla göğüs göğüse savaşmış, İzmir'in kurtuluşunda görev almıştı. Göğsüne iliştirdiği bir palmiye yaprağı üzerine kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası'nı gururla takar, tüm ulusal bayramlarda kortejin en önünde yer alırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Atatürk'ün ölümüyle artık kesmemeye başladığı saç ve sakallarının bakımına da büyük özen gösterir, çiçeklerden yaptığı özel kokuları sürünür ve her zaman güzel kokardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ney çalar, bulduğu her şeyi okur, dünyada olup biteni yakından takip ederdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Derviş tabiâtlıydı, parayla pulla işi olmazdı. Belediyenin bağladığı 30 lira bahçevanlık maaşını yarısını çocuklara dağıtır, kalanıyla da fidan alıp dikerdi. Siyah bir şorttan başka bir şey giymez, kente tepeden bakan Spil Dağı’nın eteklerindeki derme çatma sobasız kulübesinde gazete kağıtlarının üzerinde yatardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cilo, Palandöken, Ağrı, Munzur, Demirkazık, Erciyes ve Torosların zirvelerine tırmanmış, elinde Türk Bayrağıyla tüm Anadolu’yu selamlamıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Yaşayışım gayet basittir. Yaz, kış Topkale'deki kulübemde ve mağaramda yaşarım. Evim meyve ağaçlarıyla, çiçeklerle çevrilmiş cennet gibidir. Yazın yaş, kışın kuru meyveler yer, günde üç kez buz gibi suyla yıkanırım. Vücudumu korumak için, kendi yaptığım bitkisel yağı sürünürüm. Eski ve yeni yazıyı bilirim. Türk müziğine hayranım. Sinemanın tutkunuyum. Zaten dertle gamı bunlarla unutuyorum. Gazete ve dergi elimden düşmez, hepsini alıp okurum.” diye anlatmıştı yaşam öyküsünü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaretine gelen gençlere;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;”Ahmet Bedevi bir çıplak garip adamdır, amma ölünce ağaç sevgisi sembolü olacak, hangi idareci ağacı kestirirse rüyasına girecek, boğazına sarılacağım. Bu memleketin yeşile yeşilliğe, ağaca, çiçeğe ihtiyacı var.” derdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elleriyle dikip büyüttüğü çam ağaçları kesilince “Gitti evlatlarım!” diye ağıtlar yakar, yorgun kalbi daha fazla dayanamaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Türk halkı gerçekten Ahmet Bedevi’yi daha doğrusu lakabı olan Manisa Tarzanı' nı çok sevmişti. 31 Mayıs 1963’de hayatını kaybedince bir efsaneye dönüşmüş, hakkında kitaplar yazılmış, filmler çekilmiş, ilde heykeli dikilmiştir... </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mekanı cennet olsun inşallah. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray' ın ağaçlandırılması için gayret gösteren tüm kıymetli kardeşlerimize de teşekkürler ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ağaç dikmeyi sürekli sadaka (sadaka-i câriye) olarak nitelendirmiş ve teşvik etmiştir. En bilinen hadisi şöyledir: "Bir Müslüman bir ağaç diker veya ekin eker de ondan bir insan veya kurt-kuş faydalanırsa bu o Müslüman için sadaka olur". </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin".</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 14:45:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİNEMA</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sinema-3052</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sinema-3052</guid>
                <description><![CDATA[SİNEMA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">TV icat olunca sinemalarında papucu dama atıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kız meslek lisesinin oturduğu yerde halkevi binası vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’a merhaba diyen ilk film TARZAN idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonraları Zafer ve Emek sinemaları,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha sonra da eski sanayi çarşısında, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve de Kurtuluşta sinemalar açıldı. Uzun müddet hizmet verdiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O gün oynatılacak film afişleri koskoca bir tahtaya yapıştırılır, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bankalar caddesine sabahın erken saatinde konurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilhassa gençler bu afişleri merakla seyrederlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Afişteki artist resimlerinin şurasını burasını yırtanlar olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bazen merakla afiş önünde toplananlara, açık saçık turistler durup bakınca,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gözler, sinema afişlerinden turistlere çevrilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bu turistlerin peşine çocuk ve gençler takılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zabıta bıyık Şammas:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dağılın lan hiç mi adam görmedeniz diye turistleri rahat bırakmaya çalışırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sinamalarda gündüz kadınlar için film oynatılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatta o günler, küpteki bulguru satıp sinemaya gidenler var diye dedikodu da yapılırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geceleri de sinemaya giden karı koca pek az aile vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sinemaya düşkünlük fazlaydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi, her evde var sinema, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">TV kanalları sayısız, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gece gündüz film seyreder olduk. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Olduk da...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tembellikden on&nbsp; katladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi, ne sinema afişi kaldı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne de turiste olan merak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarın TV den de usanılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş ve aş kapısı açıldıkça </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçim derdi ekranları susturur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:07:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>111 YIL ÖNCE BUGÜN</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/111-yil-once-bugun-3051</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/111-yil-once-bugun-3051</guid>
                <description><![CDATA[111 YIL ÖNCE BUGÜN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">25 Nisan 1915 sabahı,&nbsp;Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki&nbsp;57. Piyade Alayı, Arıburnu'na çıkarma yapan Anzak kuvvetlerini durdurarak Çanakkale Kara Muharebeleri'nin seyrini değiştirdi. Conkbayırı'na ilerleyen alay, kendisinden çok daha büyük düşman gücünü karşılayıp büyük şehitler verse de, düşmanı sahil şeridine hapsetmeyi başardı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O güne nasıl gelinmişti?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çanakkale Boğazı’nı denizden geçemeyen düşman donanması 18 Mart’ta kesin bir yenilgiye uğrayınca, kara ordularından&nbsp; yardım almayı planlamıştı. Bu amaçla “Akdeniz Seferi Kuvveti” adıyla İngiliz, Fransız ve Anzakların oluşturduğu bir deniz ve kara ordusu kuruldu. İngiltere’den, Fransa’dan ve bu devletlerin sömürge bölgelerinden tümenler getirdi. Böylece Nisan 1915 başında 100.000 kişilik bir kuvvet toplandı. Çıkarma yapmakla ilgili ana planları şöyleydi: “Boğaz’ın etrafında bulunan Türk kuvvetlerine karşı üstün bir muharebe gücü oluşturulmalı ve Boğaz kesin bir darbe ile düşürülmeli.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu maksatla Seddülbahir, Arıburnu ve Kumkale'ye eş zamanlı çıkarma yaptılar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ordu ihtiyatı 19 ncu Tümen,&nbsp; 24 – 25 Nisan gecesi Conkbayırı istikametinde tatbikat yapmakta idi. Gün ağarırken, Arıburnu istikametinden top seslerinin gelmesi üzerine, Tümen Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal, bir çıkarma yapıldığını anlayarak durumu Ordu Komutanı’na bildirmişse de bir cevap alamamıştır. Bu kritik durum karşısında, sahilde çok zayıf gözetleme ve koruma birlikleri olduğunu düşünerek ordudan emir gelmemiş olmasına rağmen, inisiyatifini kullanıp bütün sorumluluğu yüklenerek 57 nci Alayı bir batarya ile Kocaçimen T. istikametinde harekete geçirdi. Kendisi de durumu izlemek üzere Conkbayırı’na çıktığında, Arıburnu kesiminden erlerin çekilmekte olduklarını ve Avustralyalıların da bunları takip ettiklerini gördü. Mustafa Kemal, çekilen erleri durdurarak; &nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘’Niçin kaçıyorsunuz? ‘’ diye sorduğunda,&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Cephanemiz kalmadı” cevabını alır. “Cephaneniz yoksa süngünüz var, süngü tak, mevzi al”&nbsp; emrini verir. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mustafa Kemal’in deyimiyle, “Kazandığımız an bu andır”. Çekilen erlerin mevzi almaları üzerine, Avustralyalıların da mevzi alarak duraklamaları ile 57 nci Alay’ın öncü bölüğünün Conkbayırı’na yerleşmesi için gerekli zaman kazanılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">25 Nisan 1915 ve 57. Alay'ın Önemi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Kahramanlık Duruşu:&nbsp;25 Nisan sabahı düşman çıkarmasını haber alır almaz ihtiyat tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal emir beklemeksizin Bigalı'dan Conkbayırı'na 57. Alay ile birlikte hareket etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* "Ölmeyi Emrediyorum":&nbsp;Yarbay Mustafa Kemal'in "Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum" sözünü fiiliyata döken alay, 261 Rakımlı Tepe'de düşmanı karşıladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Kritik Müdahale:&nbsp;57. Alay'ın bu müdahalesi, İtilaf kuvvetlerinin hızlı bir zafer kazanmasını engelleyerek Çanakkale Savaşı'nın uzamasını ve kaderinin değişmesini sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Büyük Fedakarlık:&nbsp;Çarpışmalar sırasında 57. Alay'ın büyük bir kısmı şehit düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Ödüllendirilme:&nbsp;57. Alay, gösterdiği büyük başarıdan dolayı 30 Kasım 1915'te Osmanlı Padişahı V. Mehmed tarafından Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ve Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Alay, Çanakkale Savaşı'nın en simge birliklerinden biri olup, bugün&nbsp;57. Alay Şehitliği&nbsp;ile anılmaktadır.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Churcill’in hatıralarında belirttiği gibi: “Türkler öyle bir savunmaya giriştiler ki canlarını veriyor ama, vatan topraklarından bir karış bile vermiyorlardı.” &nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Sekiz ay on dört gün süren Çanakkale Muharebelerinde İngilizler 410.000, Fransızlar 79.000 olmak üzere yarım milyona yakın asker göndermişlerdir. Bu kuvvetlerden İngilizler 205.000, Fransızlar 47.000 kişi zayiat vermiştir. Türk birlikleri ise bu muharebelerde 250.000’ne yakın zayiatı vermiştir. (Şehit, yaralı, esir, kayıp dahildir.) &nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu sonuç karşısında İngiliz parlamentosuna hesap veren komutanlardan General Hamilton şu sözleri söyleyecektir: “Lordlarım, biz görevimizi yaptık. Binlerce mermi attık. Yaptığımız hesaba göre Gelibolu Yarımadası’nı 1 inç (2,5cm) kalınlığında bir levhayla kaplayacak kadar mermi attık. Ancak ne yazık ki, karşımızda ölüme koşan bir Türk askeri ve çok iyi sevk ve idare eden bir komuta heyeti vardı. Biz ne yapabilirdik. ”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O günleri Mehmet Akif nasıl ifade etmişti?</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:07:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AİLE PLANLAMASI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aile-planlamasi-3050</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aile-planlamasi-3050</guid>
                <description><![CDATA[AİLE PLANLAMASI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çıktık açık alınla; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On yılda her savaşta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On yılda on beş milyon genç </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarattık her yaşta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye marşlar söylerdik okullarda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nüfusumuz 15 milyona ulaştı diye övünürdük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve nüfus çoğalsın diyede , </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Beşinci çocuğu dünyaya gelen aile reisinden yılda 6 lira yol vergisi alınmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Altı lira deyip geçmeyin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O zaman bir kuzulu koyun altı liraydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdinin 200 milyonu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adamın 50 koyunu olsa, on milyar yol vergisi demekti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pek azı öderdi </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüzde sekseni mapusla zorlanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu demekti ki, ille de çok çocuk yapacaksın. Nüfus çoğalsın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok insanlar tanırım, beşinci çocuğu dünyaya gelince sevincinden şapkayı havaya fırlatırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdilerde bakıyorum da, bir aile planlaması icadı çıktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir yanda iki çocuktan fazlası fazla deniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehirlerde bu planlama tuttu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köy ve kasabalarımızda çok çocuk yapmaya devam. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilhassa doğu ve güneydoğu da çok çocuk isteme arzusu pek fazla. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Az çocuklu herifler, heriften sayılmaz denilmekte. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben, aile planlamasına yani bir iki çocukta kalınmasına karşıyım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalnız bir şartla...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakıp besleyip, eğitimini ve zenaatını kazandırmak kaydı şartı ile. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette, sokak için çocuk yapmak zararlıdır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyleyse; Aile planlaması değil de, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devletin bir nüfus planlaması olmalı. Hayata geçirilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın Avrupa ülkeleri aile planlamasından vazgeçer oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birden fazla doğacak her çocuk için prim veriyor devlet. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Baktı ki nüfus azalıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nüfus azaldıkça da o devletin esamesi okunmaz oluyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’da; Tükeniyoruz diye feryat ediliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biz de mi o duruma düşelim . </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hayır...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ekmeğini taştan çıkaracak zenaat sahibi, eğitimli çok çocuğu olsun her ailenin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarınımızı&nbsp; temina altına alalım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:27:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsanlar arasında dedikodu yapmak         </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insanlar-arasinda-dedikodu-yapmak-3049</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insanlar-arasinda-dedikodu-yapmak-3049</guid>
                <description><![CDATA[İnsanlar arasında dedikodu yapmak         ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dedikoduculuk bir hastalık olmaktan öteye, ahlaki bir çöküntüdür. Veliler şehri olan bu memlekette aslında dedikodusuz yaşayamayız mı? Başkalarının kabahat ve kusurunu araştırmak yerine kendi işimizle uğraşıp, kendi kabahat ve kusurumuzu irdeleyemez miyiz? Eli boş insanlar ve kadınlar daha çok başkalarının yaşamları ve işlerinin dedikodusunu yapmayı bir sanat haline getirmiştir. Bakın yüce yaradan ayetlerinde dedikodu hakkında ne buyuruyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir." (hucurat süresi a. 12) hadi yiyin bakalım ölü kardeş etini?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur." (isra a.36)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Büyük insanlar fikirleri, ortalama insanlar olayları, küçük insanlar ise başkalarını konuşur.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu sözü daha önce duymuşsunuzdur. Dedikodusunu yaptığınız o kişi, bu denklemdeki büyük insanlar arasına giriyor çünkü o kendisi olmakla meşgul, kendini geliştiriyor. Bu yüzden de mutlu bir insan. İlk bakışta cazip gelse bile aslında başkaları hakkında dedikodu yapmak sizi mutsuzluktan başka bir yere götürmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mutluluğunuz ve duygusal durumunuz büyük ölçüde etrafınızdakilerle de ilişkili. Etrafınızda dedikoducu insanlar çoğunluktaysa, siz de daha fazla dedikoduya yönelebilirsiniz. Ancak şunu unutmayın, dedikodu aslında zehirli bir yılandır. Eğer dedikodusunu yaptığınız kişilerin sizden veya başkalarından bahsettiğini duymuyorsanız, bunun sebebi büyük olasılıkla onların yapacak daha iyi şeyleri olmasından kaynaklanıyordur </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir insan kendini geliştiriyorsa mutlu olur. Dedikodu yapan insan sürekli yalan söyler. Bu değişmez bir gerçektir. Dedikodu yaparken birçok şeyi olduğundan daha abartılı anlatılır. Bir yalancı da hayatta hiçbir zaman mutlu olamaz çünkü her zaman bir boşluğu doldurmak için konuşur. Dedikodusunu yaptığınız insanlar ise bunun yerine daha anlamlı konuşmalar yaptıkları için daha mutlular. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dedikoducu insanların çevresindekiler de kendisi gibi dedikoducu olur. Bu yüzden her seferinde içlerinden “Acaba bu insanlar benim hakkımda da konuşuyor mu” düşüncesi geçer. Bir insan başkasından şüphe duymaya başlıyorsa mutlu olması mümkün değildir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğer saygı duyulan bir insansanız, başkaları sizden sadece iyilikle bahseder. Küçük ve gizli hesaplaşmalar her iş yerinin sorunlarından biridir. Çalışanlar, dedikodu yaparak iş yerini daha kötü bir yer haline getirir. Dedikodu yaparak vakit kaybetmeyen insanlar ise bu gizli hesaplaşmalardan uzak kalmayı başarır. Sadece kendi işine odaklanıp mutlu bir insan olabilirler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar dedikodu yaptıkça, o kişi hakkındaki olumsuz görüşleri içselleştirirler. Sonucunda ise dedikoducu insanlar kibarlıklarını da yitirirler. Oysa başkalarına karşı yardımsever ve kibar bir insan olursanız, daha mutlu olabilirsiniz. Dedikoducu insanlara kimse saygı duymaz çünkü onlar da başkalarına saygı duymanın ne olduğunu bilmez. Eğer saygı duyulan bir insansanız, başkaları sizden sadece iyilikle bahseder.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:26:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ULUSAL  EGEMENLİK</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ulusal-egemenlik-3048</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ulusal-egemenlik-3048</guid>
                <description><![CDATA[ULUSAL  EGEMENLİK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Millet meclisinin ilk açılışı olan 23 Nisan 1920 Ulusal egemenlik bayramı diye adlandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evvelden milli bayramlara ilgi büyük olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kutlamalarda her iş kolu at ve öküz arabalarını süsler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Resmi geçitle araba üstünde mesleklerini icra ederlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">70 yıl evvel belediye önündeki kutlamalarda Cumhuriyet, Gazi, Zafer ilkokullarında öğrenci mevcudu 600 idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye zabıtası bıyığın Şammas ve Helvacı Hüseyin öğrencilere kağıtlı karamela şekeri dağıtırlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okul müdürleri başta öğrenciler resmi geçit yaparlarken yakın köylerden bile kutlamalara katılan kadınlar öğrencileri alkış yağmuruna tutarlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele hele 135 mevcutlu ortaokulun resmi geçitinde halk büyük mektep geliyor, büyük mektep geliyor diye hoplayıp zıplar alkışlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdilerde o eskinin heyecanının kalmadığını görüyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üzülüyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zaman olayları da eskitiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve hemde millet meclisi salonunda asılı olan ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yazısından bile ibret almıyoruz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazen sivil toplum örgütleri ya da devletin makamlarında oturanlar ben devletim der gibi kafa tutuyor Ulusal Egemenliğe. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ulusal Egemenlik olmasa ikide bir horozlanmak mümkünmüydü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demokrasiye yazık&nbsp; ediyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">En kötü demokrasi en iyi diktatörlükten daha iyidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vatan, millet, devlet elele olacak ki demokrasi kazasız belasız işleyecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:16:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DAĞ BAĞLARI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dag-baglari-3047</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dag-baglari-3047</guid>
                <description><![CDATA[DAĞ BAĞLARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kurtuluşun ardındaki tepelerin üzeri düzlük arazi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir zamanlar bu düzlük meyilli arazi de elliye yakın bağ ve taştan evler vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatırımda kaldığına göre bandocu Hasan Efendi, Seyfullah Kuyucu, Faik Ökçesiz, Mısırlı Enver Efendi, Kuzucular, Bekir Kulak, Topal Salih vesaire Aksaray’ın sivrisineğinden kaçıp kurdukları bağlarda yaz sıcağında serin rüzgarın okşadığı dağ bağlarında sağlıklı yaşarlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İkindiden sonra Kıbrıs eşegi üzerine halı heybe atılır ihtiyaçlar bu heybeye doldurulur dağ bağlarının yolu tutulurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle güzel üzümler, badem ve kayısı ağaçları yetiştirilmiş ve bülbül sesleri ile mışıl mışıl uyuyan bağ sakinleri sabahleyin genç ve dinç olarak uyanırlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demokrat Parti İlçe Başkanı Faik Ökçesiz dağdaki bağına eşek sırtında giderken,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Postane arkasında İşçi Partisi İlçe Başkanı Faik Gür’ü dükkanı önünde görünce eşeği dahi kominist diye imballar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eşek kıç atar Faik Gür’de bir iyice gülerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evvelden barışık ve bağışlayıcı bir toplum vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nevşehirli, her hafta Çarşamba Pazarına gelir çökelek, peynir toplar götürürlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çömlek peyniri yaparlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve Aksaray’ın çökeleğini Aksaray’a satarlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üzüm, kavun, karpuz zamanı bakkaldan çömlek peyniri alınır, çoğu kez öğle yemekleri bu idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu sebepten Nevşehirlilere çökelekçiler denirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehirde sivrisineğin kökü kesilince dağ bağlarına gidilmez oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evlerin taşlarını söken sökene. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O güzelim bağlar bakımsızlıktan kuruyup hazan oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelegüleli (sevinçli) köylüler ağaçları talan ettiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kurtuluşun ardındaki tepeler ve devamı düzlük arazi yeniden ihya edilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kurtuluş ve Laleli sakinlerine parsel parsel bu arazi bedava verilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bağlık bostanlıklar, orman ağaçları ile şu çirkinlikler giderilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir zamanlar devlet su işlerinde çalışan Orman Mühendisi Bayram Bey yüzlerce işçi çalıştırarak bu tepelere badem çekirdeği ektirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ekilen badem çekirdeği filiz vermeyince Bayram Bey toprağı eşse&nbsp; baksa ki badem çekirdeği kırılmış içini işçi yemiş kabuğunu ekmişler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördünüz ya kültürsüzlüğün zararını,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bu sebepten devlet eli ile değil de halkın sahabetliği ile bu kel arazi ihya edilmeli diyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:38:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>23 Nisan ve günümüze yansımaları.</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/23-nisan-ve-gunumuze-yansimalari-3046</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/23-nisan-ve-gunumuze-yansimalari-3046</guid>
                <description><![CDATA[23 Nisan ve günümüze yansımaları.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">23 Nisan 1920,&nbsp;Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı tarihtir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tam 106 yıl önce, daha kurtuluş savaşı sürerken, ulusumuz egemenliğini ilan etmişti. Bu tarihten itibaren temsilciler aracılığıyla da&nbsp; kendisini&nbsp; yönetmeye başladı. Ancak bu hiçte kolay olmadı!!!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılmasını engelleyen veya zorlaştıran temel unsurlar;&nbsp;İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından işgali,&nbsp;Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağıtılması&nbsp;ve&nbsp;İstanbul Hükümeti ile işgalci güçlerin etkisiyle Anadolu'da çıkarılan isyanlardır.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu engelleri ve süreci şu şekilde detaylandırabiliriz:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İtilaf Devletleri ve İstanbul'un İşgali:&nbsp;16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen işgal edilmesi ve meclisin basılması, milli iradenin İstanbul'da tecelli etmesini engellemiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İstanbul Hükümeti'nin Tutumu:&nbsp;Damat Ferit Paşa hükümeti, Ankara'da yeni bir meclis kurulmasını engellemek için Anadolu'da Kuva-yi Milliye aleyhine fetvalar çıkarmış ve isyanları teşvik etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* İç İsyanlar (Gerici Ayaklanmalar):&nbsp;Bolu, Düzce, Hendek ve Gerede bölgelerinde çıkarılan gerici isyanlar, meclisin açılış sürecinde Ankara'daki güvenliği tehdit etmiş ve milletvekillerinin gelişini zorlaştırmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">* Fiziki ve Lojistik Zorluklar:&nbsp;İşgal altındaki bölgelerden Ankara'ya ulaşım ve meclis binasının hazırlanması süreçlerinde teknik zorluklar yaşanmıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mustafa Kemal Paşa, bu zorluklara rağmen 19 Mart 1920 de, bütün illere genelge göndererek; yeni açılacak ve Türk milleti adına karar alacak meclis için aday seçimi&nbsp; yapılmasını sonrada&nbsp; ivedilikle Ankara'ya gönderilmelerini istemişti. Kendisi de Ankara milletvekili olarak seçilen Mustafa Kemal Paşa Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen temsilcilerle birlikte meclisi 23 Nisan 1920 cuma günü, Hacı Bayram Veli camisinde kılınan cuma namazı sonrası, hatimler indirilerek açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlk oturumu, en yaşlı üye olan Sinop milletvekili Şerif Bey yönetti. 24 Nisan 1920'deki ikinci oturumda TBMM, oybirliği&nbsp; ile başkanlığa Mustafa Kemal'i seçti ve o&nbsp;&nbsp; TBMM'nin izleyeceği siyaseti şöyle özetledi: "Milletimizin kuvvetli, mesut ve istikrarlı yaşayabilmesi için, devletin tamamen milli bir siyaset izlemesi ve bu siyasetin iç teşkilatımıza tamamen uygun bulunuyor ve dayanıyor olması gereklidir. Milli siyaset dediğimiz zaman anlatmak istediğim mana şudur: Milli sınırlarımız içinde her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı devam ettirmek, millet ve memleketin gerçek saadet ve imarına çalışmak... Medeni dünyadan, medenî ve insanî muameleye karşılık dostluk beklemek." </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meclis, Mustafa Kemal tarafından verilen,&nbsp; Meclis'in yetkileri ve bir hükümetin kurulması hakkındaki önergeyi kabul etti. Buna göre:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1) Hükümet kurmak zorunludur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2) Geçici olarak bir hükümet başkanı tanımak, ya da padişah vekili atamak doğru değildir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">3) Meclis'te toplanmış olan millî iradeyi, vatanın geleceğine el koymuş olarak tanımak temel ilkedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">4) TBMM'nin üstünde hiçbir güç yoktur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">5) TBMM, yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplar. Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul, hükûmet işlerini yürütür. Meclis başkanı, bu kurulun da başkanıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu kararın altına şöyle bir not yazılması da kabul edildi: Padişah ve halife, bulunduğu baskıdan kurtulduktan sonra, Meclis'in düzenleyeceği esaslar içinde yer alır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TBMM, 25 Nisan 1920'de milleti birlik ve beraberliğe çağıran ve düşman propagandasına inanılmaması gerektiğine ilişkin bir bildiri yayımladı ve aynı gün altı kişilik "Geçici İcra Heyeti" seçerek hükümet işlerine el koydu. 30 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışı, Batılı ülkelere de duyuruldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu gelişmeler üzerine Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları,&nbsp; Damat Ferit Paşa hükümeti ve Padişah Vahdettin tarafından "vatan haini" ilan edilerek idam kararlarına çarptırılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Milli Mücadele'yi bastırmak amacıyla 29 Nisan 1920'de İstanbul hükümeti tarafından önce&nbsp; "Hıyanet-i Vataniye" (Vatana İhanet) Kanunu çıkarılmış ve Mustafa Kemal ile arkadaşları bu kapsamda isyancı olarak ilan edilmiştir. (Zaten &nbsp;11 Nisan 1920'de Şeyhülislam Dürrizade Ali Efendi, Kuva-yi Milliye'cilerin katledilmesinin dini bir görev olduğunu öne süren bir fetva yayımlamıştı.)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İdam Kararları ve Onaylanması:&nbsp;İstanbul'da kurulan Dîvân-ı Harp (Askeri Mahkeme), Mustafa Kemal Paşa, Fevzi (Çakmak) Paşa, İsmet (İnönü), Refet (Bele) ve diğer bazı Milli Mücadele liderleri hakkında gıyaben&nbsp; idam kararları vermiştir. Bu kararlar, Padişah Vahdettin tarafından 24 Mayıs 1920 tarihinde onaylanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meclis açılması ve kararlar alması binlerce yıllık Türk töresine uygun gelişmelerdi. Çünkü Türklerde yönetim, kurultay (toy/kengeş) kararları ile sağlanırdı.&nbsp;Devlet işlerinin, savaş-barış kararlarının ve önemli meselelerin görüşülüp karara bağlandığı&nbsp; meclis alışkanlığına sahip bir millettik. Kağan, hatun, boy beyleri, yüksek devlet görevlilerinin&nbsp; (apa, tarkan, tudun) katıldığı, demokratik ve danışma niteliği taşıyan bu meclis, kağanın yetkilerini dengeleyen ve törenin korunmasını sağlayan en önemli yapıydı. Kurultaylar, Türk devletlerinin sürekliliğini ve yönetimde fikir birliğini (istişare) sağlamada tarihi bir rol oynamıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kısacası biz milattan önceki yıllarda bile meclis de karar alır ve uygular, tek adamın herşeye karar verdiği bir düzeni tanımazdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün hadsiz birileri Türk milletine yol gösterir oldu. Tombalak Efendi ne demiş;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;-1923'te Türkiye'de oluşturulan Ulus devlet yapısının önlerinde engel olduğunu ifade eden Tom Barack, önceki gün Antalya'da Dışişleri Bakanımızın da katıldığı forumda;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Dünyanın bu bölgesi sadece tek bir şeye saygı duyar: Güç!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eğer bölgeyi incelerseniz işe yarayan tek şeyin, altını çiziyorum 'tek' şeyin, bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler..."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İfadelere bakın ve sürüklenmek istendiğimiz bataklığı görün!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu sözleri alkışlayanlar, sizlerinde elleriniz kırılmalı. Ama devleti yönetenlerin çıtı bile çıkmayınca, size ne diyelim?! En zor koşullarda yedi düveli karşısına alan atalarımızdan bize kalan miras&nbsp; bu kadar kolay mı&nbsp; harcanacaktı?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:37:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çıktığın yerden inmesinde bileceksin        </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ciktigin-yerden-inmesinde-bileceksin-3045</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ciktigin-yerden-inmesinde-bileceksin-3045</guid>
                <description><![CDATA[Çıktığın yerden inmesinde bileceksin        ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Siyaset öyle bir iştir ki, bazılarına göre hizmet için bir araç, bazılarına göre bu aracı kendi bencilliğinde kullanmak, bazılarına göre gelecek kapısı gibi görmek, bazıları da bu alanı din, iman, dava, yükselme ve şahsi çıkarlarında kullanma aracı olarak görürler. Halbuki siyaset ne dindir ve ne de imandır. Ülke ve vatandaşların huzur ve rahatı için kullanılan bir araçtır. Ama ne hikmetse kendisine koyun bile güttürülmeyecek bazı kimseler, birilerinin sırtından siyaset kanalı ile bir yere gelince ben neymişim havasına kapılıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben yoksam gerisi tufan düşüncesi hakim oluveriyor. Be kardeşim ben öyle siyaset kanalı ile bir yere gelenleri biliyorum ki, onların bazılarına odacılık yaptırmam. Adam herhangi bir siyasi parti kanalı ile birilerinin desteği ile Milletvekili, il genel meclis üyesi, Belediye meclis üyesi ve başka bir makama gelmiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğer bir başka seçimde kendisi tekrar değerlendirilmezse kıyameti koparıyor ve hayatında hiç bir şekilde gelemeyeceği yere parti kanalı ile geliyor. Sonra bir bakmışınız kendisini adam yerine koyan partisine ver yansın ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hiç bir makam kadıya mülk değildir, insanın inandığı bir dava olur. Burada mücadele verir başarır başaramaz, ama bana bir yer verilmedi diye düşündüğü davaya düşmanlık yapamaz. Kesersiniz, bazı şahıs ve kişilere kızabilirsiniz, ama düşmanlık yapamazsınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dün eski bir siyasetçimizle sohbet ederken aynı konuyu konuştuk. Mesela ben taraf olduğum siyasi düşünceye küsmesi gereken birisi varsa ben küsmeliyim. Bazı kişi ve şahıslara küserek düşündüğüm düşünceye karşı bir tavır almam söz konusu olamaz. Ama yanlış yapanlar varsa onlarla zaman ve zemin içerisinde mücadelemizi veririz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bakıyorum Ak Parti, MHP, CHP ve diğer partiler içerisinde de kırgın ve küskün bir çok insan var. Bunun hesabını ise partisinin kazanmaması ile almaya çalışıyorlar. Yani partisi başarısız olursa orada oturanların hesabını görme fırsatı kolluyor. Bu düşünce bürokrasi kesiminde de var. Dün makama gelmiş oturmuş, bu gün alınmış ver yansın ediyor. Be kardeşim erişemeyeceğin bir makama getirilince iyi idi de şimdi alınınca kötü mü oldu? Kimseye bir makam ömür boyu oturmak için verilmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Partiyin yanlış politikalarını görebilirsin, bundan dolayı başka partiyi de destekleyebilirsin. Ama beni bir yere getirmediler, tekrar seçmediler diye ders vermeye çalışırsan bunun adı menfaatçiliktir. Dün bir yerlere geleyim diye mücadele verirken, bugün ben yokum diye yok etmeye çalışmak siyasi ahlaksızlıktır. Hele daha önce seçilmiş olup ta tekrar seçilemeyenlerin böyle hesap içinde olması ayrı bir siyasi ahlaksızlıktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; O kadar gücün varsa, kamuoyu tarafından seviliyorsan çıkacaksın bağımsız aday olacaksın. Sonrada oturup boyuyun ölçüsünü göreceksin. Var mı buna cesaret edebilen, olmaz. Kapalı kapılar arkasından başka kapıya yatarak hesap görmek daha kolay.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Onun için hangi siyasi görüşte olursanız olun, ama kendi bünyenizde mücadele verin. Başkasının koynuna girerek kendi düşüncenize hesap sormaya tenezzül etmeyin. Yada hiç siyaset yapmadan aleyhte bulunmadan bir kenara çekilip kendi halinizde işinize gücünüze bakın türübüne oturup seyredin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben varsam her şey var, ben yoksam gerisi tufan düşüncesinden vazgeçilmelidir. Önce ülkemin konumu, sonra sevgi ve saygı olmalı. Sonra ben konusu içeride mücadele ile yapılmalı. Yoksa zarar verdiğin yer yok olursa sen o zaman nasıl ve nerede mücadele edeceksin? Herkes önce kendi durumunu analiz etmeli, ben nereye layığım demeli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hiçbir makam kadıya mülk değildir, çıktığın gibi inmesini de bileceksin.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:37:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HACCA GİTMEK</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hacca-gitmek-3044</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hacca-gitmek-3044</guid>
                <description><![CDATA[HACCA GİTMEK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dedem rahmetli Hacı Osman, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İslam’ın beş şartından biri olan Hacca gitmek ve kutsal topraklara varmak için atı ile yola çıkmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakmış ki at yük oluyor kendisine,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adana’ya varınca atı satıyor yaya olarak yoluna devam ediyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hac ibadetini yaptıktan sonra gene yaya olarak yurda dönüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu gidip gelme altı ay sürüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye bir bakın...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başta diyanet ve özel şirketler planlı programlı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hac yolculuğu düzenliyor, evinden alıp uçakla hac yolculuğu yapılıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üç saatte Suudi Arabistan’a varılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Otelde yatacak yerin hazır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şirketin her öğün verdiği yemek lokantalarda, aşevlerinde sizi bekliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her kafilenin yanında hac ibadetlerini rehberin öncülüğünde beraber yapıyorsunuz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hac ibadeti hitamında gene uçakla üç saatte Ankara’ya dönüyorsunuz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Getireceğiniz hediyeler başka bir uçakla Adana’ya getiriliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adana’dan da kargo vasıtası ile adresinizin üzerinde yazılı olan koliler evinize kadar getirip teslim ediliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şu kolaylığa, şu rahatlığa bir bakınız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Teknoloji insanları ne çok rahatlatıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sağlığı ve maddi imkanları yerinde olan her müslümana hac farzdır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüce Allah her müslüman kuluna nasip etsin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:48:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞEHİT ÖĞRETMEN  DÜNDAR ALP</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehit-ogretmen-dundar-alp-3043</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sehit-ogretmen-dundar-alp-3043</guid>
                <description><![CDATA[ŞEHİT ÖĞRETMEN  DÜNDAR ALP]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şeyh Said İsyanında şehit edilen öğretmen Dündar Alp’in hikayesi ibretliktir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">(İstiklal Mahkemesi tutanakları ve basında yer alan haberler ışığında)&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İsyanı aylar öncesinden bildirdiği halde kimseyi inandıramadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İftiracı durumuna düştü. Öğretmenlikten atıldı. Hapis cezası aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İsyan başlayınca asiler tarafından öldürüldü, cesedi sokaklarda sürüklendi, köpeklere yedirildi.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bingöl merkez başöğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp, </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şeyh Said İsyanından aylar önce, isyana hazırlık yapıldığını fark ederek durumu hükümete bildiren zabıtlar tutmuştur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp’in 26 Ekim 1924’te tuttuğu ilk zabıt halk içinde fitne çıkartmak için çalışan Hacı Mehmed isimli birisinin Mustafa Kemal’in "Haccı kaldırdığı ve İslamiyet’e darbe vurduğu!" yönünde propaganda yaptığı yönündeydi. (Kaynak: İM/T12/69-12/160/6)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçişleri Bakanlığına sunulan bu rapor sonucunda Bingöl Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey inceleme başlattı. Hacı Mehmed suçlamaları reddetti. Kendi lehine şahitler buldu. Kaymakam, Dündar Alp hakkında asılsız ihbarda bulunmaktan soruşturma başlattı. Genç Valisi Dündar Alp’i görevden aldı. (Kaymakam, mahkemede Dündar Alp’in görevden alınma sebeplerini göreve devamsızlık, kitapları fahiş fiyatlara satmak şeklinde belirtecekti.)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp görevden alındıktan sonra Genç eski mebusu Hamdi Bey’in teşvikiyle 5 Ocak 1925’te hem İçişleri Bakanlığı hem de bizzat Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf göndererek yine isyan hazırlıklarından bahsetti. İçişleri Bakanlığı konuyu Genç Valisine yazdı. Vali, Dündar Alp’in tekrar ifadesini aldı ve 13 Ocak 1925’te İçişleri Bakanlığına Dündar Alp’in hezeyanlarından hiç birisini ispat edemediğini, Dündar Alp ve Hamdi Bey’in şahsi meselelerine siyasi şekil vererek asılsız ihbarda bulunduklarını belirterek bu nedenle Bitlis Askeri Mahkemesine sevk edilmelerine izin verilmesini istedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aynı gün Dündar Alp, Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekerek Vali’nin kendisine baskı yaptığından yakındı ve ifadesinin Ankara’da alınmasını istedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">(Kaynak: Eyüp Ertüren, Şark İstiklal Mahkemesi: Şeyh Said İsyanı)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp memleketin başına gelmesi muhtemel bir ihtilalden bahsediyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp 15 Ocak 1925 tarihli üçüncü telgrafında vaziyetin günden güne kötüye gittiğini ve kendisinin yerine öğretmenliğe atanan Sıddık isimli şahsın casus olduğundan bahsetti. Bingöl’de bir Kürt cemiyetinin olduğunu ve Vali’nin bu işlere sessiz kaldığını belirten Dündar Alp memleketin başına gelebilecek muhtemel bir ihtilalden söz etmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp, Vali’nin 13 Ocak 1925 tarihli yazısına istinaden gerçek dışı ihbarda bulunmak suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. Dündar Alp bu sırada Bingöl’den kaçıp Lice’de ki eniştesinin yanına sığınmıştı. Gıyabında yapılan mahkeme sonucunda üç ay hapis cezasına çarptırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şark İstiklal Mahkemesi tutanaklarını inceleyen Eyüp Ertüren, Dündar Alp’in eniştesi Lice Ziraat Bankası Memuru olan Abdülgani, 11 Nisan’da 5inci Kolorduya yazdığı yazıya göre olayın şöyle geliştiğini aktarmıştır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Muallim Mehmed, (Dündar Alp) Şeyh Said hakkında bir şey yazmaya cesaret edememiş ancak Şeyh Said’in casuslarından olan Hacı Mehmed hakkında yazı yazmıştır. Yapılan tahkikatlarda ise Kürt casuslarının vermiş olduğu ifadelerle Muallim azledilmiş ve yerine meşhur Bitlisli Hacı Musa Bey’in yeğeni, Kürt casusu Sıdkı Efendi, muallim olarak tayin edilmiştir. Bunun üzerine hayatının tehlikede olduğunu anlayan Muallim, Lice’ye eniştesi Abdülgani Bey’in yanına gelmiş ve oradan Diyarbekir’e bir rapor yazmıştır. İsyanın başlamasından sonra Hacı Mehmed, Şeyh Said ile birlikte Diyarbekir cephesinde bulunduğu sırada Lice’nin Kaya Mahallesi’nden para karşılığında temin edilen bazı kişiler 10 Mart günü saat 11.00 sıralarında Muallim’in olduğu evi basarak kapının önünde şehit etmişlerdir. Muallim, evin önünde yaklaşık bir saat yağmur altında kalmıştır. Muallim’in şehadetinden sonra Hacı Mehmed, Muallim’in Kadımadrak’taki evini ve hayvanlarını yağma ettirmiştir.” (Kaynak: Ertüren, a.g.t. , s. 235; İM/T12/12/69-12/158/6-7)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vakit Gazetesi Diyarbakır Muhabiri Naşit Hakkı’nın konuyla ilgili haberi 17 Mayıs 1925 tarihli Vakit Gazetesi’nde “Suret-i Mahsusada Diyarbakır’a Gönderdiğimiz Muharririmizin Mektupları” başlığı altında yayınlanmıştır. Haberde Dündar Alp’in telgraflarına da yer veren Naşit Hakkı, Dündar Alp’in katledilişini şu sözlerle anlatmıştır: </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Asiler Lice'ye gelince genç muallimin Kale Mahallesi’ndeki evine gidiyorlar, kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar. Melun şeyhin fetvasıyla dinsiz addedilen vatanperver ve Şeyh'ten bin defa dindar zavallı genç muallimin cesedini günlerce sokaklarda köpeklere yediriyorlar. İşte artık ebediyen hayata veda etmiş bulunan genç muallimin hatırası, hikâyesi.”(Kaynak: Vakit, 17 Mayıs 1925, s. 2.)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yakup Kadri, 24 Mayıs 1925 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan&nbsp; “Meselenin Öbür Safhası” başlıklı yazısında Dündar Alp’in şehit edilmesini ele almış ve isyanla ilgili şu sözleri söylemiştir:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bir Şeyh Sait hadisesi deyip de geçiverdiğimiz şu felaketin zavallı Türk milletine kaç cana mal olduğunu ve henüz ilk adımını atmaya başlayan bağımsızlık hareketini kaç sene geriye ittiğini derin bir elemle müdrik (idrak etmiş) bulunmaktayız.” (Kaynak: Hakimiyet-i Milliye, 24 Mayıs 1925, s.1)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bingöl Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey ve Genç Valisi İsmail Hakkı Bey Dündar Alp’in ihbarlarını ciddiye almadıkları için Şeyh Said davasında yargılandılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kaymakam Hüseyin Hilmi Bey idama mahkum edildi ancak daha önce vatana etmiş olduğu hizmetler hafifletici sebep sayılarak ve idam cezası 15 sene kürek cezasına çevrildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç Valisi görevini suiistimal ettiğinden dolayı bir yıl hapis ve bundan sonra devlet görevinde çalışmama cezasına mahkum edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dündar Alp’e üç ay hapis cezası veren hakim Ali Rıza Efendi sınır dışı edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">(Kaynak: Şark İstiklal Mahkemesi (Kararlar ve Mahkeme Zabıtları) , TBMM Basımevi, Ankara 2016, s.83.)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye'nin ilk şehit öğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp'i saygı ve minnetle anıyorum.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mekanın cennet olsun inşallah öğretmenim.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:47:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÖRGÜ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gorgu-3042</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gorgu-3042</guid>
                <description><![CDATA[GÖRGÜ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Büyüklerim anlatırdı...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Osmanlı’nın son padişahı Sultan Vahdettin zamanında, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’da martaval adında ermeni bir doktor varmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eğri Minare sokağında bir evde otururmuş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortalıkta bir söz dolaşmaya başlamış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Martavalın evinde ateş içeride yanarmış. Dumanı dışarı çıkarmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nasıl olur diye meraklılar görmeye gitmiş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakmışlar ki doğru. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Martavalın hanımı meraklıları içeri almış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın bunun adı soba. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İçinde odun yakılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şu borularla duman dışarı çıkar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bundan böyle Aksaray’da kalbur üstü insanlar soba yakmaya başlamışlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Derken tüm halk evlerinde soba yakmaya başlamış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocukluğumda Hasandağı yöresindeki vatandaşlar dağdaki meşe odunlarını keserler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eşeklere yükleyip sokak sokak gezdirerek satarlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sırtında bebesi ve ayak yalın kadınların kış kıyamette odun yüklü eşeklerle sokak sokak dolaştıklarını bu gözler gördü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anam rahmetli böylesi çıplak ayaklı kadınlara giyilebilecek eski ayakkabıları verdiği zaman yoksul kadınlar bayram yaparlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Meşe odununu parası olan yakardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Odun kömürü de getirirdi köylüler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mangalda dışarıda meşe kömürü yakılır isi çıktıktan sonra kor ateşli mangal içeri alınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kül ile örtüldü mü bu ateş sabaha kadar kalırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazı kahve tiryakileri mangalda kahve cevzesini hiç eksik etmezdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonraları odun sobasında tezek, kavak dalı, ayçiçek sapı derken,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kok ve linyit kömürü yakıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın zamanda da kazandaki suyu ısıtan kömür ateşi ile kaloriferli evler cazip hale geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi de doğalgaz ile ısınmaya başladı evler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmkanlar boy gösterdikçe rahatlık da insanları mutlu ediyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Asil Türk milletine bu mutlu yaşantıyı çok gören dış düşmanlar fitne çıkarmaktalar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kültürlü halkımız buna aldanmayınca haçlı şaşkına döndü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:19:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eğitim Şart</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/egitim-sart-3041</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/egitim-sart-3041</guid>
                <description><![CDATA[Eğitim Şart]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaklaşık 600 yıl önce bir gündü;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi. Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">II. Murat “Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve&nbsp; bu şekilde sınıfa giremeyeceğini, izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Olaylar karşısında&nbsp; Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası azarlanmış&nbsp; ve kovulmuştu. Mehmet allak bullak olmuştu.&nbsp; Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra&nbsp; Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaklaşık 100 yıl önce bir gündü;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Çankaya’daki küçük okulda okuyan kızların bilgilerini yoklayan Gazi, iyi yetişmediklerini görmüş, Rüsuhi Bey’i bunun nedenini öğrenmekle görevlendirmişti. Gazi çalışırken Rüsuhi Bey ile Genel Sekreter Tevfik Bey geldiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rüsuhi Bey bilgi sundu:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Öğrencilerin çoğu hatırlı kimselerin çocukları. Öğretmen bu yüzden öğrencileri sıkmıyor, ders yapmak yerine daha çok oyun oynatıyormuş.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gazi Tevfik Bey’e,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘İlgililerle konuş..’dedi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘..bu dalkavuk öğretmeni oradan alsınlar. Hatır gönül dinlemeden öğretmenliğin gereğini yapacak birini yollasınlar.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Çankaya’daki küçük okula yeni bir öğretmen atanmıştı. Çalışkan, ciddi, öğrencilerini yetiştirmek için çabalayan gerçek bir öğretmendi. Sabiha, Rukiye ve Zehra yine ödevlerini yapmamışlardı. Üstelik öğretmene kafa tutuyorlardı. Üçüne de bağırmaya başladı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Susunuz! Hem tembel hem şımarıksınız. Kimin nesi olursanız olun, tembelliğe, şımarıklığa, hele küstahlığa hakkınız yok. Şimdi okulu terk edin. Bir daha da buraya ayak basmayın!’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zehra, ‘Sizi Gazi Paşa’ya şikâyet edeceğiz! dedi.Öğretmen kıpkırmızı kesildi. Kapıyı gösterdi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Çıkııııııın!’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kızlar çantalarını toplayıp sınıftan çıktılar. Öfkeden gözlerinden yaş iniyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Her şeyi Gazi Paşa’ya anlatalım.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bizi azarlamak, kovmak ne demekmiş anlasın.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Eski öğretmen ne iyiydi. Hep oyun oynatırdı.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koşa koşa köşke geldiler. Gazi’yi buldular.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Ne oldu? Anlatın bakayım.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçlerini çeke çeke anlattılar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Eski öğretmenimiz çok iyiydi.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bu her gün ev ödevi veriyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Her gün sınav yapıyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bilemezsek azarlayıp duruyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Tembeller diyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Şımarıklar diyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bu yoksul millete kaça mal olduğunuzu biliyor musunuz diyor.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘İyi davransın diye sizin kızınız olduğumuzu söyledik.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Aldırmadı bile.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Çok gücümüze gitti.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Biz de kızdık, ev ödevimizi yapmadık, bundan sonra da yapmayacağımızı söyledik.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sabiha elinin tersi ile gözyaşlarını sildi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Üçümüzü de sınıftan kovdu.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bir daha da gelmeyin dedi.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gazi ‘Bitti mi?’ diye sordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Bitti.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayağa kalktı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Çok kötü bir şey yapmışsınız çocuklar. Savaştı, işgaldi, iyi bir eğitim görmediniz. Öğretmen eksiklerinizi tamamlamaya çalışıyor. Daha ne istiyorsunuz? Öğretmene karşı gelmek ne demek? Öğretmenlikten daha yüksek bir mevki mi var sanıyorsunuz?’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kızlar Gazi’yi herkesten yüksek sanıyorlardı. Çok bozuldular.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Rüsuhi Bey!’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Buyrun efendim.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Al bunları hemen şimdi okula götür. Öğretmenin elini öpüp af dilesinler. Mesleğinin gereğini yaptığı için de kendisine çok teşekkür ettiğimi söyle. Bize böyle gerçek öğretmenler gerek. Haydi okula!’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kızlar süklüm püklüm okulun yolunu tuttular. Demek öğretmen Gazi Paşa’dan daha yüksekti ha!” </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2.&nbsp; Murat veya Atatürk olmamız mümkün değil ama eğitimin ne olduğu konusunu anlamış ; en azından kendi çocuğunu yanlış yollara süreklemeyecek kadar durumu idrak etmiş yöneticilere, anne ve babalara ihtiyacımız olduğunu ne zaman göreceğiz?&nbsp; Unutmayalım ki, çocuklar şımarık doğmaz; diplomalı, maaşlı ama eğitimsiz ebeveynler tarafından şımartılır...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O şımarıklığa herkes tahammül etsin istenirse bırakın eğitimi, öğretimi bile sağlamak mümkün olamaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün, en küçük bir azara katlanamayan, öğretmenini anne babasına şikayet eden öğrencileri; okula gelip öğretmenleri döven, söven,&nbsp; kavga eden anne babaları gördükçe üzülüyorduk. Meğer bin beterini yaşayacakmışız! Bu küstahlık damlaları büyüyüp koskoca bir denize dönüşmüş!&nbsp; Liyakatsiz idareciler&nbsp; ise&nbsp; hiç bir tedbir almayıp yine milletin gözünü boyamakla meşgul olmuşlar!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sussak gönül razı değil, söylesek&nbsp; tesiri yok! Yine de biz&nbsp; tarihe not düşelim. Siyaset gözlüğü ile bakıp gerçekleri göremezsiniz. Allah'tan&nbsp; korkun!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:17:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hedefiniz doğru olursa yola düzgün gidersiniz     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hedefiniz-dogru-olursa-yola-duzgun-gidersiniz-3040</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hedefiniz-dogru-olursa-yola-duzgun-gidersiniz-3040</guid>
                <description><![CDATA[Hedefiniz doğru olursa yola düzgün gidersiniz     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanların bir hedefi ve gayesi olmalı. Hedefsiz insanlar boş silaha benzerler. İnsanlar yaptıkları işlerde ve oturdukları koltuklarda kendilerine bir hedef seçmeliler. Bu hedef sadece kendi çıkarların ve menfaatlerin için olursa bu hedef amacına ulaşmaz. İçi boş bir teneke gibi tıngırtı yapmaktan başka bir işe yaramazsın. Hedefsiz insanlar hedefi olmayan insanlarla yola çıktığında hedef menfaat olursa o yol arkadaşlarında bir gün seni satar yalnız kalırsın. Bu gün az da ola biraz siyasete dokunalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Siyaset ne için yapılır, siyasetçi kendine bir yol ve hedef seçerek ilerlerler. Hedefini yanlış belirleyenler, bir gün piyasadan yok olup giderler. Yaşımız itibarı ile bu ülkede çok siyasetçiler görüp tanıdık. Ama maalesef çoğu piyasadan silinip gittiler esameleri bile okunmuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurulan partiler içerisinde tek parti dönemi hariç ülkede üst üste 24 yıl iktidarda kalan sadece Ak Parti var. Eğer Tayyip Erdoğan’ın bir hedefi olmasaydı bu gün oda kaybolup gitmişti. Koyduğu hedeflerin çoğunu hayata geçirmiştir, bundan dolayı bu millet onun arkasından gitmiştir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İdealist olmayan, derdi bu milletin derdi olmayanlar çok kısa zamanda geçip gitmişlerdir. Bunun numunelerini ve örneklerini çok gördük. Halende görmeye devam etmekteyiz. Sadece hedefi kendi şahsını ve geleceğini düşünen hedefsizler hedeften sapmış ve hedefe ulaşamamıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aksaray’a baktığımızda aynı durumları görmekteyiz. Ak Parti teşkilatları son dönemlerde ahbap çavuş ilişkisi ile hedefsiz bir şekilde acemice kendi yolunu açmak için hedef seçtikleri arkadaşları ile de maalesef hedeflerine ulaşamamışlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben Ak Parti il başkanını düne kadar savundum ve arkasında durdum. Müsaade edin de bu gün yanlışları da yazalım. Seçim öncesi bir ara bir yazımda yapmayın etmeyin maksadınız Evren Dinçer’e seçim mi kaybettirmek diye yazdım. Maalesef bu gün o yazdıklarımız nerede ise gerçek oluyordu. Neden partiden herkesi dışlarsanız, herkese tavır alırsanız sonuç budur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her iki seçimde de Ak Parti oyları ülkede ilk sıralara girmişti, şimdi partinin oyu neden düştü? Bunun hesabını vermek lazım değil mi? Efendim Cumhur ittifakı ülke genelinde Aksaray’da başarılı iller arasına girdi diye zafer sarhoşluğuna kapılanlar, neden benim partimin oyu bu kadar düştü diye oturup muhasebe yaptılar mı? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Seçimlere 5 gün var, bir yerde oturuyoruz, bir arkadaş Ak Parti sandığında görev almış. Bu arkadaş diyor ki, ben oyumu MHP vereceğim. Bende sordum neden Ak Parti sandığında görev aldın o zaman dedim. Adam şunu söylüyor, “ sandıktan para almak için yazıldım” diyor. Tabi bu arkadaşı kendilerine yakın olduğu için birileri yazdırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sandık görevlisi bile başka partiye oy atacak kişilerden yazarsan olacağı budur. En son seçimde o kadar dedikodu çıkarılmasına rağmen %54 alınan oylar mahalli seçimlerde merkezde %31 lere düştüğünün hesabını vermeliler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu saatten sonra bütün yük ve görev Evren Dinçer Başkana düşüyor. Bu parçalanan ve dağılan oyların toplanması gerekiyor. Dersini alan arkadaşlarda bundan sonra nasıl bir ders çalışırlar bilmiyorum. Bakın ben eleştirdim diye kesin bana selam vermeyecekler, particilik işte bu değildir. Hedefsiz yol almayı bırakın hedefiniz doğru olsun yeter.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TAZİYE: Belediye başkanı Sayın Evren Dinçer’in annesinin vefatı dolayısı ile Sayın başkanın başı sağ olsun Allah mekânını cennet etsin.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:14:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/denize-dusen-yilana-sarilir-3039</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/denize-dusen-yilana-sarilir-3039</guid>
                <description><![CDATA[DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şıh Hamid-i Veli Hazretleri Türbesi’nde çilehane denen yer altında bir odacık var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Burada hiç kimsesiz Orta Asya’dan gelme Zabit emmi yatar kalkardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Somuncubaba Türbesi kapı ve pencerelerine çaput bağlanırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dilek dileyen bu elbisesinden kopma bezlerle dolum dolum doluydu türbe duvarlarında. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üstelik Zabit emmiye yiyecekler verilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dileğin kabul olması için zabit emminin duası alınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O devirde Aksaray’ı sivrisinek sürüleri sıtma hastalığına davetiye çıkarırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evler birer revirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yatan yatana. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıtmadan ölenin hattı hesabı yoktu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben dahi çocuktum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıtmaya yakalandım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anam rahmetli Şıh Hamid-i Veli Türbesi önünden hiç ayrılmayan Zabit emmi bileğime bir ip bağladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir şeyler söyledi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüzümede bir iyice tükürdü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güya sıtmadan kurtulacaktım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne gezer. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karnım küp gibi boynum armut sapına dönmüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Komşular benim gibi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocuklarını sıtma mücadelesine götürmüşler ve iyileşmişti çocuklar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunu duyan anam sırtına aldığı gibi Zafer okulu sokağında kuzucuların apartmanı arsasında iki katlı sırmalı taş bir bina olan sıtma mücadelesine götürdü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktor Sabri bey muayene etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anama bir kızdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir çocuğu bu hale gelinceye kadar niye getirmedin dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göğ kinin verdi. Sabah akşam yemekten sonra içirmeyi tembih etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tereyağ, bal, pekmez, yumurta çok çok yesin diye savuşturdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de sivrisineğe hiç ısırtma çocuğu. Odanın pencerelerini kapa.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cibinlik altında yatsın dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktorun dedikleri yapıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On beş gün sonra sokakta oynamaya başladım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Benzime kan geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Etli canlı oldum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte size cehaletten bir örnek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle şaşkındı ki halk.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne yaparsın, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Denize düşen yılana sarılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O günler gitti bir daha gelmesin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye bakın Cumhuriyet Türkiyesi sağlık alanında Avrupa Ülkeleri ile yarış halinde. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 16:27:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOBAN PİLAVI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/coban-pilavi-3038</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/coban-pilavi-3038</guid>
                <description><![CDATA[ÇOBAN PİLAVI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1942 de okumuşun yokluğunda ortaokulu bitirir bitirmez Maliye Tahsilat Kalemine katip olarak alındım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maaşım da 39 lira 60 kuruştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başımdaki memur Hami Perek’in maaşı 46 liraydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mal Müdürüde 57 lira alırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İkinci Cihan Savaşıydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Almanlar balkanlara kadar gelmiş Edirne’den top sesleri duyuluyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye ise yoksuldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Memurun maaşını ödeyemez hale geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarım miyon asker silah altındaydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Para lazımdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Orduya ekmek lazımdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cumhurbaşkanı rahmetli İsmet İnönü eskinin öşür vegisini getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylünün kaldırdığı buğday mahsulünden yüzde on devlet hissesi alınacaktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İl ve ilçelerde komisyonlar kuruldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her köyün durumuna göre şu kadar ton mahsul versin dendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray ilçesinde kaymakam Alaattin Siyavuşgil başkanlığında, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ticaret, Ziraat, Belediye, Maliye ve halktan birer kişiden ibaret komisyon her köyün vereceği devlet hissesini kararlaştırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mesela adları önceden böyle olan Çimeli Uzartık, Veyisfakılı, Çimkeli yeni köy, her biri masaya yatırılır ne kadar ton devlet hissesi vermeleri kararlaştırıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maliye dairesi öşür memurlarını tayin eder ve bölgelerine gönderirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bu öğretmen Saim Uluırmak ile Ortaköy bölgesine gönderildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devletin kiraladığı tek atlı araba ile Balcı’ya vardık. Muhtar Emin yağda pişmiş yumurta ile bir iyice karnımızı doyurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bundan sonra köylü köyden köye at ve eşek ne bulunursa öşür memurunu taşırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eşek sırtında Ortaköy’e vardık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karakol kumandanı üst çavuş Rasim bey de bize katıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortaköy, Aflak, Hocabeyli, Çiftevi, Bozkır, Saları, Alaca derken,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Muhtar o köyün vereceği şu kadar devlet hissetini çiftçilerin gücüne göre dağıtır vergisini ofise getirip teslim etmek mecburi idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her üçümüz öşür memurları at sırtında devedamı ve Harbendalı’ya giderken kırda otlayan koyun sürüsünün çobanı ile karşılaştık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koyunlardan sağdığı süt ile toprak çanakta pişirdiği pamuk gibi çoban pilavını çobana ikram etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yemesine doyamadık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bunu anlatınca Yapılcan köyünden Yadigar; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bir çoban pilavı pişireyim de bir gör dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nasip olmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O pamuk gibi pişmiş çoban pilavı yufka ekmeğin üstüne döküldü de yufka ile beraber Sokum yapılıp ağzına gönderdin de ardından kuru soğanla iştah açtın mı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yemesine doyum olmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte çobanların doğal yaşamı böyleydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 19:07:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AKSARAY KONYA OLUYOR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-konya-oluyor-3037</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-konya-oluyor-3037</guid>
                <description><![CDATA[AKSARAY KONYA OLUYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aratol ve Hamidiye kasabalarının Aksaray şehrinin birer semti ve mahallesi olmaları kesinleşti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Topakkaya ve Sağlık kasabalarda da topun ağzına Aksaray’ın nazım bir şehir planına ihtiyacı olduğu meydanda. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1989 da Aksaray vilayet olduğunda Koçhisar’ın da Aksaray’a bağlanması düşünüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak Koçhisar’da siyasiler attan inip eşeğe binilmez diyerek,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koçhisar’ın Aksaray’ın bir ilçesi olmasına karşı çıkıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonradan akılları başlarına geldi ve lakin iş işten geçmiş oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zira Aksaray vilayet olmazdan evvel Niğde vilayetinde bir ağırlığı vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her dönemde Aksaraylı bir ya da iki milletvekili seçilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Halbuki Koçhisar Aksaray Vilayetinin bir büyük ilçesi olduğunda siyasette bir ağırlığı olacaktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koçhisar Ankara’ya bağlı kaldıkça zayıf siyasi gücü ile hizmetler manzumesinde işte böyle hep yaya kalmaktalar . </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ankara’dan hizmet talebi çok çok güç olduğu cihetle akılları başlarına geldi ve fakat tavşan yamaca geçince ah ve vahlar para etmedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi çevre kasabalar şehir imar planına alınınca,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette şehircilik öne çıkacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hizmet ayaklarına gelecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nasıl ki büyük Türkiye’nin önünü kesmeye kimsenin gücü yetmeyecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’ında da büyük şehir olması ve Konya olması ufuktadır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:35:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HİZMETLERİ ÇAĞRIŞIM</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hizmetleri-cagrisim-3036</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/hizmetleri-cagrisim-3036</guid>
                <description><![CDATA[HİZMETLERİ ÇAĞRIŞIM]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden Belediye Başkanlık seçimi yapılmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçilen belediye meclis üyeleri kendi aralarından veya dışarıdan getirdikleri bir hemşehrisine belediye başkanlık makamı emanet edilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1950 yerel seçim sonrasında böyle oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok nüfuslu ve sözü dinlenir altıparmak Sait Kadıoğlu amcazadesi mülkiyeli rahmetli Ahmet Kadıoğlu başkanlık makamına oturtuldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Reis Kadıoğlunun ilk hizmeti Hasandağı kaynak suyunu cazibe ile şehre akıtmak oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her mahalleye 2-3 sokak çeşmesi kurarak Aksaraylısına temiz içme suyu içirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve böylece insanlarımızın yüzüne kan geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bugün Kurtuluş ve Laleli mahallelerinin oturduğu araziyi parselleterek evsiz fakir fukaraya bedelsiz dağıtan Ahmet Kadıoğlu çok dua aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördük ki bu arsalar sonradan çok kıymetlendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiden apartmanlar dikilir oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şaibesiz hizmetleri ile dikkat çeken Aksaraylısı Ahmet Kadıoğlu’nu 1954 çok partili genel seçiminde Demokrat Parti’den milletvekili seçti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devre sonu Emlak Bankası genel idare meclisi üyesi olan Ahmet Kadıoğlu yüzlerce genç hemşehrisine sözü geçen bankadan iş verdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nur içinde yatsın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 16:49:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GEÇMİŞ ZAMAN  OLUR Kİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gecmis-zaman-olur-ki-3035</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gecmis-zaman-olur-ki-3035</guid>
                <description><![CDATA[GEÇMİŞ ZAMAN  OLUR Kİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1936 da Bulgaristan ve Romanya’dan 300 bin göçmen geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunların çoğu at ya da öküz arabalarıyla eşyalar da getirdiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anadoluya dağıtıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray ilçesinde 300 göçmen ailesi misafir edildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki evi olandan biri bazen de evinin iki odasından birine göçmen aileler oturtuldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hayvanları ile gelen göçmenler ahırların bir köşesinde seki denilen odacığa yerleştirildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir kaç sene sonra İmar ve İskan Bakanlığı’ndan bir heyet geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göçmen köyü kurulacaktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye Başkanı Muhittin Perek’den arsa talep edildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gösterilen arsalardan sağlık köyünün arsası beğenildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O devirde her mahalleden bir sığır sürüsü çıkardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki evden birinde inek, manda, at, eşek bulunurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Senelik çifçi çalıştırılırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu kalbur üstü ağalar beyler,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bizim hayvanlarımızın otlakiyesi olan sazı göçmenlere verdin diye hakarete varan söyleşiler oldu. Hatta reisin evi taşlatıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir kahvemi için diye ağaları beyleri belediye ye çağıran Reis Muhittin Perek; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hemşerilerim bana boşuna eziyet ediyorsunuz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göçmen köyü yapılacak saz sivrisineğin yuvası. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evler inşa edildikçe oturduktan altı ay sonra sıtmadan yarısı ölür. Yarısı da kaçar gider. Saz gene size kalır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Deyince ikna oldular. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gerçekten de öyle oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sazlık alan ekip biçmek için on yirmi dönüm arazi de göçmenlere verildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göçmenlere ilk defa ayçiçeği tarımını Aksaraylı tanıttı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çoğu insan cebindeki ayçiçeğini çıt çıt da çıt çitler oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O devirde sinema revaçtaydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zafer sinemasında&nbsp; sinema seyrederken yanında yöresinde olanlar çıt çıt da çıt ayçiçeği çıtlarken rahmetli doktor Ahmet Mutlu, gıcık kapıp filim bitmeden söylenerek sinema salonundan çıkıp gitmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte zamanın Belediye Başkanı rahmetli Muhittin Perek; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yürekler acısı Ervah Mezarlığını duvar içine aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Somuncubaba türbesi önünden geçen Coğlaki sıgırı inek ve mandalar gidip gelirken mezarlığa dağılırlar ve mezarları lap lap göçürürlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üstü açılan cesetleri köpekler sürükler ve yerlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aşağıdan sığır yolu açılıp mezarlık duvar içine alınınca vatandaş rahatladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şaibesiz ve o günün şartlarına göre hizmet veren zamanın Belediye Başkanı Muhittin Perek’in ruhu şad olsun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:47:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FETVA SAVAŞI</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/fetva-savasi-3034</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/fetva-savasi-3034</guid>
                <description><![CDATA[FETVA SAVAŞI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">106 yıl önce bugün, </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">10-11 Nisan 1920'de </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın Kuvay-i Milliyecileri hedef gösteren fetvası yayınlandı;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Padişahın izni olmadan, yabancı askerlere karşı duranları, asker ve para toplayanları tek tek ve topluca öldürmek İslam'ın gereği ve görevidir. Milliyetçileri öldürenler gazi sayılır, bu yolda ölenler şehit...&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sarayın talimatı ile Şeyhülislam Dürrizade Abdullah'ın kaleme aldığı bu fetva İstanbul basınında Saray yanlısı gazetelerde yayınlandı ve İngiliz, Yunan uçakları ile özellikle Ege bölgesi olmak üzere tüm Anadolu'ya atıldı ve halk arasında nifak tohumları yayılmaya çalışıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sarayın, Padişahın, içimizdeki hainlerin bu kansızca girişimine karşı 16 Nisan 1920'de Ankara Müftüsü Rıfat(Börekçi)Efendi öncülüğünde 153 din adamı eli ile Şeyhülislam Dürrizade Abdullah hainin hazırladığı Milli Mücadele karşıtı fetvanın dinen geçerli olmadığını ve işgale direnişin dini bir görev olduğunu ifade eden bir fetva yayınlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen ve bu mücadeleyi "şer'an meşru" sayan bu karşı fetva, Anadolu'da milli direnişi dini açıdan meşrulaştıran en önemli adımlardan biridir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önemi: Ankara Fetvası olarak da bilinen bu belge, Dürrizade'nin "Kuvayı Milliye haindir" fetvasının geçersiz olduğunu ilan etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Amaç: Halkın İstanbul hükümetinin yanıltıcı fetvalarına inanmasını önlemek, milli birliği sağlamak ve direnişe meşruiyet kazandırmak hedeflenmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Destek: Bu fetva, Anadolu'daki yüzlerce müftü ve din adamı tarafından onaylanarak 22 Nisan 1920'den itibaren Anadolu gazetelerinde yayımlanmıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rıfat Börekçi, bu hizmetlerinin yanı sıra TBMM'nin açılışına destek vermiş ve daha sonra 1924'te Türkiye'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı olmuştur.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:46:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MİLLİ SERVET GÖZ GÖRE GÖRE ÇÜRÜYOR  Eski hastane demirleri kime emanet?</title>
                <category>CEMALETTİN ÖZTÜRK</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/milli-servet-goz-gore-gore-curuyor-eski-hastane-demirleri-kime-emanet-3033</link>
                <author>cemalettin@yeniaksaray.com.tr (CEMALETTİN ÖZTÜRK)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/milli-servet-goz-gore-gore-curuyor-eski-hastane-demirleri-kime-emanet-3033</guid>
                <description><![CDATA[MİLLİ SERVET GÖZ GÖRE GÖRE ÇÜRÜYOR  Eski hastane demirleri kime emanet?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray’da eski Göğüs Hastalıkları ve Devlet Hastanesi binalarının çevresindeki korkuluk demirleri, bakımsızlık nedeniyle çürümeye terk edildi. Defalarca gündeme gelmesine rağmen tek bir fırça darbesinin dahi vurulmadığı demirler için vatandaş soruyor: "Bu ihmal neden?"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray’da sağlık hizmetlerinin yeni binalara taşınmasının ardından kaderine terk edilen eski hastane yerleşkeleri, şimdilerde "israfın" sembolü haline geldi. Özellikle duvarları çevreleyen tonlarca ağırlığındaki korkuluk demirlerinin paslanarak çürümesi, duyarlı vatandaşların tepkisini çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vatandaşlar, bu demirlerin sökülerek yeni hastanenin peyzaj alanlarında, çim ve çiçeklik korkuluğu olarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Mevcut durumda kendi haline bırakılan demirler, her geçen gün paslanarak kullanılamaz hale geliyor ve milli servet kaybına yol açıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konunun daha önce Yeni Aksaray Gazetesi’nde defalarca haber yapılmasına ve kamuoyunun dikkatine sunulmasına rağmen, yetkili makamlardan henüz somut bir adım gelmiş değil. Vatandaşlar, "Demir var, ustası var, imkan var; sadece bir pas boyası ve tek kat boya ile bu değerler kurtarılabilir. Neden kimse 'burada ne oluyor' demiyor?" sözleriyle sitemlerini dile getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">alk arasındaki meşhur "Şeker var, un var, helvayı yapacak adam var" deyimiyle duruma dikkat çeken Aksaraylılar, topu yetkililere atıyor: "Malzeme yerinde duruyor, boyayacak usta da bulunur. O zaman bu helvayı yapmak kime düşüyor? Sayın Sağlık Müdürü bu durumu görmüyor mu, duymuyor mu? Bu sessizlik neden?"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kamuda tasarrufun konuşulduğu bir dönemde, mevcut malzemenin bakımının yapılmaması veya geri kazandırılmaması "çelişki" olarak nitelendiriliyor. Küçük bir maliyetle yenilenebilecek olan bu korkulukların, tamamen çürüdüğünde yenisinin alınmasının devlete çok daha büyük maliyet yükleyeceği aşikar.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:45:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/397508_426933084117497_725074368_n.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EMEKLİ AYLIKLARINDA DÜZELTME  OLACAK MI?         </title>
                <category>Ramazan MUTLU</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/emekli-ayliklarinda-duzeltme-olacak-mi-3032</link>
                <author>ramazanmutlu@yeniaksaray.com.tr (Ramazan MUTLU)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/emekli-ayliklarinda-duzeltme-olacak-mi-3032</guid>
                <description><![CDATA[EMEKLİ AYLIKLARINDA DÜZELTME  OLACAK MI?         ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hükümet yetkilileri emekli aylıklarını düzelteceğiz diye basında, medyada sürekli konuyu gündemde tutuyor. Biz emekliler de; aylıklarda düzeltme yapılacak diye,&nbsp; ümitle bekliyoruz.&nbsp; Nerede ise yılın ikinci zam vaktine yaklaşıldığı halde, sürekli ümit dağıtılmasına rağmen, bir türlü icraatı göremiyoruz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Memurlara 2013 yılında yapılan ek zam ile 2023 yılında seyyanen yapılan 8.077 TL lik zam, emekli memurlara verilmediğinden, emekli memur maaşları eridi. Bunun dışında Tüik’in belirlediği tüfe değerlerinin, Enag ve İto’nun belirlediği tüfe artış değerlerine göre düşük olduğundan,&nbsp; yani fiili fiyat artışlarından düşük olması nedeniyle, bu&nbsp; düşük değerlere göre yapılan&nbsp; maaş zamları&nbsp; da düşük kalmaktadır.&nbsp; Bu düşük oranda kalan zamlar nedeniyle; memur, memur emeklisi, işçi ve bağ kur emeklisi aylıklarında ve&nbsp; kamuda çalışan işçi&nbsp; aylıklarında&nbsp; yapılan düzeltmelerde haliyle&nbsp; düşük olmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; AKP nin iktidar olduğu dönemde altının onsunun&nbsp; dolar cinsinden&nbsp; değeri ( Bir&nbsp; gram altın 8,97 dolar, ons altın 31,10 gramdır) 31,10x8,97 $= 278,97 $ yaklaşık&nbsp; 1 ons altının değeri 280 dolardır. 2002 de fert başına düşen milli gelir 2.580 $ dır. Bu gün altının onsu 4.750 $&nbsp; civarındadır. 4750/280=16,96&nbsp; kat altın fiyatlarına göre dolar&nbsp; değer kaybetmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2002 de fert başına düşen milli gelir 2.580$ iken, 2026 yılı için fert başına düşecek milli gelirin&nbsp; 18.621 dolar&nbsp; olacağı tahmin edilmektedir. Bu gün fert başına düşen ortalama kazanç&nbsp; altının ons değeri baz alındığında 2.580X 16.94= 43,705,2 dolara tekabül etmektedir. Tahmin edilen fert başına isabet eden gelirin&nbsp; ise 18.621 dolar olacağı beklenilmektedir.&nbsp; Bu oranlamaya göre olması gereken fert başına milli gelir;&nbsp; 18.621 $ değil, 43.705,2 dolar olup, 43.705,2/18621= 2,35 kat daha fazlasıdır. Bu nedenle; fert başına düşen&nbsp; milli gelirin,&nbsp; 18.621 $ olması;&nbsp; reel bir artış değil,&nbsp; yani&nbsp; fert başına düşen milli geliri artırmada bir başarı değil, reel&nbsp; gelirde bir düşüş olduğunu göstermektedir. Esasen altında son zamanda&nbsp; oluşan aşırı fiyat artışı da altın dolar cinsinden kıyaslama da&nbsp; fert başına milli gelir hesabını da&nbsp; çok sağlıklı bir netice tevlit etmemektedir. Burada baz alınacak değer, emeklilerin önemli bir bölümünün açlık sınırı altında gelir almasıdır. Fert başına milli gelir artışı( nominal değer artışı) reel bir artış olmadığından, emekliye faydası yerine zararı olmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emeklinin, çalışanın:&nbsp; satın alma gücü düşmüştür. Gerçekte iktidar kanadından sürekli ifade edildiği gibi emekli ücretlerinde reel bir artış olsa; emeklinin geçim sıkıntısı çekmemesi gerekir.&nbsp; Emeklinin büyük bir çoğunluğu açlık sınırının altında hayata tutunmaya çalışıyor. Emekli maaşlarının rakam olarak büyümesi hiçbir şey ifade etmemektedir. Emekli geçinemiyor. Açlık sınırın Mart 2026 tarihi itibariyle 34.743 TL olduğunu Türk-iş açıklamıştır.&nbsp; Bu tutarın altında aylık alanlardan başka geliri olmayanlar mağdur ve perişan durumdadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emekli maaşları: nominal değer, yanı aldıkları aylıklarını oluşturan paraların üzerindeki yazılı değer kadar büyüdüğü halde, reel olarak yani satınalma değeri olarak çok düşmüştür. Emeklinin geçim sıkıntısı: reel gelirinin, yani satın alma gelirinin çok düşük kalmasından kaynaklanmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emekli insan, hayatın yükünü çekecek, kendi zati ihtiyaçlarını karşılamak için bile olsa; çalışarak, gelir elde ederek, devlete vergi, sosyal güvenliği için prim ödeyerek üzerine düşen vatandaşlık görevini fazlasıyla yapmıştır. Emeklinin büyük bir çoğunluğunu açlık sınırının altında yaşamaya zorlayıp, biz emekliyi nereden nereye getirdik söylemi, emekliyi&nbsp; incitmekte ona zehir gibi acı gelmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Devlet,&nbsp; günümüzde konutlarda kullanılan,&nbsp; elektrik ve doğalgaz sarfiyatına isabet eden fatura tutarının belirli bir bölümünü supvanse etmektedir. Sosyal güvenlik kurumu emeklinin müktesebine uygun emeklilik maaşını verse cari enflasyona göre düzgün artışlara uygun maaş artışı yapılsa, vatandaş kendi borcunu kendisi ödese, kişide ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum diye moral ve motivasyona, huzura sebep olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 25 yıl 9&nbsp; ay&nbsp; hizmeti olan&nbsp; emekli genel müdür yardımcısı şu anda çalışıyor olsaydı; 144.674,9 TL maaşı olacaktı. Emekli aylığı, 25 yıl 9. Ay hizmet üzerinden, % 77,25 oranında 111,761 TL&nbsp; olması&nbsp; gerekirken; 60.888,60 TL emekli aylığı almaktadır. Alması gereken aylık: 50.873 TL. düşmüştür. Alması gereken aylığın, %54,48 ni alabiliyor. Aylığı&nbsp; % 45,52 oranında düşmüştür. Bu emeklinin refah payı % 50 ye yakın erimiştir. Bu nasıl bir emekliyi ihya etmektir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;20-25 Yıldır idarede çiddi bir tasarruf tedbiri uygulaması görmedik. İtibardan tasarruf olmaz&nbsp; ilkesine&nbsp;&nbsp; paralel olarak, kamuda tasarruf tedbirleri uygulanmamaktadır. İsraf devam etmektedir.&nbsp; Artan harcamalarını karşılamak üzere,&nbsp; kamuda tasarruf yerine,&nbsp; daha çok vergi verenlerin vergi&nbsp; ve sigorta yükü ile cezalar artırılarak&nbsp; topluma zorunlu tasarruf yaptırılma cihetine gidilmektedir. Son birkaç yıldır vergi alınmayan veya&nbsp; fazla vergi kaçağı olan iş dallarında ciddi vergi incelemeleri&nbsp; yapılmaya başlanmıştır. Ancak; asıl olan tüm vergi mükelleflerinin düzenli ve mutad olarak belirli periyotlarda denetlenerek verginin tabana yayılarak az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi&nbsp; alma sisteminin kamunun asli gelir kaynağı olmasını sağlamaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İran- İsrail ABD arasında cereyan eden savaş ve Hürmüz Boğazının kapatılması nedeniyle Dünya petrol sıkıntısı yaşamaya başlamıştır. Enerji sıkıntısı nedeniyle mart ayında fiyatlar tavan yaptığı halde, Mart ayı tüfe artışı 1,94 olarak açıklanmıştır. Enag fiyat artışını %4,10, İtü %2,97 şeklinde açıklamıştır. Petrol fiyatlarındaki anormal artış tüm ihtiyaç maddeleri ile gida maddelerine, ulaşıma, Elektrik ve doğalgaz gibi temel ihtiyaçlara yansıdığı halde, Tuik fiyat artışını ne hikmetse düşük açıklamıştır. Bunun neticesi, maaşlara verilecek fark ödemenin düşük kalması sonucunu doğuracaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünyanın buhran yaşadığı bu dönemde, ister istemez o buhrandan ülkemizde pay alarak, mevcut ekonomik sıkıntı yanında ilaveten&nbsp; ekonomik sıkıntı yaşamaktadır.&nbsp; Ekonomideki&nbsp; mevcut dengeyi&nbsp; korumak açısından&nbsp; merkez bankasının döviz fiyatlarını kontrollü tutabilmek için döviz ve altın sattığına dair medyada haberler yer almaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yukarıda özetlenen ahval içinde devletin emekliye ek zam verebileceğine dair bir emare göremiyorum. Temmuzda cari zamları vermekle yetinecek, seçim döneminde belki emekliye ek zam gündeme gelebilecektir. Buna rağmen&nbsp; , emekli ümit etmeye devam edecektir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:22:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2024/01/ramazan-mutlu-1704176026.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİL YARASI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dil-yarasi-3031</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dil-yarasi-3031</guid>
                <description><![CDATA[DİL YARASI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">El yarası geçerde dil yarası geçmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karşımızda bir yerel seçim var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçmişte gördük ki adaylar varsayımla birbirlerini karalamışlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çamur at da tutmazsa da izi kalır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sanki bu memlekette ahiret yolculuğuna giderken salacamızdan dışarıdan gelip tutacaklar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Medeni bir uslupla seçim propagandası yapanlar kazanırlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kişilerin onuruna tecavüz İslam da yoktur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Barışık ve bağışlayıcı bir seçim propagandası öne çıkmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir tarihte Niğde merkez belediye başkanlık erken seçiminde, çizmeden yukarı çıkanlar sonradan pişman olsalar da iş işten geçmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ankara’da bir toplantıda milletvekili hemşehrimiz rahmetli Avni Kavurmacı, Genel başkanı Süleyman Demirel’e;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başkanım, Niğde seçimini bana bırakın demesi yanlıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Niğde’nin milletvekili ve senatörü vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray milletvekilinin Demirel’e karşı atak yapması doğru değildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bağımsız aday Dr. Sami Yağız açık farkla Niğde Belediye Başkanı seçildi. Ankara’da Süleyman Demirel Avni Beyle karşılaşınca;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu muydu yapacağın Avni deyince</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok üzülen Avni Kavurmacı üzüntüsünden iki gün sonra felç oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tedavisinde ziyarete gittim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dostlarımın sözünü dinlemedim bu hale düştüm.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye ağlamaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben de, Amentüye imanı olan, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan dini bütün Müslümansın diye tesellide bulundum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki ay sonra topal yapal Aksaray’a gelen milletvekili hemşehrimiz Avni Kavurmacı beni arayıp buldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sarıldı;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte dil yarasının açtığı yara bir hayata mal oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adaylar dikkat etmeli nazik ve kibarca yapacağı hizmetler manzumesini halka anlatmalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şahıslara çamur atmadan medeni bir uslupla üreteceği projeleri seçmene anlatmalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avni bey,Dostlarımın sözünü tutmadım bu hale düştüm diye ağlayarak bana sarıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sözleri başka istikamete çekerek üzüntüsünü dağıtmaya çalıştım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demirel yapılan bir yanlışlığın hasabını sorması ve yanlışın üzerine gitmesi yanlıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçim bu kazanılırda kaybedilirde.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adalet Partisi Niğde Belediye Başkan adayı Avukat İsmail Özmen’di,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktor Sami Yağız’da bağımsızdan adaydı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçim sonunda Adalet Partisi adayı bağımsız aday karşısında açık farkla seçimi kaybetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağır taşı ne yel alır ne de sel unutmayalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın&nbsp; sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:21:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Milli Mücadele döneminin kritik olaylarından  1. Düzce Ayaklanması (13 Nisan 1920)</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/milli-mucadele-doneminin-kritik-olaylarindan-1-duzce-ayaklanmasi-13-nisan-1920-3030</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/milli-mucadele-doneminin-kritik-olaylarindan-1-duzce-ayaklanmasi-13-nisan-1920-3030</guid>
                <description><![CDATA[Milli Mücadele döneminin kritik olaylarından  1. Düzce Ayaklanması (13 Nisan 1920)]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu ayaklanma, TBMM'nin açılmasından hemen önce ve sonra Milli Mücadele'yi sekteye uğratmak amacıyla çıkarılan iç isyanlar silsilesinin önemli bir parçasıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayaklanmanın Temel Nedenleri ise;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1-İngilizlerin Kışkırtmaları: İngilizler, Marmara Denizi'nin doğusunda (İstanbul ve Boğazlar çevresinde) kendilerine bağlı tampon bölgeler oluşturmak ve Milli Mücadele'nin bu bölgeye yayılmasını engellemek istemişlerdir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2-İstanbul Hükümeti'nin Tutumu: Damat Ferit Paşa hükümetinin, Kuva-yı Milliye hareketini "isyan" olarak nitelendirmesi ve halkı dini duygular üzerinden kışkırtması etkili olmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Stratejik Konum: Düzce, Bolu ve Hendek bölgesinin Ankara yolu üzerinde bulunması, buradaki isyanın Milli Mücadele merkezi olan Ankara'yı doğrudan tehdit etmesine neden olmuştur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önemli Gelişmeler ve Bastırılması:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayaklanma 13 Nisan 1920'de başlamış; kısa sürede Hendek, Adapazarı ve Bolu bölgelerine yayılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">14 Nisan 1920’de Beypazarı’nda da ayaklanma baş göstermiştir.&nbsp; İsyancılar, Ankara’yı tanımayacaklarını ve Padişah’a sadık olduklarını ve “Halk ve Padişah nerede ise, biz de oradayız.” diyerek cephanelikleri yağmalayıp ilçede yönetimi ele getirmişlerdir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">18 Nisan’da Bolu, 20 Nisan’da Gerede isyancılar tarafından ele geçirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Mustafa Kemal de 18-19 Nisan’da bu olaylar ile ilgili şu yorumu yapmıştır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Düşmanlarımızın memleketimizde iç savaş çıkarma girişimi, başarıya ulaşmak üzeredir. Anzavur Ahmet in faaliyetleri, Düzce olayları, İstanbul’un ve İngilizlerin pek ciddi ve kapsamlı bir biçimde bu işe sarıldıklarını göstermekte ve İzmit ve Adapazarı yönlerinde de el altından önemli girişimlerde bulundukları anlaşılmaktadır. Bu akımın önüne geçilmezse, bu fenalığın Sivas&nbsp; bölgesine bulaşmasını da düşünmek gerekir. İngilizler, Hilafet makamının gücünü de pek etkin bir biçimde kullanmakta ve paraca önemli özverilerde bulunmaktadırlar.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İsyanı bastırmakla görevlendirilen Yarbay Mahmud Bey, asiler tarafından pusuya düşürülerek şehit edilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İsyan ancak Çerkez Ethem komutasındaki Kuva-yı Seyyare ve Refet Bey (Bele) kuvvetlerinin bölgeye gönderilmesiyle Mayıs ayı sonunda kontrol altına alınabilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Askeri birliklerin sevk edilmesine ilaveten Hüsrev (Gerede) Bey’in başkanlığında bir nasihat heyeti de bölgeye gönderildi. İsyancılar tarafından tutsak edilen Hüsrev Bey, anılarında isyancıların kendilerine olan davranışlarını şöyle aktarmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İsyancılar ile karşılaştıklarında Hüsrev Bey, hiçbir şey yapmamasına rağmen onu taş yağmuruna tutmuşlar ve yaralandığı için tedavi edilmesine izin vermemişlerdir. Yolda bir süre mola verildiğinde</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Bu kâfirlere su vermeyin.” şeklinde ifadeler kullanan isyancıların milli harekete nasıl baktıkları net bir şekilde görülebilir. Hüsrev Bey ve heyetinin esir tutulduğu hapishane önünde her gün milli kuvvetlerin mağlup olması adına dua edilmesi de ilginçtir. Ayrıca, Hüsrev Bey heyetinden başka Adapazarı’ndan da Sait ve Kazım Beylerden oluşan bir nasihat kurulu isyan bölgesine gönderilmişti. Sait ve Kazım Bey isyancılar tarafından öldürülmüşlerdir. Bu olaylar durumun vahametini göstermekteydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ayaklanmanın bastırılmasından sonra suçlular yeni çıkarılan Hıyanet-i Vataniye Kanunu çerçevesinde yargılanmıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu isyanlar, Milli Mücadele'nin askeri gücünün dış düşman yerine iç isyanlara harcanmasına ve Kurtuluş Savaşı'nın bir süre daha uzamasına neden olmuştur.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:21:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyüklenme kıssası</title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/buyuklenme-kissasi-3029</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/buyuklenme-kissasi-3029</guid>
                <description><![CDATA[Büyüklenme kıssası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Büyüklük sadece yaratana mahsustur. Ama maalesef insan oğlu bazen bu büyüklüğü makamına, şöhretine, parasına ve gövdesine güvenerek kendisinde zanneder. Ama maalesef bazen öyle aciz duruma düşer ki, hor gördüğü ve küçük gördüğü insanlardan daha aşağılara iner ve hatta bazen o hor gördüklerine muhtaç duruma gelir. Hani bazen deriz ya, “ büyüklenme padişahım senden büyük Allah var” cümlesini unutmamak lazım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu cümleleri pekiştirmek maksadı ile sizlere iki limon ağacının durumu ile ilgili bir kıssayı nakledeyim kendimize düşen hisseyi alalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zengin bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikilen iki limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsedilmiş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi. Ancak limon ağaçlarından biri, diğerinden cılız ve şekilsizdi. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve tepeden bakardı. Ev sahibi de küçük boylu limon ağacından ümit kesmiş görünüyordu. Ona göre ağaç, bu gidişle kuruyup ölecekti. Bu yüzden de onu fazla sulamaz ve bakımını yapmayı pek istemezdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Günün birinde esen sert bir poyraz, karlı dağların yamaçlarındaki bir grup çiçek tohumunu iş adamının bahçesine uçurdu. Fakat bahçenin her tarafı parsellenmiş, sadece limon ağaçlarının altında yer kalmıştı. Bir an önce filizlenmek zorunda olan tohumlar, limon ağaçlarının yanına gelerek onların altında yeşermek için izin istedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyük ağaç, iyice kasılarak: Böyle bir şey asla mümkün olamaz, diye atıldı. Bizler kuru kalmayı pek sevmeyiz. Eğer dibimde çoğalırsanız, suyu emip beni kurutursunuz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında büyük ağacın çekindiği başka bir şey daha vardı. Çiçekler rengarenk açtıklarında, limon ağacının sarıya çalan beyaz çiçekleri sönük kalacak ve bahçe sahibinin gözündeki değeri azalabilecekti. Oysa ki ağacın, kendinden güzel olanlara hiç mi hiç tahammülü yoktu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Küçük ağaç, uzun boylu arkadaşının tohumlara verdiği cevabı beğenmemişti. Çünkü o, kendisine hayat verenin, o hayat için gerekli olan suyu da vereceğini çok iyi biliyordu. Bu yüzden, aklına bile gelmiyordu susuzluk.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Tohumların teklifini kabul ederken: Sizlerle birlikte olmak, bana mutluluk verir, dedi. Böylelikle yalnızlık da çekmeyiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyük ağaç bu işten hoşlanmamıştı. Fakat küçük olanı: Güzel yaratılanlardan kimseye zarar gelmez, diye tekrarlıyordu. Güzellerden güzellikler doğar sadece. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küçük limon ağacı altında filizlenen tohumlar, bir kaç hafta içinde cennet çiçekleri gibi açıp bütün bahçenin göz bebeği haline geldi. Bu arada ağaç, elinden geldiği kadar kendilerine yardımcı olmaya çalışıyor ve çiçeklerin sevdiği yarı güneşli ortamı sağlamak için, eski yapraklarını döküyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çiçekler, kısa bir süre sonra mis gibi kokular yaymaya başladı. Bahçe sahibi, o ana kadar hiç duymadığı bu kokunun nereden geldiğini araştırdığında, davetsiz misafirleri bularak hayrete düştü. Adam, ancak rüyalarında görebildiği bu çiçeklerin güzelliğini devam ettirebilmek için sabahları artık daha erken kalkıyor ve onları en kaliteli gübrelerle besleyip bol bol suluyordu. Küçük limon ağacı, köklerinin en ince ayrıntılarına kadar ulaşan bu suları çiçeklerle birlikte içiyor ve büyük bir hızla serpilip büyüyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çiçekleri sevgiyle kucaklayan ağaç, ertesi bahara kalmadan o civarın en büyük ağacı haline geldi ve birbirinden güzel kelebeklerin ziyaret yeri oldu. Daha sonra da kendi çiçeklerini açarak bahçenin güzelliğine güzellik kattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şimdi küçük ve yalnız kalmış olan büyük limon ağacı ise, komşusuna duyduğu kıskançlıkla için için kuruyordu. Büyüklenmenin verdiği acıyı orada hissediyordu. Küçük limon ummadığı bir şekilde kendisine gelen yardımlar onu güzelleştirdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:21:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAĞNI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kagni-3028</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kagni-3028</guid>
                <description><![CDATA[KAĞNI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden köylünün taşıt aracı kağnı idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir çift öküzün koşulduğu kağnıda yün çuvallar buğday kağnıya oturtulur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve Ortaköy yöresinden gecenin sessizliğinde gıcırdayan kağnıların sesi pek de hoşumuza giderdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’ın Çarşamba pazarı belediye önü park yerleri idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir gün yol tepen köylü,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pazara geldi mi öküzlerini hana bırakır kağnısının yanıda müşteri beklerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüccar köylünün bir yıl alınteri döktüğü buğdayı öldü parasına alırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Özot’ların dedesi rahmetli boynu eğri Mehmet efendinin Azmi Milli Un Fabrikasına buğday alırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağa benim buğdayımı al üç gündür bekliyorum diye peşinde dolaşan köylü pek çoktu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köyünden getirdiği yufka ekmeğine katık diye fırından pide alırken korka ürke Zülfigar’ın fırını önüne giden köylü, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fırıncı Zülfigara şu ekmeğin tazesini ver ağa diye rica edince</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fırıncı Zülfigar;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele deyyüse hele, Kırk yıllık avradına bayat demiyorda günlük ekmeğe bayat diyor. Defol karşımdan diye bir de azar işitirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylü 60-70 yıl evvel kendisini şehirliden aşağı görürdü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer fırınları dolaşır birbirinden yeni çıkmış sıcak pideyi buldu mu alır, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pazarda kağnısının dibinde dağarcığından çıkardığı yufka ekmeğe pideyi katık diye sarar mideyi aldatırdı.. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylü milletin efendisidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyen Mustafa Kemal Atatürk, toprak mahsulleri ofisi açarak köylüsünü sıkıntıdan kurtardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ürettiği buğday da para eder oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Balkan Harbi, Birinci Cihan Savaşı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İstiklal savaşında yorgun düşen Türk Ulusu, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şükür Allah’a yoksulluğu yendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birlik ve dirlik sayesinde bu günlere gelindi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi dünyada saygın bir Türkiye var bunun kıymetini bilelim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:32:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevsim Değişikliği ve İştah Döngüsü</title>
                <category>Şükriye Amaç</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mevsim-degisikligi-ve-istah-dongusu-3027</link>
                <author>sukriyeamac@gmail.com (Şükriye Amaç)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mevsim-degisikligi-ve-istah-dongusu-3027</guid>
                <description><![CDATA[Mevsim Değişikliği ve İştah Döngüsü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dolapta aslında çok da iştah açıcı bir şey yok… Ama yine de mutfağa gidip geliyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Az önce yemek yemiş olmama rağmen “bir şeyler atıştırsam mı?” düşüncesini aklımdan atamıyorum. Özellikle de sürekli tatlı bir şeyler yemek istiyorum dediğiniz bir dönemde misiniz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu içinde bulunduğunuz ruh hali sandığınız kadar iradesizliğinizle ve çok yemenizle ile ilgili değil.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Havalar ısındı, günler uzadı, üzerimizdeki ağırlık yavaş yavaş kalkıyor gibi… Ama tam da bu dönemde birçok kişi kendini daha iştahlı, daha sık acıkan ve hatta bazen kontrol etmekte zorlanan bir döngünün içinde buluyor. Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde de bu değişimi çok net gözlemliyorum. “Hocam sanki sürekli açım”, “Tatlı krizlerim arttı”, “Diyete odaklanamıyorum” cümleleri bu dönemin en tanıdık cümleleri haline geliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çoğu kişi bunu irade eksikliği olarak yorumluyor. Hatta kendini suçlamaya başlıyor. Ama gerçek şu ki; vücudumuz mevsim değişimlerine sandığımızdan çok daha hassas tepkiler veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gün ışığının artmasıyla birlikte biyolojik ritmimiz değişiyor. Uyku saatlerimiz kayıyor, uyku kalitemiz etkileniyor. Bu da doğrudan iştah hormonlarımızı etkiliyor. Daha az ve kalitesiz uyuduğumuzda, açlık hissimizi artıran hormonlar yükselirken, tokluk hissimizi sağlayan mekanizmalar zayıflıyor. Yani aslında daha çok acıkmanızın altında fizyolojik bir sebep yatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir diğer önemli nokta ise serotonin dengesi. Halk arasında “mutluluk hormonu” olarak bilinen serotonin, mevsim geçişlerinde dalgalanabiliyor. Bu dalgalanma da özellikle karbonhidratlı ve şekerli besinlere olan isteği artırabiliyor. Yani canınızın daha sık tatlı çekmesi bir tesadüf değil, vücudunuzun verdiği bir sinyal.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunun üzerine bir de bahar yorgunluğu eklendiğinde ortaya çıkan durum daha da netleşiyor. Halsizlik, enerji düşüklüğü ve odaklanma problemleri yaşadığımızda vücut hızlı enerjiye ulaşmak ister. Bu da genellikle şekerli ve paketli gıdalara yönelmemize neden olur. Sonrasında gelen ani kan şekeri düşüşleri ise tekrar acıkma hissini tetikler. Böylece gün içinde kendinizi sürekli bir şeyler yerken bulabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Peki bu döngüyü nasıl yöneteceğiz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle şunu kabul ederek başlamalısınız: Bu dönem geçici ve yönetilebilir. Kendinize karşı sert olmak, “iradesizim” demek ya da diyeti tamamen bırakmak çözüm değil. Tam tersine, bu süreçte daha dengeli ve bilinçli ilerlemek gerekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küçük ama etkili adımlarla bu süreci çok daha rahat geçirebilirsiniz:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Öğün atlamamaya özen gösterin, uzun açlıklar iştahı daha da artırır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her öğünde mutlaka protein bulundurun. (yumurta, yoğurt, et, tavuk, baklagiller) </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Lif tüketimini artırarak tokluk sürenizi uzatın. (sebze, salata, tam tahıllar) </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Su tüketiminizi ihmal etmeyin, bazen susuzluk açlıkla karıştırılabilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uyku düzeninizi mümkün olduğunca koruyun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve belki de en önemlisi… Kendinize biraz anlayış gösterin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Unutmayın, vücudunuz size karşı değil; sadece yeni mevsime uyum sağlamaya çalışıyor. Bu süreci doğru yönetirseniz hem iştahınızı dengeleyebilir hem de hedeflerinizden uzaklaşmadan ilerleyebilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü mesele mükemmel olmak değil, dengeyi kurabilmek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:14:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/08/sukriye-amac-1691589918.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İMAMLARIN  ÖVGÜSÜ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/imamlarin-ovgusu-3026</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/imamlarin-ovgusu-3026</guid>
                <description><![CDATA[İMAMLARIN  ÖVGÜSÜ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Erzurum’a yolum düşmüştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bizim Ulu Cami’nin iki büyüklüğünde Erzurum Ulu Camiinde bir Cuma namazı kılmak nasip oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaatten en son cami dışında çıkan ben oldum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koyu yeşil Isparta halısı ile döşenmiş cami kaloriferle de donatılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dışarı çıkınca cami kapısı önündeki banklarda oturan 5-6 kişi; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sen yabancıya benziyorsun. Gel iki laf edelim dediler. Yer gösterdiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nerelisin diye sorduklarında Aksaraylıyım deyince gözleri fal taşı gibi açıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve sormaya devam ettiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mehmet Altınsoy’u tanımısın dediler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İyi tanırım arkadaşımdır deyince,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O adamı bir görmek nasip olursa ellerini öpeceğim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmamları dilencilikten kurtardı dediler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bana öylesine bir sıcak davrandılar ki, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gel paça yemeye gidelim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Erzurum’un paçası meşhurdur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Deseler de özür diledim öğle yemeğini yedim dedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hemşehrimiz rahmetli Mehmet Altınsoy devlet bakanı iken meclisten 26 bin imam kadrosu çıkarmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evvelden Ramazanlarda hoca parası toplanırdı cemaatten. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmamlar kadrolu memur olunca toplamaktan kurtuldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Memur kadrosuna alındı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve fakat ne yazık ki bazı imamlar bu nimete layık değiller. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Namaz vakti camiyi geç açarlar ya da, hiç açmazlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmam kafadan izinli olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazen de sık sık resmi izinli olurlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Böylesi camilerde cemaatın uzak camilere gittikleri biliniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yönetim de kontroldan aciz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başta devlete ve millete sonra da rahmetli Mehmet Altınsoy’a vefasızlık can yakıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bari namazda ezan gibi merkezi sistemle kıldırılsa da kaytarıcı imamlar bir iyice bayram yapsalar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:13:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kusursuz insan bulamayız       </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kusursuz-insan-bulamayiz-3025</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kusursuz-insan-bulamayiz-3025</guid>
                <description><![CDATA[Kusursuz insan bulamayız       ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; Kusurlarını görmeyen insan hiçbir zaman düzelemez. Dört dörtlük olmamız zaten mümkün değil ama kusurlarımızı gördüğümüzde en azından kusurlarımızı asgariye indiririz. Ama nedense hiç birimiz kusurlarımızı kabul edip hatadan dönmeyi gururumuza yediremeyiz. Tıpkı, “ ben kolay kolay özür dilemem” kabadayılığın da olan insanlar gibi. Hatadan dönmek bir erdemlilik olduğu gibi insan olmanın da gereğidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Utanmak, çekinmek, edepli olmak, saygılı olmak, başkalarının hak ve hukuklarını korumak, ahlaklı olmak, büyüklenmemek gibi güzel hasletler insanı kusurlu edip küçültmez aksine onu büyütür ve saygı görmesini sağlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eskiler anlatırdı, cebine üç beş kuruş giren bazı insanlar kafasına birde fötr şapka takar havaya bakarak yürürmüş. Ayağına tavuk civcivi dokunsa çiğner geçerdi derler. Öyle olmaya ne gerek var? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kendimizi ayna karşısına alarak bir incelesek tutacak hiçbir tarafımız yoktur. Ele alınacak bir yanımızda yoktur, ne kadar yalan dolanla saklarsak saklayalım kimse görmüyor diye düşünmeyelim. Vallahi Allah her hareket ve dakikamızı görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gözümüzü kapamakla ancak dünyayı kendimize karanlık ederiz. Ama yüce Rabbim her şeyi gören ve haberdar olandır. Bu dünyada insanlara kusurlarımızı saklamaya saklarız da asıl huzuruna varacağımız Allah'tan nasıl saklayacağız?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “iki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmalarıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleriyle sağlanır.” demiş alexis de tocqueville.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevmek, beklentilerinin karşılanmasına bağlı olarak koşullu olmasa keşke. Bütün güzellikleri ve kusurlarıyla olduğu gibi kabul edebilsek bütün insanlar ve yaratılanları. Yaratılanı yaratandan ötürü sevebilsek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çoğu insan kusurlarının farkındadır ama bunu dile getirmez, saklar, zayıflık olarak görür, alay edilmekten, kabul görememekten korkar. Oysa kendi güçlü yönlerini ve kusurlarını görebilmek, kendini bir bütün olarak kabul edebilmek ve sevebilmek büyük bir insanlıktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsana dair kusursuzluk diye bir şey yoktur, elbette ki yaradılış itibari ile mükemmel olarak yaratılan insan ama aynı zamanda doğasında Kusurlu olmak, hata yapmak, af dilemek, özür dilemek, eleştirmek vardır. Çünkü kurgu bu bana göre; hatalar yapılacak, kusurlar olacak ve biz bunları fark edip, düzeltmek için çalışacağız. Güzelliklerle kusurların, acılarla mutlulukların iç içeyken hayatı oluşturduğunu ve bunlarla yaşamayı öğrenebildiğimiz zaman hayatı anlamış olacağız diye düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu güzel dünyanın tamamının mutlak mutluluk ya da acılardan oluşması mümkün değil. Güzelliklerimiz olduğu kadar kusurlarımız da var elbet. Mümkün olduğunca başarmamız gereken şey; kusurları ortaya çıkarmak değil, örtebilmek, bardağın dolu tarafını görebilmek. Çünkü birinde kusur gördüğün şey senin başka bir yanını tamamlayabilir, ya da bir kusuru örtmek başka bir güzelliği ortaya çıkarmaktır. Bunların farkına varıp, kısacık hayatı kimseyi değiştirmeye çalışmadan, olduğu gibi karşılayarak dolu dolu yaşayabilsek keşke. Tabi bu arada kendi kusurlarımızı kapatmaya çalışsak da düzelmeye çalışmaktır. Marifet de bu değil mi zaten?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birinin kusurlarını da sevmek, ya da yok saymak, kendini kandırmak değil, o kusurların kişinin bir parçası olduğunu kabul ederek bütünü sevmek aslı olandır. Yani kusursuz ve hatasız insan olmadığını bilmektir. Koşulsuz sevgi de budur.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:13:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HACI ALİ PAŞA</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/haci-ali-pasa-3024</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/haci-ali-pasa-3024</guid>
                <description><![CDATA[HACI ALİ PAŞA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortaköy’ün de bir paşası vardı,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hacı Ali Paşa. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fatih 1453 de İstanbul’u fethedince İstanbul nüfusunu Türkleştirmek için Anadolu’dan çok aileyi İstanbul’a taşıdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Böylece İstanbul’da Ortaköy ve de Aksaray semtleri isim yapmaya başladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanla ortaköy kökenli Hacı Ali Paşa savaşta çok yararlılık gösterince sarayın dikkatini çekiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Padişah tarafından paşa unvanı ile ödüllendiriliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortaköy’e paşa ünvanı ile gelen Hacı Ali Paşa, Aksaray’da Çerçizedelerden Melek hanımla evleniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Paşa’nın Mehmet ve Battal oğullarıydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çok hanedan idiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben İstanbul’da Aksaray kökenli ailelerle tanıştım. Bir tesadüf ziyaret ettim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sofular, Coğlakı ve daha başka Aksaray mahallatının isimleri İstanbul’da mevcuttur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskiden paşalar mektepli değildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çanta altından yetişen kabiliyetli askerlere paşa ünvanı verilirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hacı Ali Paşa’da onlardan biriydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kabri nur olsun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:41:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İki üçkâğıtçı bir araya gelirse       </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/iki-uckagitci-bir-araya-gelirse-3023</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/iki-uckagitci-bir-araya-gelirse-3023</guid>
                <description><![CDATA[İki üçkâğıtçı bir araya gelirse       ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Eskiden ayakkabılar olmadığı için insanlar buldukları deri ile çarık dikerlermiş. Bir adam yolda koyun derisi bulmuş, bulduğu deriden 2 çarık çıkar diye sevinmiş. Ama acaba helal mi haram mı bunu hocaya bir sorayım demiş. Tabi eskiden az dini bilgisi olanlara hoca denirmiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hocaya sormuş, deri hocanın hoşuna gittiği için başlamış fetva vermeye. “Alanükebulanüke, haramuke” demiş. Yani alana da bulana da haram demiş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adamın canı sıkılmış hocaya saçağından bacağından olsun bize hiç mi bir şey yok hocam demiş. Hoca, “ vela saçak, vela bacak, hepsi hocanın olacak” demiş. Adam ne yapsın hocaya bırakıp gitmiş, ama hoca diktirdiği çarığı giyerken ayağı kayıp ayağını kırmış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmamlık aslında Peygamber mesleğidir, tabi mesleğinin hakkını verenlere. Bu mesleğin hakkını verenlerin elini öperim, ama veremeyenlerde az değil. Bu işi sadece maaş için yapanların olduğunu biliyorum. Aslında bu fıkralar hocalar üzerinden anlatılan bir fıkra, yoksa hocalarımız bunu yapıyor demek yanlış olur. Eskiden ufak tefek dini bilgisi olanlara hoca ve müftü derlermiş. Bundan dolayıda genel olarak hocalar üzerinden fıkra anlatılır. Sahtekârlık doğru olmayan herkes için geçerli bir meslek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Size birde sahte imam fıkrası anlatayım, imamlar kusura bakmasın onlardan özür dilerim.&nbsp; Zamanın birinde; Erzurum'dan bir grup insan, hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini, imam yapmaya karar vermişler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Bu insanlar hacca gidiyorlarsa, boş insan değillerdir'' diye düşünmüşler. Nitekim tekliflerini, içlerinden imamlıktan anlamayan hiç anlamayan birisi kabul etmiş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her yıl, 400 koyun verilecekmiş imama.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam; ''hacca gidip masraf yapacağıma, burada kalıp, yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum'' diyerek işe başlamış. Köylü camide toplanmış, namaz kılınacak. Sahte İmam, başlamış namazı kıldırmaya:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 koyun verdiler bana, Allahuekber!'' </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu, günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında: ''Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mı yanlış kıldırıyor? Bunu gidip, Müftü denen az dini bilgisi olan kişiye soralım.'' Sayın Müftü, has Trabzonlu!!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Müftüye gelen halk, her şeyi anlatmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Müftü köylüye dönerek:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Siz şimdi, hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın; ben de namaza geleceğim'' diye emir verir. Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın Müftü de camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birinci rekât:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 koyun verdiler bana, Allahuekber!'' der hoca. Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur. İmam, ''yakalandım, herhalde!'' diye korkmaya başlar. İkinci rekâtta, sözlerinde biraz değişiklik yapar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola.. 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana yarısı bana..Allahuekber!'' </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Namaz bitince, köylü Müftüye dönerek; ''İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor?'' diye sorar. Müftünün cevabı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ''Hâcen, birinci rekâtta biraz şaşırdı ama ikinci rekâtta işi düzeltti, der.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aslında Müftüde uyanıklık yapar koyunlar sahtekâra gitmesin hiç değilse yarısı bana kalsın istemiş. Hocalar üzerinden anlatılan bu fıkraya uyan öyle zındıklar var ki anlatamam. Benim bu fıkra üzerinden birilerine vermek istediğim bir mesaj var, tabi anlayabilirse.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:25:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEÇİM HEYECANI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/secim-heyecani-3022</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/secim-heyecani-3022</guid>
                <description><![CDATA[SEÇİM HEYECANI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1970 li yıllardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir yerel seçim öncesinde siyasi partiler mahallelere konvoy halinde gider gece toplantıları yapılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aynı gece CHP ve Adalet Partisi bir yanlışlıkla aynı mahallede Ereğli Kapı mahallesini planlanmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her iki siyasi partinin yüzlerce araba konvoyu Bankalar caddesinde karşılaştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hükümet meydanı ana baba gününe döndü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tabancalar ağzına verilen şarjör şakırtıları duyulmaya başlandı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bıçak ve sopa arayışları başladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her iki parti taraflarından çoğu sarhoştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taraftarlarını arkalarına alma çabaları vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hal ve ahval bir felaketin habercisi idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaymakam Tahsin Bilgen,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gidecekleri Büyük Kergi mahallesinin ağzını güvenlik güçleri ile kapattı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonra da CHP İlçe Başkanı rahmetli Av. Mevlüt Ocakçıoğlunu ve Adalet Partisi ilçe başkanı rahmetli diş hekimi Avni Kavurmacı’yı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve de CHP Belediye Başkan adayı rahmetli Mehmet Dalkılıç ile Adalet Partisi Belediye Başkan adayı Taki Tatlıpınar’ı topladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaymakam Tahsin Bilgen o geceki programında toplantılarını iptal ettiğini, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kendisine yardımcı olunmasını rica etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Partililer anlayış gösterdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mahşeri kalabalığı güçlükle dağıttılar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha demokrasiyi içine sindiremeyen vatandaşlar arasındaki ayrım içler acısı idi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köy odaları, kahvehaneler ve hatta Camiler bile ayrılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalınız şehirde değil, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kasaba ve köylerde vatandaş iki grupta toplanmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kavga dövüş eksik değildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatta çimeli köyünde muhtar seçiminde aday olan Halil Koç vurularak öldürülmüştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi ise o günler gerilerde kaldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türk toplumu barışık ve bağışlayıcı olmanın rahatlığı içinde bugünlere geldi. Ne mutlu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 16:24:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEÇİM BEREKETİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/secim-bereketi-3021</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/secim-bereketi-3021</guid>
                <description><![CDATA[SEÇİM BEREKETİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her yerel seçim öncesinde, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalnız Aksaray İl’inde değil bütün yurtta gecekondular mantar gibi türer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonra da yıkım başlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir fukara başını sokacak iki göz damdan mahrum kalır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir zamanlar yerel seçim önü Başbakan Tansu Çiller sırf oy almak için...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gecekondulara af çıkaracağız</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demedi mi,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hurraaa.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geceler gündüz oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amma da çalışkan millet dendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yıkacağın yapıyı yaptırma arkadaş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçim ağzı göz yumarsan suç fakir fukaranın mı olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu derde devlet çare diye toplu konut idaresini getirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Planlı projeli konutlar yaptırıyor devlet, kira öder gibi ev sahibi olunuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İyi bir proje. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’da da gecekondu önleme bölgeleri kuruldu. Toplu konutlardan da nasiplendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve fakat geçimini toprağa bağlamış vatandaş tapulu arsasına bir ev yaptıracak, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yanı başındaki bahçesini ekip dikecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Resmi kanaldan ev yaptırayım dese ruhsat işlemi için en az beş-on milyar lazım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">En az bir o kadar da inşaat için harcanacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani nerede o para. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ruhsat için beş-on milyarı bulsa başını sokacak dam yaptırır vatandaş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye bir iki üç tip plan üretmeli, ruhsat harcını ona göre ayarlamalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir fukaranın gücüne göre almalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bahçeli evlerle şehir güzelleştirilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu şehrin beton yığını olmasına hangi gönül razı olur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:31:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AKSARAY BELEDİYESİ OTOBÜS  TERMİNALİ SOSYAL TESİSLERİ</title>
                <category>CEMALETTİN ÖZTÜRK</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-belediyesi-otobus-terminali-sosyal-tesisleri-3020</link>
                <author>cemalettin@yeniaksaray.com.tr (CEMALETTİN ÖZTÜRK)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/aksaray-belediyesi-otobus-terminali-sosyal-tesisleri-3020</guid>
                <description><![CDATA[AKSARAY BELEDİYESİ OTOBÜS  TERMİNALİ SOSYAL TESİSLERİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugün Aksaray Kültür Derneği Olarak;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">03 Nisan 2026 Cuma Günü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray Belediyesi Şehirlerarası Sosyal </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tesisleri Otogar Lokantasına Gittik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Masaların Dolu Olduğunu Görünce Buradaki Hizmetleri Bedava Zannettik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Girişte Bulunan Fiat Listesi Dışardaki Lokantalardan Daha Ucuzdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksaray Şehirlerarası Otogar (Otobüs Terminali) </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">da Hizmet Veren Sosyal Tesiste Yok.Yok.Yemekler,Çorbalar,,İçecekler,Tatlılar ve Tavuk Döner.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Normal Esnaf Lokantalarında Ne Varsa,Burada Fazlasıyla Var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve Belediye Kontrolünde,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uygun Fiyatlarda Halka&nbsp; Sunuluyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; Yolumuz Ne Zaman Otogara Düşse, Aksaray Belediyesi Sosyal Tesisleri Lokantası Hep Dolu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Yemek Sunumlarını İşinin Ehli İnsanlar Yapıyor Ve Çok Saygılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yemek yiyenlerle Görüştüğümüzde;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Böyle Güzel ve Uygun Fiyatlarda Yemek Yediğimiz İçin,Aksaray Belediye Başkanı Sayın Dr.Evren Dinçer'e Teşekkür Ederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Böyle Güzel Hizmetlerini Bekleriz Dediler. Aksaray'YakışmışDeediler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bizde 68 Aksaray Kültür Derneği Olarak Onayladık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Teşekkürler Sayın Dr.Evren Dinçer Başkan.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:29:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/397508_426933084117497_725074368_n.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dinçer dürüst mü?       </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dincer-durust-mu-3019</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dincer-durust-mu-3019</guid>
                <description><![CDATA[Dinçer dürüst mü?       ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Başlığı anlamak için yazıyı sonuna kadar okumalısınız. Ülkemizde son dönemlerde belediye başkanlarının göz altına alınması nerede ise ülkenin gündem meselesi oldu. Aslında çoktandır siyaset güncel meseleler yazmamaya gayret ediyorum, bu yazıyı geçen günlerde haber izlerken büyük oğlumda vardı konu belediyelerdeki yolsuzluk meselesi idi. Bu konu ile ilgili sohbetimiz bayağı fazla oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oğlum dedi ki, “ baba seversiniz sevmezsiniz Evren başkan gerçekten dürüst” dedi. Tabi nedenlerini tartıştık karşılıklı konuştuk. Bunu nereden bildiği ile ilgili konuyu konuştuk yani düşüncesini öğrenmek istedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ülke genelinde son dönemlerde bazı Belediye başkanlarının yolsuzlukları ortaya çıktı. Belediyelerde iktidara gelince bu kurumları özel işleri gibi gördüler. Belediyeler borç batağında sızlanıyorlar maaş ödeyemiyor iddialar çalma çırpma yönünde. Tabi mahkeme sonuçlarını bekleyip görelim ne kadar haklılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şimdi gelelim Evren başkana oğlumun anlattıkları gerçekten doğru, çalışıyor mu çalışıyor. İkinci dönemini yaşayan Dinçer’den en ufak bir yolsuzluk hırsızlık ve dedikodu duymadık. Etrafını da güzel muhafaza ederek ihale yolsuzluğa bulaştırmadan beytül mala dikkat ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parti konusuna da dikkat ederek çevresini sardırarak dedikodudan uzak tutuyor. Ha parti ile arası açık anlamında demiyorum al sat işlerinden uzak tutması konusunda mesafeli olmaya çalışıyor.” ben adam almam her yer adam dolu” dememeliydi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben bunun dışında herhangi bir yolsuzluk ve dedikodu duymadım. Herhangi bir iş yapmasa da dürüstlük çok önemli. Belediyelerin Milletvekilliğinden çok harcama kanatları var, yiyip içmek istersen bol yollar var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben belediyeden emeli olduğum için 6 belediye başkanı ile çalıştım, kimin nasıl çalıştığını ve ne kadar dedikoduya meydan verdiklerini çok iyi iliyorum. Bu dönem çok iyi şeyler duyuyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mesela yıllardır yapılamayan kentsel dönüşümle Hamidiye mahallesini kentsel dönüşüm ile yapması başlı başına ayrı güzellik. Buna benzer çevre yolları fevkalade güzel, buraya almadığım çok güzel çalışmaları var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısı ile uzun zamandır yazmadığım siyaseti yazmamdan dolayı okurlar beni bağışlasın. İnanın bana böyle bir yazı yazmam için hiçbir telkin olmadı. Evren Başkanla da uzun zamandır görüşmüyorum bunu böyle bilin. Evren Başkan dürüst diyorum.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:41:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SU SORUNU</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/su-sorunu-3018</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/su-sorunu-3018</guid>
                <description><![CDATA[SU SORUNU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir cemaatın sohbet toplantısında,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Su sorununu halledecek adaya oy verelim kararına varıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hangi aday söz verirse cemaatin oyu onundur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyle mi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hangi siyasi parti adayı su sorununu halledeceğim demez ki. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçim bu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yıldızlara merdiven kuracağım diyebilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her söz yerine getirilirse bu siyaset böylesine sözden düşermiydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne var su sorununda demeyin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaat mensuplarının şikayetleri doğru. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehir su şebekesi barajdan besleniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Baraja gelen suyun geçtiği köylerin pisliği ile kirleniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu kirli suyu içiyor büyük çoğunluk. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne kadar klorlanırsa klorlansın, kurbağaların kirletmesi bile yeter de artar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylerde kanalizasyonu bile suya döküldüğü varsayımı ile, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dere kenarlarında çamaşır yıkayan bile.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Akarsu pislik tutmaz demeleri ile teselli bulmamız beyhudedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bizim insanlarımızın temiz bir su içmeleri ya da kullanmaları elbette hakkıdır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her siyasi parti adayı su sorununu halletmeyeceğim demez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak sözüm senettir diyeceklerin elinden o seneti nasıl alacağız ve imza ettireceğiz iş burada. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaat mensuplarının sohbet toplantılarında vardığı karar doğru olmaya doğru da bir türlü yaşama geçirilememesi sıkıntının kaynağı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 14:40:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖZELEŞTİRİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ozelestiri-3017</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ozelestiri-3017</guid>
                <description><![CDATA[ÖZELEŞTİRİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1950 de Demokrat Parti’nin iktidar olması ile, CHP’nin sahabetlik ettiği halk evleri devlete devredildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1952 de bu halkevi binası miletvekili rahmetli Ahmet Kadıoğlu’nun gayretleri ile Akşam Kız Sanat okulu oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonra da Enstitüsü ve şimdi Kız Meslek Lisesi diye ad değiştirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eski halkevi binası duvarlarında çatlaklar peydah oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yıkılır endişesi ile Kız Meslek Lisesi öğrencileri okul bahçesinde öğrenim görmeye başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaymakam Agah Büyüksağiş beni çağırdı . </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pansiyon, Ortaokul, Lise yaptırma yaşatma ve öğrencilerini koruma derneğinin malı olan şimdiki Milli Eğitim Müdürlüğü’nün oturduğu bina geçici olarak Kız Meslek Lisesine sığıntı oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüksek Ziraat Mühendisi kardeşimiz Mustafa Acar’ın başkanlığına kurulan dernek, halkın yardımı ile kız meslek lisesi müfredatına uygun olarak inşa edildi ve yıllar sonra bina yıktırıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna siyasi yöneticiler hep seyirci kaldılar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başbakan Recep Tayyip’in ipini kestim diyen devletin temsilcisi Coş, böylesi ayakla Aksaray il’inde krallığını ilan etmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu sebepten hep yıkan ve hiç bir şey yaptırmayan Coş’a kimin haddi neydi ki ses çıkarsın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Muhalefet ve de sivil toplum örgütleri dahi nemelazımcı idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çare diye Vali Cahit Kıraç beyefendinin gayret ve denetiminde yapılan Cumhuriyet ilkokulu bulundu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu ilkokul binası şimdi Kız Meslek Lisesi oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Velakin Kız Meslek Lisesi bu binada hiç de rahat değil. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıkışık bir halde öğretimde aksaklıklar elbette kaçınılmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve hatta bu yıl Kız Meslek Lisesine 400 genç kızımız müracaat etti. Ancak 150 yeni öğrenci kaydedilebildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Peki bu günah kimin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ammada sahipsiz memleket denilmesi gelip bizi buluyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyleyse gelin günah çıkaralım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediyemizin bir bakıma satın aldığı miadı dolmuş Azmi Milli Un Fabrikası yıktırıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arsası bom boş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunca belediye işhanlarından ne kaldı ki belediyeye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Azmi Milli arsası da kat mülkiyeti ile beton yığınına dönüştürülse gene zamanla belediyenin elinde bir şey kalmayacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oğlan yiyip oyuna gidecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çoban yiyip koyuna gidecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geliniz bu Azmi Milli Un Fabrikası arsasına Kız Meslek Lisesi binası yaptıralım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zemin ve birinci kat Kız Meslek Lisesi olsun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">2.-3.-4.-5. katlar Aksaray Üniversitesi lojmanları olsun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zira yarın Tıp Fakültesi dahi açıldığı zaman lojmanlar var diye hatırı sayılır Hocalar tercih eder Aksaray’da çalışmayı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Lojman olmazsa bulamazsınız aklı bütün öğretim görevlisini. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediyemiz Üniversite Rektörü ile temasa geçmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vekillerimiz de katılarak meseleyi masaya yatırmalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve böylece Aksaray’ın geleceği konusunda hem fikir olunmalı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:15:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Laf olsun sohbetinde ağa takılanlar           </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/laf-olsun-sohbetinde-aga-takilanlar-3016</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/laf-olsun-sohbetinde-aga-takilanlar-3016</guid>
                <description><![CDATA[Laf olsun sohbetinde ağa takılanlar           ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir insan doğup yaşar ve aldığı terbiye ile hayatını devam ettirir. Bazende bu bize bahşedilen vücudumuzu kullanırken iyi yönde kullanırsak iyidir, kötü yönde kullanırsak elbette kötüdür. Bize bahşedilen ve ikram edilen bu güzelim hayatımızı güzellikler içerisinde devam ettirmemiz gerekirken, nefsimize uyarak çoğu kez hayatımızı mahvederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben çoğu zaman söylerim ve yazarım, bir dakika sonrasına garantimiz in olmadığı bir hayatımız var. Dolayısı ile bir insana en büyük zararı kendisi vermektedir. İnsanın kendi kendisine verdiği zararı kimse veremez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Malumunuz yaşlısı genci herkes sosyal medyayı kullanmaktadır. Bu alet aslında güzel bir alet, iyi yönde kullanırsan iyidir. Ama kötü yönde kullanırsan kötünün kötüsüdür. Sosyal medya gördüğüm kadarı ile yüzde seksen kötü yönde kullanılmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hele Müslüman bir ülkede, genel olarak bel altı ve uçkur konusunda kullanılmaktadır. Ekranlardaki kadın programlarına baktığımızda, kötü duruma düşmüş ailelerin nerede ise tamamı sosyal medya yolu ile kötü duruma düştüklerini görmekteyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadın ve erkek çocuklarını bırakmış kim olduğunu ve ne idiğü bellisiz kişilerle tanışıp yuvalarını yıktıkları görülmektedir. Sorulduğunda ise nereden bulup tanıştınız dendiğinde ise İnternet kanalı ile sosyal medya da tanıştıklarını açıkça söylemektedirler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sosyal medya da birçok sayfalar bulunmaktadır. Bu sayfalara göz attığınızda, nerede ise kadınların tamamı farklı resimlerini buradan paylaşmaktadır. Bu paylaşımların amacı sizce ne olabilir? Bir amaçları yoksa ancak kocalarının görmesi gereken resimlerini neden paylaşırlar?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadınlar paylaşıyor da evli kadıların kocaları buna neden müsaade ediyorlar? Yolda eşiniz ile yürürken bir kişi gelse dese ki, “ eşinizin resmini çekebilir miyim” demesine ne karşılık verirsiniz? Her halde kıyamet koparırsınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Peki, sosyal medyada siz ve eşiniz eğer sürekli resimlerini paylaşıyorsa ve bunu resim çekmesine izin vermediğiniz insanlar görüp paylaşamaz mı? Bu bir tezat ve ahlak meselesi değilmidir? Peki, buna nasıl izin verebiliyoruz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sonra bu resimler sayesinde eşinizin sosyal medyasına yazı yazıp mesaj atanlar olmuyor mu? Onlara arkadaşlık teklifi yapanlar olmuyor mu? Ha şuna bir bakayım, buna bakayım derken bir gün birisinin ağına takılarak onunla arkadaş dost olup yuvasını yıkmıyor mu? Zaman zaman evinize aldığınız bir arkadaş bile eşinize göz koymuyor mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çocuklar aynı şekilde sosyal medya yolu ile kız ve erkek arkadaş bulup onunla sevgili olmuyorlar mı? Hiç görmediği ve tanımadığı birisi ile sevgili olup kaçmıyor mu? Tanıştığı arkadaşını ailesine tercih edip, yeri geldiğinde ailesini ret etmiyor mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Maneviyat ve ahlaktan yoksun insanlar sosyal medya yolu ile yanlış yola sapmıyor mu? Buna hangimiz engel olabilip çözüm bulabiliyoruz? Bırakın çocukları koca koca insanlar bu illeti kötü yönde kullanıp hayatlarını kararttıklarını çoğu kez görmekteyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kötü yönde kullanılan sosyal medya nerede ise ülkemizde yüzde seksen ahlak çöküntüsüne neden olmaktadır. Görmediğin, bilmediğin, tanımadığın, ailesinin durumundan haberdar olmadığı ve kendisini hiç görmediğin insanları ile farklı dünyalara giderek gereksiz yolda koşmak bir ahlak anlayışı değilmidir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sosyal medya her geçen gün ahlaki çöküntüye sebep olmaya devam etmektedir. Gelin bize yararından çok zararı olan alanları kullanmayalım. Buralarda macera aramayalım, laf olsun sohbeti yaparken pisliğin içerisine batmayalım.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:32:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TERÖRÜN  ASIL KAYNAĞI CEHALET</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/terorun-asil-kaynagi-cehalet-3015</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/terorun-asil-kaynagi-cehalet-3015</guid>
                <description><![CDATA[TERÖRÜN  ASIL KAYNAĞI CEHALET]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cumhuriyetin onuncu yıl kutlamasında, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çıktık açık alınla, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On yılda her savaşta.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On yılda on beş milyon genç, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarattık her yaşta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Marşı ile onurlanmıştık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ard arda süren savaşlarda Anadolu uşağı uzaklarda hep şehit düşmüş nüfus on milyona kadar düşmüştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir zamanlar 60 milyon nüfuslu Osmanlı on milyona kadar düşmüştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O devirlerde teknoloji daha cüce idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nüfus çoğunluğu çok önemliydi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nüfus artsın diye beş çocuğu olan aile reisinden 6 lira yol vergisi alınmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocuk yapılması teşvik edilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hatta nüfusumuz artsın diye Mustafa Kemal Paşa 1936 da Bulgaristan ve Romanya’dan göçmen Türkleri getirtmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüzbinlerle ifade edilen Bulgaristan ve Romanya göçmenleri at ve öküz arabasına getirebildikleri eşyalarla Anadolu’ya geldiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İl ve ilçelere dağıtıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’da 300 göçmen ailesi misafir edildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki evi olan birini hayvanları olan göçmenlerde ahır ve içindeki ahır sekisi olan odaya yerleşti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki yıl sonra Ankara’dan bir heyet geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göçmen köyü yapılacaktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arazi istediler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiki Sağlık kasabasının oturduğu arsa ve yakınındaki sazlık arazi beğenildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye Başkanı rahmetli Muhittin Perek’den burayı istediler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vermem diyemezdi. O zaman keskin bir devlet otoritesi vardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Verdim gitti dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu defa Aksaray’ın kalbur üstü zenginleri,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sazı göçmenlere verdin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bizim hayvanlarımız nerede otlayacak? </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye Belediye Başkanı Muhittin Perek’e olmadık eziyetler yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çaresiz kalan belediye reisi bir kahve içelim diye mütegallibeleri belediyeye çağırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu toplantıda Reis;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hemşehrilerim; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne diye telaş ediyorsunuz. Sazlık sivrisineğin yuvası. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarın yarısı sıtmadan ölür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarısı da kaçar gider. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saz gene size kalır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Devlete karşı durulurmu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vermem diyemezdim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dediği gibi oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göçmen köyü diye Sağlık köyü kuruldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıtmadan her gün bir ölü çıktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalanlar da Bursa, Eskişehir, Adapazarı tarafından olan akrabalarının yardımı ile kaçıp gittiler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve fakat saz bataklıktan kurtarıldı,&nbsp; ekilebilir tarlalar oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ayçiçeği tarımı ilk defa göçmenler tarafından Sağlık Kasabasında ekilip ürün alındı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte size Aksaray’dan bir tarih sayfası açtım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:32:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE GİBİSİ YOK</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/turkiye-gibisi-yok-3014</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/turkiye-gibisi-yok-3014</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE GİBİSİ YOK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarın Aksaray’ın Salı pazarı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir gidin de dolaşın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalnız kuş sütü yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne ararsan bulursun. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hem de ucuz dedikçe ucuz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüketici bayram yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Alan razı satan razı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üreticinin alın terinin ne çok ucuz olduğunu görünüz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna rağmen üretici de tüketici de halınden memnun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir aranıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani nerede fakir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hele şu yollara bakınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arabalardan geçilmiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakir olan elinden bir iş gelmeyen. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir uğraşısı olmayanlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Miskin miskin dolaşırsan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bir becerin yoksa elbette yoksulluk çekersin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunların gözü zengin olan da. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Atın kazancı eşek için&nbsp; öyle mi yavaş gel.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yufkacı bir hanım;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışacak kadın bulamıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye şikayetçi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yufka açmayı bile beceremiyorsan sana kim ekmek verir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir dilenci geldi büroma. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Su gibi genç ve güzel dileniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anam öldü babam yetim kaldı babamla evlenir misin?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maaşı var evi de var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dilenmekten kurtul dedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koca kahrını kim çekecek deyip gitti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">85 yaşında emekli albay tanırım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ankara’dalar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eşi de hasta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakıcı bir Türk bulamadılar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ukraynalı üniversite mezunu bir bayan bakıcılık yapıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ayda 1500 dolar alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biz de çalışan bulunmayınca yabancılar kazandıkları dövizi Ukrayna’ya taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İstanbul’da çalışan karı koca çocuklarına bakacak bir hanım aramışlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yok oğlu yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir Rus kadın gelmiş ben çalışırım demiş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O da yüksek tahsilli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ayda bin dolara bakıcılık yaparmış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir tarihte köylü bir vatandaş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şu bizim oğlana ha bir süpür gecilik bul dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belediye yetkilikleri peki dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Köylü görürse bana ne der diyerek çalışmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi arada iş bulursa çalışıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye kadar emekli olurdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Treni kaçırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pişman oldu ancak fırsat kaçtı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa’ya giden gurbetçi kardeşlerimiz gavurun pisliğini temizliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye’de ise o işi yapmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gören ne der. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demesi yok mu? Tembelliğin daniskası.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu zihniyeti yıkmak lazım. Çalışmak ibadetten sayılır denildiği gibi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başkasının sırtından asalak olup geçim yolu bulursan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette fakirlik paçadan akar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:27:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAMU MALI</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kamu-mali-3013</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kamu-mali-3013</guid>
                <description><![CDATA[KAMU MALI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hadis ve fıkıh alanının en büyük isimlerinden biri olan İbn Hemmam dev eseri El-Musannef’te bize bildiriyor ki, </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Hz. Peygamber, kamu malından birkaç kuruşluk bir miktarı çalan&nbsp; sahabinin cenaze namazını kılmamıştır.” (İbn Hemmam; el-Musannef, 5/244) </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hadis ve fıkıh alanının önemli isimlerinden biri olan İbnü’l-Kayyım El-Cevziyye ise İslam düşüncesinin zirve kaynaklarından biri olan eseri Zâdü’l-Mead’da şunu bildiriyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hz. Peygamber, kamu malı çalmış, kamu hakkına tasallutta bulunmuş olanların cenaze namazlarını kılmamıştır. (Zâdü’l-Mead,&nbsp; 1/515, 3/107-108)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Olayı, İbnü’l-Kayyım’ın sözcükleriyle verelim,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bir harp sonrasında Hz. Peygamber’e: ‘Filanca, filanca, falanca şehit oldu’ diye tekmil verdiler. O, bunlardan birisi için şöyle dedi: </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Hayır! İşte o dediğiniz kişi şehit olmamıştır. Ben onu cehennemin içinde görüyorum. Sebebi de, kamu mallarından çaldığı bir giysidir.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Hz. Peygamber bunun ardından Hattab oğlu Ömer’i (Hz. Ömer) çağırarak şu talimatı verdi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;‘Git, ey Hattab oğlu, git de insanlara şunu duyur: Cennete yalnız ve yalnız müminler gidecektir.” (Müslim, iman bahsi; İbn Hanbel, Müsned, 1/30, 47)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Peygamberimizin Hz. Ömer’e söylediği söz!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kamu malı hırsızlarının ""mümin"&nbsp; niteliğini yitirdiklerine kanıt olarak değerlendirilmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Devlet malına hıyanet etmek, çalmak, özellikle de taksim edilmeden önce savaş ganimetinden bir şey çalmak, emanete hıyanet etmek, hırsızlık yapmak bu kadar büyük bir günah iken, </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">durmadan çalanlara, çalınmasına zemin hazırlayan ve göz yumanlara ne demeli? Hesap gününü hiçe sayanlar, Allah’ın gazabından uzak kalacaklarını mı sanıyorlar?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Onlar, dünya hayatını âhirete tercih eden, Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermek isteyenlerdir; işte onlar derin bir sapkınlık içindedirler. ( İbrahim 3.ayet)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kim âhiret kazancını isterse onun bu kazancını arttırırız; kim dünya kazancını tercih ederse ona da bundan veririz; ama onun âhirette hiçbir nasibi olmaz. (Şura 20. Ayet)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O zanan aklını kullanacak olanlara şöyle diyelim.&nbsp; "Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesâba çekiniz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:26:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TARIM İLAÇLARINA DİKKAT!</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/tarim-ilaclarina-dikkat-3012</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/tarim-ilaclarina-dikkat-3012</guid>
                <description><![CDATA[TARIM İLAÇLARINA DİKKAT!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerika vatandaşı olan bir yakınım Türkiye’ye geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şundan bundan konuştum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elmaları görünce manavda imrendi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerika’da nerede çürük kurtlu elma var onu yerler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tarım ilacı kullanılmadı da ondan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sebze ve meyvelere katiyen tarım ilacı kullanmazlar. Her şey doğal olsun isterler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tarım ilacı kullanılan meyvelerde dış memleketlere ihraç edilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerikan vatandaşı yemez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Duydum ki patates ambarı olan Nevşehir’de bazı köy ve kasabalarda patates ekimi yasaklanmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siyah beneklere kanser denirmiş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve fakat kanserli denen patatesler Aksaray pazarında pekala satılıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nevşehir de yasak edilen patatesler Aksaray’da niye yasak değil diyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerikan vatandaşı olan misafirimiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pirecik düştü diye yeşillikleri bahçede ilaçlanıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dolayısı ile insanlarımız zehir yiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demek oluyor ki kültür meselesi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunu anlatacak resmi birileri de yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haydiyin öyleyse iş başına. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 16:51:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sizi biraz düşündüreyim         </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sizi-biraz-dusundureyim-3011</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sizi-biraz-dusundureyim-3011</guid>
                <description><![CDATA[Sizi biraz düşündüreyim         ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Pek fazla dışarı çıkmıyorum, evde istirahat ediyorum. Tabi bu değil ki hiç çıkmıyorum, elbette işerimiz olduğunda çıkıyoruz. Dolayısı ile evde otururken bol kitap okumayı tercih ediyorum. Bela ve musibetler ile ilgili okuduğum kitapların içerisinde Hasan Basri HZ. İle ilgili kıssaları okurken içerisinden iki tane kıssa hoşuma gitti bunları sizlerle paylaşmak istedim. Tabi birisi Haccac ile ilgili idi. Haccac belasından nasıl kurtulunduğunu gördüm.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir gün Hasan-ı Basri hazretlerine birisi gelip:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birisi seni çekiştirdi, gıybetini etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sen o zatın evine neden gittin?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Misafir olarak çağırmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O kişi sana ne ikram etti?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yemekler ve içecek…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu kadar yemişsin, içinde kalmış da bir sözü mü saklayamadın da bana getirdin!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Daha sonra kendisinin gıybetini yapan kimseye, bir tabak taze hurma hazırladı ve özür dileyerek, şu şekilde haber etti: “İşittiğime göre sevaplarını, benim amel defterime yollamışsın! İstedim ki, sana karşılık vereyim! Kusura bakma! Hediyem senin ki kadar çok değil.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hasan Basri ve Tövbe</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hasan Basri tövbenin hem dil ile hem de hali ile yani günahı terk etmekle beraber helalleşmenin yapılmasını vurgulayarak bazı tövbelerin ham olduğunu belirterek “Bizim tövbemiz dahi tövbeye muhtaçtır.” demiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hasan Basri ve Haccac</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meşhur Haccac insanların kendisinden çok korktuğu birisidir. Hasan Basri Hazretlerini görmek için Basra’ya gelmek istediğini iletir. Bunu işiten halk korkar. Bu Haccac gittiği yerlerde çok kelleler almıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Halk toplanarak eğer gelirse onunla muharebe etmeye karar verirler. Hasan Basri Hazretleri halka hitaben: Sizin onu yenmeniz mümkün değildir. Hadi yenseniz bile Allah size başkasını musallat eder, der.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O zaman ne yapmaları gerektiğini sorarlar. “Eğer sizlerde haram mal var ise, onu hak sahiplerine geri verin. Sahiplerini aradınız yok ise mescitlere giderek fakirlere verin. Nikahsız kadınlarla alakanız var ise onları nikahınıza alın veya onları terk edin. Günahlarınıza da çokça tövbe edin. Kur’an okumaya başlayın. Ümit ederim ki, Allah bu Haccac’ın zulmünden sizi korur.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Halk hemen onun dediğini yapmaya başladı. Bir zaman sonra bir haber gelir ki Haccac Basra’ya gelmekten vazgeçmiş. Herkes sevinir. Hasan Basri Hazretleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Haccac’ın buraya gelmekten vazgeçeceğini biliyordum, der.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nasıl biliyordun? diye sordular o da şöyle dedi;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eğer bir kimse sizin yaptığınız gibi yapsa yani evinden haram işleri kaldırır, herkesin haklarını verir ve günahları için de Allah’a tövbe eder ve Kuran’ı Kerimi okumaya başlarsa, Allah o kimsenin dualarını kabul eder ve başlarına gelecek belayı da kaldırır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 16:51:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜN VE BUGÜN</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dun-ve-bugun-3010</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/dun-ve-bugun-3010</guid>
                <description><![CDATA[DÜN VE BUGÜN]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1942 de Ortaokulu bitirdim.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O zamanlar Ortaokul mezunu parmakla gösterilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maliye de katip olarak 2 yıl çalıştım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">1944 de Adana muallim mektebi öğrencisi idim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dört arkadaşla, şimdiki ziraat bankası yerindeki kamyon garajında Haşim Ağa’nın dört tekerlekli kamyon yavrusu teknesine doluştuk. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bor’a gideceğiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oradan da trenle Adana’ya.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taşpınar’ın yokuşuna varınca kamyon su kaynattı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaptanın inin komutuyla indik aşağı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kamyonu itele babam itele. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zor zoruna çalışınca koşuştuk bindik tekneye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bor’da sabah dörtde Toros ekspresine bilet aldık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Otel de yatalım dedik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray otelinde dört arkadaş bir otel odasında somyalara uzandık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sohbetten sonra mum ışığı kadar olan elektriği söndürdük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karanlıkta ne kadar bit pire, tahta kurusu varsa yedi bizi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kendimizi sokağa attık. Çırpın Allah çırpın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Duvar dibinde sabahı ettik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saat 4 den evvel tahta bavulları sırtladık tren istasyonuna taşındık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Saat 4 de gelecek tren saat 8 de gelebildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koşuştuk trende yer bulmak için, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kompartımanlar dolu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koridorda balık istifi 8 saatte Adana’ya vardık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte talebeliğim böyle geçti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haçlıksız adam olurmu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yok oğlu yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pazar günleri tren istasyonuna varırdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taşıyıcı taşıyıcı diye bağırırdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hanımların beylerin bavulunu valizini aşağıda faytonlara kadar götürürdük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">50-100 kuruş aldık mı bayram yapardık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Neyse okuldan mezun olduk. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öğretmen çıktık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siirt vilayeti emrine verildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yatak yorgan denk yaptım sırtladım. Gene Haşim Ağa’nın kamyon yavrusu tekneye attım kendimi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu defa 4 saatte vardık Bor’a.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güneydoğu ekspresi ile tren yolunun en son durağında bir evvel Garzan istasonunda indim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taşıyıcılar bekliyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Beş lira verip katır sırtında Kozluk ilçesine vardık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okul diye kiralık iki odalı ev kiralanmış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni yapılan düzlükteki dört oda bir koridor binayı gene seneliği 50 liraya kiraladım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalvar yakar 50-60 öğrenci topladım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öğretmen, başöğretmen maarif memuru hep bendim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkçe konuşmayı öğreteyim diye bahçede çocuklarla hep oyun oynardım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkçe konuşmayı, yazmayı, okumayı öğrettik mi mesele kalmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hesap hendese kendiğinden gelir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Müşritan, Melefan, Şelma köylerinde imece usulü okul yaptırdık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kapı, pencere, kiremidi de gene katır sırtında garzan tren istasyonundan taşıttık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye gelince. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir öğrencimin oğlu Van’ın Başkale ilçesinin bir köyüne Bilgisayar öğretmeni olarak atandı.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ankara’dan uçağa binip bir saat 15 dakikada Van’a varıyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oradan da pırıl pırıl asfalt yoldan otobüsle Başkale’ye ve sonra da 20 kilometre ötede bir köy okuluna varıyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okul çok modern.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öğretmen lojmanları da fevkalade. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Taşımalı öğretim var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okulda 15 öğretmen görev yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye bilgilendim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haydiyin bakalım dün ile bugünü bir mukayese ediniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu refah değil de nedir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 16:50:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PROJE ÜRETİLMİYOR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/proje-uretilmiyor-3009</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/proje-uretilmiyor-3009</guid>
                <description><![CDATA[PROJE ÜRETİLMİYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siyasi partiler proje üretip de halkın karşısına çıkalım demiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyleyse yerel seçimlerde ne yüzle oy istenecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’ın insanlarına iş ve aş lazım deyip de yatırımlara davetiye çıkarmak yerine havanda su dövmek neye yarar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Seçmenin güvenini kazanmak için proje üretilecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksi halde göle yoğurt çalınacak. Bakın İl’imizde bir Mercedes kamyon fabrikası var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunun çekirdeği sayın Erbakan’ın hediyesidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mercedes de 300 Makina Mühendisi ve bin adet de kalifiye işçi çalışmakta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer yanda Sütaş da halen 300 personel çalışmakta. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu sayı bir sene sonra bin personele çıkacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Süt ve Süt Ürünleri Fabrikası olan SÜTAŞ Türkiye’nin ve dahi Avrupa piyasasında isim yapacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yem Fabrikası ve de bin ineklik ahır da yapmış olan SÜTAŞ, diğer yandan İl’imizde damızlık hayvancılığıda&nbsp; teşvik etmesi ile süt hayvancılığı bir geçim kaynağı olacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna benzer makbul yatırımlarla İl’imizde yaşayan insanlarımıza iş ve aş imkanı hazırlanmalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aç tavuk fırın dibi deler, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyleyse aç ve açıkta hiç kimse kalmamalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siyasi partiler isabetli projeler hazırlayıp kamu oyuna sunmalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Boş vaatlerden usandı bu millet,mesela Samsun’da tarım alet ve makinaları isim yapmıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Etüt edip Aksaray’da da Tarım alet ve makinaları fabrikası pekala kurulabilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Marifetli küçük bir traktör, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Arkasına taktığı römorku ile bir ton yük taşıyabiliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pulluğunu takıp küçük çapta bahçeleri sürüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çapa aletini takıp sebze ve meyve aralarını çapalıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bıçağını takıp ot ve yonca biçiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çifçiye çok gerekli bir alet,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunun yanında tırmık vesair tarım aletlerini de üreten bir fabrika etüt edilip Aksaray’a kazandırılmalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha başka yatırımlar içinde proje üretilmeli. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haydiyin öyleyse politikacılar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Halkın gönlünü kazanmanın yolu proje üretmektir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:46:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arkadaşlıktaki sır nedir?          </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/arkadasliktaki-sir-nedir-3008</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/arkadasliktaki-sir-nedir-3008</guid>
                <description><![CDATA[Arkadaşlıktaki sır nedir?          ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nereye gidiyorsun diye sorduklarında arkadaşıma diyenin sayısı az değildir. Peki, edindiğimiz arkadaşlar nasıl bir arkadaş? Gelin bu arkadaşlığa bir göz atalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünyada insan tek başına yaşayamaz. İhtiyaçlarını karşılayamaz. Hayat şartları o kadar ağır ki; tek başına baş edilemez. İnsan mutlaka eşi, dostu, arkadaşları ile yaşamak, acı tatlı olayları paylaşmak zorundadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yalnızlık Allah’a mahsustur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cenab-ı Allah insanı yaratırken tek başına yaratmamış; Adem’le beraber Havva’yı yaratmıştır. Sonra hayatta yaratılanlardan hiç bir şey tek değildir. Her şey çift yaratılmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Başkalarına ihtiyaç duymadan ve tek başına yaşamayı deneyenler, yaşadıkları hayattan zevk almamışlar, çoğu da ruh ve beden sağlığını kaybetmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsan, hayatının her devresinde mutlaka birilerine ihtiyaç duyar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çocukken oyun arkadaşı arar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Genç yaşta gönül arkadaşı arar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Olgunluk çağında da, vefalı gerçek dost arar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaşlılığında da hayat arkadaşı arar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bunların en önemlisi, genç yaşta edinilen arkadaşlıktır. Çünkü gençlik yaşı, iyi ve kötü alışkanlıkların kazanıldığı, insanın insandan etkilenerek şekil aldığı, kimlik kazandığı bir yaştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç yaştaki en ufak seçim yanlışlığı insanı perişan eder. Hayat boyu pişmanlık duymasına ve acı çekmesine neden olur. Bu, kendi cinsinden arkadaş ta olsa, karşı cinsten hayat arkadaşı da olsa değişmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birçokları hayatta gerçek dost bulamamaktan yakınır. Aşık Veysel’in;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “ Dost dost diye nicesine sarıldım,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Benim sadık yarim kara topraktır.” demesi de bundandır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hele günümüzde her şey, menfaate dayandırılıyor, insanlar verdikleri sözleri yerine getirmiyor. Egoizm hakim, fedakarlık enayilik olarak görülüyor. Eskiden “Önce canan, sonra can” denilirdi. Şimdi “Önce can, sonra canan” deniliyor. Dostluklar uzun süreli, can dostluğu olmuyor. Bağlar pamuk ipliği ile bağlı. Böyle bir ortamda gerçek ve gönülden dost bulmak da zor. Dostluklar dar ağacına kadar, ölüme kadar olmuyor artık…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Denilebilir ki; inancın ve geleneklerin zayıflamasıyla her şeyimiz zayıfladı. Dostluk anlayışımız da zayıfladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ahlak ve maneviyat düşmanı güçler: “ kız erkek arkadaşlığını, flörtü teşvik edin, edebiyatı şehevi hale getirin, modada cinselliği ön plana çıkarın” gibi önerilerde bulunmuşlardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkadaşlığı, sadece cinsel yönden görürsek, o zaman ar-haya diye bir şey kalmıyor. Cinsler birbirine karışıyor. Kız erkekleşiyor, erkek de kadınlaşıyor. Bu tür arkadaşlıklardan kimse fayda görmüyor. Arkadaşlık, gönül eğlencesi oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkadaşlık, sevgi, saygı, hayır ve faydacı temele dayanmadan müspet bir sonuç alınamaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İki elin birbirinin kirini yıkadığı gibi iyi ahlak temeline dayanan arkadaşlıklar da böyledir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkadaşlık, iyi gün dostları, menfaat düşkünleri ile değil, darda ve zorda yar olacak kimselerle kurulursa, yüz güldürür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arkadaşlık, inançsız, ahlaksız kimselerle değil, imanlı, ahlaklı, ciddi ve samimi kimselerle kurulursa, hem dünya hem de ahiret mutluluğunu sağlayacak dostluk kurulmuş olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Unutulmamalıdır ki; hayatın zorlukları inançlı, ahlaklı kimselerin arkadaşlığı ve dostluğu ile aşılır. İnsan gül bahçesinde oturursa güzellikler görür, güzel kokular duyar, mutlu olur, rahatlar. Güzel olmayan ortamlarda ve kötü insanlarla beraber olursa üzülür ve hayattan zevk almaz. Bunun için insan, işini, eşini ve arkadaşını iyi seçmelidir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:45:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AYNA</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ayna-3007</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/ayna-3007</guid>
                <description><![CDATA[AYNA]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Huzur içinde bir Ramazan Bayramı daha geride bıraktık. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Milli ve manevi değerlerin şahlandığı dini bayramda yurtta camiler dolup taştı. Mezarlıklar insan seli idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sokaklar cıvıl cıvıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Acısıyla tatlısıyla aynada neler gördük neler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehit anaları Mehmedinin mezar taşına nasıl sarıldığını.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Göz yaşları ile yavrusunun yattığı toprağı nasıl suladığını gördük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aynada seyrettikçe yüreğimiz yandı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gözyaşı ile bağrını döven ana. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bayram geldi neyime.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mehmedim Mehmedim</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Garibem, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kan damlar yüreğime.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mehmedim,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sen kalk da ben yatayım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyerek teselli bulduğunu seyrettik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer yanda İstanbul’da, huzur evinde bir babanın yürek güpürtüsünü aynada gördük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Terzi olan baba 15 yıl evvel doğum esnasında eşini kaybeden baba bebeğine bakmak için dükkanını evine taşımış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Evinde hem iğne ile kuyu kazıyor, hem de bebesine bakıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üç oğlunu yedirip içirip okutuyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktor, eczacı, mühendis oluyorlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">On beş yıl evvel vefat eden annelerinin cenazesine bile gelmeyen evlatlar bunlar diye dert döken baba. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yirmi yıldır kapımı çalan olmadı diye ağıt dökmesi hepimizi duygulandırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Baba;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okuttum, işlerini aşlarını buldular ve fakat dini bilgilerini öğretemedim. Bunun cezasını kendim çekiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kabahatı gene de kendinde buluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gene huzur evinde 75 yaşında bir kadın;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dört oğlum var, torunlarım var, gözlerim yollarda kaldı. Bir kerecik bayramda bari, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anamızı görelim, hayır duasını alalım diyen yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte aynada bunları da gördük. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yüreğimiz yandı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hani cennet anaların ayağı altındaydı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Babaların hakkı katiyen ödenmezdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güzel dinimizin faziletlerini öğrenmeyen bir nesil işte böyle anayı da unutur babayı da. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Acısıyla tatlısıyla aynada bunları gördük.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 16:24:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsanlar arasını bozmak          </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insanlar-arasini-bozmak-3006</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/insanlar-arasini-bozmak-3006</guid>
                <description><![CDATA[İnsanlar arasını bozmak          ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dedikoduculuk bir hastalık olmaktan öteye, ahlaki bir çöküntüdür. Veliler şehri olan bu memlekette aslında dedikodusuz yaşayamayız mı? Başkalarının kabahat ve kusurunu araştırmak yerine kendi işimizle uğraşıp, kendi kabahat ve kusurumuzu irdeleyemezmiyiz? Eli boş insanlar ve kadınlar daha çok başkalarının yaşamları ve işlerinin dedikodusunu yapmayı bir sanat haline getirmiştir. Bakın yüce yaradan ayetlerinde dedikodu hakkında ne buyuruyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir." (hucurat süresi a. 12) hadi yiyin bakalım ölü kardeş etini?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur." (isra a.36)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Büyük insanlar fikirleri, ortalama insanlar olayları, küçük insanlar ise başkalarını konuşur.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu sözü daha önce duymuşsunuzdur. Dedikodusunu yaptığınız o kişi, bu denklemdeki büyük insanlar arasına giriyor çünkü o kendisi olmakla meşgul, kendini geliştiriyor. Bu yüzden de mutlu bir insan. İlk bakışta cazip gelse bile aslında başkaları hakkında dedikodu yapmak sizi mutsuzluktan başka bir yere götürmez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mutluluğunuz ve duygusal durumunuz büyük ölçüde etrafınızdakilerle de ilişkili. Etrafınızda dedikoducu insanlar çoğunluktaysa, siz de daha fazla dedikoduya yönelebilirsiniz. Ancak şunu unutmayın, dedikodu aslında zehirli bir yılandır. Eğer dedikodusunu yaptığınız kişilerin sizden veya başkalarından bahsettiğini duymuyorsanız, bunun sebebi büyük olasılıkla onların yapacak daha iyi şeyleri olmasından kaynaklanıyordur </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir insan kendini geliştiriyorsa mutlu olur. Dedikodu yapan insan sürekli yalan söyler. Bu değişmez bir gerçektir. Dedikodu yaparken birçok şeyi olduğundan daha abartılı anlatılır. Bir yalancı da hayatta hiçbir zaman mutlu olamaz çünkü her zaman bir boşluğu doldurmak için konuşur. Dedikodusunu yaptığınız insanlar ise bunun yerine daha anlamlı konuşmalar yaptıkları için daha mutlular. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dedikoducu insanların çevresindekiler de kendisi gibi dedikoducu olur. Bu yüzden her seferinde içlerinden “Acaba bu insanlar benim hakkımda da konuşuyor mu” düşüncesi geçer. Bir insan başkasından şüphe duymaya başlıyorsa mutlu olması mümkün değildir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğer saygı duyulan bir insansanız, başkaları sizden sadece iyilikle bahseder. Küçük ve gizli hesaplaşmalar her iş yerinin sorunlarından biridir. Çalışanlar, dedikodu yaparak iş yerini daha kötü bir yer haline getirir. Dedikodu yaparak vakit kaybetmeyen insanlar ise bu gizli hesaplaşmalardan uzak kalmayı başarır. Sadece kendi işine odaklanıp mutlu bir insan olabilirler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanlar dedikodu yaptıkça, o kişi hakkındaki olumsuz görüşleri içselleştirirler. Sonucunda ise dedikoducu insanlar kibarlıklarını da yitirirler. Oysa başkalarına karşı yardımsever ve kibar bir insan olursanız, daha mutlu olabilirsiniz. Dedikoducu insanlara kimse saygı duymaz çünkü onlar da başkalarına saygı duymanın ne olduğunu bilmez. Eğer saygı duyulan bir insansanız, başkaları sizden sadece iyilikle bahseder.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 16:26:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİBERCİ GELDİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/biberci-geldi-3005</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/biberci-geldi-3005</guid>
                <description><![CDATA[BİBERCİ GELDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O eskinin keçi boynuzu etli acı sarı biberleri tarih oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eylül ayı geldi mi Nevşehir ve köylerinden tek atlı araba ile dolaşanlar; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biber alıyok biber, biberci geldi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diye sokaklarda dolaşırlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O zamanlar şehir bahçeli evlerle bir başka idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kapıya çıkan bahçecileri,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biberci gel bak bibere diye çağırır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kerdi kerdi biber kökenleri diz boyu olurdu. Her kökte 5-6 biber olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">10-12 biber bir kilo gelirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pazarlık edilir anlaşılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biber ürünü toplanır bibercinin bıraktığı çuvallara doldurulur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sırt kantarı ile tartılır parası peşin alınırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nevşehir ve köyleri Aksaray biberini pek makbul sayarlardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Küp küp sirkeli turşu yapılır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pilav ve de kuru fasulye yanında biber turşusu olmadan edemezlerdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaraylı sattığı biber parası ile özlü sert buğday alırdı pazardan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kara değirmende un yapılır, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yün çuvallara konan un kilerde boy boy dizilirdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üstlerine de temiz cingi taş konurdu bereketli olsun diye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pek meşhur olan o eskinin biberleri gelin oldu gitti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdinin biberleri o eskinin biberi yerini katiyen tutmaz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İki evin birinde üzüm bağı olurdu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pekmez kaynatılırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üzümlerin şırası alındı mı, cırbası küplere doldurulur su ilave edilir, seneye sirkeye dönen cırbanın sirkesi taşı çatlatırdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaraylı da bu doğal sirke ile biber, domates turşusu kurar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sofralarda turşu eksik olmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eskinin kış hazırlıkları kalmadı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi her mevsimde her aradığın pazar ve marketlerde bulunur oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 16:25:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PAZAR KEYFİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/pazar-keyfi-3004</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/pazar-keyfi-3004</guid>
                <description><![CDATA[PAZAR KEYFİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bugün Siloların karşısındaki Salı Pazarını bir gezin. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üretim bol. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ne ararsan bulursun derde devadan başka. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir kuş sütü noksan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüketici bayram yapıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Niye mi?...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fiyatlar her keseye uygun da ondan. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üreticinin alın teri sebze ve meyvelerin ne çok ucuz olduğunu görünüz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçen yıl TV ekranlarında domatesin kilosu altı lira, alıp yiyemiyoruz diyen kadınlar nerede. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Domates, Biber, Patlıcanın kilosu 50 kuruş olur mu üreticiye yazık oluyor diyen var mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kış ortasında Akdeniz Bölgesinde seralarda yetiştirilen domates emek ister masraf ister.. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üretim az olunca da fiyatlar yükselir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Her mevsim böylesi beleşe sebze ve meyve yenir mi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yaz ayları her beldenin yerli üretimi sayesinde domatesin kilosunu 50 kuruşa yiyoruz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüketici nasıl bayram yapmasın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KURAKLIK KORKUTUYOR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kuraklik-korkutuyor-3003</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kuraklik-korkutuyor-3003</guid>
                <description><![CDATA[KURAKLIK KORKUTUYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">2008 Yılı uğursuz geldi Aksaray’a. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Son yıllarda yağmur yağmaz oldu bizim yöreye. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuyuların emdiği yeraltı su zenginliklerimiz de kalmıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu gidişle herhalde iş ve aş bulmak için başka yörelere göç hızlanacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bakın Marmara ve Karadeniz bölgelerimiz bol yağış alıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir tarafta deniz ve diğer tarafta ormanlar,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bulutlara gel diye el sallıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hal böyle olunca vatandaş;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah yüzümüze göre veriyor den meye başlandı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yani ahlaksızlıklar sokağı doldurunca bunun faturası çiftçiye kesiliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aksaray’ın şu tepelerine bakınız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir de eskinin bağ ve bahçeleri kavak ormanları yerini beton yığınlarına terkedince yağmur bulutları iç Anadolu’ya korkudan gelmiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bırakın dağ tepe yamaçlarını mezarlıklarda bile mezar sahipleri atalarının başı üzerinde bir Çam ağacı bile yetiştirmekten aciz,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yalınız şehiriçi mi, ilçe, kasaba ve köylerimizde dahi ağaçlandırma seferberliğine ayak uyduramadık gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ağaç oksijen üretir insan sağlığına rahatlık getirir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Adana yolundan İncesu Kasabasına bir sapıverin. O kıraç tepelerde birkaç meyve bahçeleri var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gezdim baktım insanın içi açılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Para etmese de ürün bol. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kurtlar kuşlar bile sebepleniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte şu mübarek Ramazan ayında toprağın bereketini hele bir anlasak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve o zaman sevap defterimiz bir hayli kabarır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cennet vatanı kanaviçe gibi işlemenin sevabı pek büyüktür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allah’ın sevgili kulu olmak istiyorsak ağaç yetiştirelim arkadaş.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 16:34:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mazlumun ahı yerde kalmaz        </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mazlumun-ahi-yerde-kalmaz-3002</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mazlumun-ahi-yerde-kalmaz-3002</guid>
                <description><![CDATA[Mazlumun ahı yerde kalmaz        ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp; Bazen öyle bir kisveye gireriz ki yaptığımız ne kadar haksızlığımız varsa bir tarafa atar bir numaralı hak perest olur çıkarız. Öncelikle ben kendi nefsimden başlayım kendimi de işin içinden çıkarmadan konuşmamız lazım. Hak deyince sadece birisinin elinden kolunu kıvırıp aldığımız bir mal zannederiz. Hâlbuki hak sadece insanların hak ettiklerini elinden almak değildir. Maddi, manevi, bedeni, komşuluk gibi sayamayacağımız kadar üzerimizde haklar var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birisinin hakkı olan bir yeri elinden çeşitli alavere dalavere ile elinden alıyorsak bu hak değil mi? Haksızlık hayatımızın her safhasında olmaktadır. Namazda bile hak etmediğin halde yer kaplayıp diğer kişiye aynı safta yer vermiyorsan buda bir kul hakkıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hele bunu birde yapan din kisvesine girerek yapıyorsa Allah onu ahirette korusun. Hak etmediğin bir yeri dini kullanarak atlama yeri yapıyorsan vay haline senin. Yüce dinimiz artık bir şeyler ve haksızlıklar için basamak olmaktan çıkarılmalı. Adam falan partili ya da başka bir muhafazakâr partili olunca dört dörtlük Müslüman mı oluyor. Muhafazakâr geçinip de haksızlık yapan ve hatta dini bir hayatı olmayan onca insan tanıyorum. Ben falancayım deyince şeri düşünceye mi sahip oluyor?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sizlere Resulullah efendimizin hutbesinden bir örnek ve bir kıssa ile baş başa bırakıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Resulullah efendimiz son saatlerinde ümmetine bakın neler söylüyor: “Sizden ayrılma vaktim oldukça yaklaşmıştır. Sizden birine vurmuşsam; işte sırtım, gelsin vursun..!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birinizin malını almışsam; işte yüzüm, gelsin hakkını alsın..! Sakın; "şayet kısas talebinde bulunursam, Resûlullah bana darılır" diye düşünmesin hak sahibi olan herkes...!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bilmelisiniz ki; benden hakkını isteyene darılmak, benim fıtratımda yoktur. Benim nazarımda en sevimliniz, hakkı varsa, gelip benden onu isteyen yahut helâl edendir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben, Rabbımin huzuruna, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum..!” diyor. Buyurun bakalım Resulullah ne diyor bizler ne yapıyoruz bir kıyaslayalım bakalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İbrahim Hakkı’yı Babası oğlunu Fikirullah hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeşmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekil bakayım önümden be çocuk! Diye İbrahim Hakkı hazretlerini azarlayarak atını çeşmeye sürer. O da testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, onu bir köşeye sıkıştırır. Testisini bırakıp kendisini kurtarmak zorunda kalır İbrahim Hakkı hazretleri… Bu esnada at da üzerine basıp testiyi kırar. Ağlayarak hocasının huzuruna gelir ve:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;Çeşmeden su alırken atını koşturarak gelen biri, atını üzerime sürdü. Can havliyle kendimi kurtarmaya çalışırken testimi de tepeletip kırdı! Der. Hocası sorar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hayır, der, hiçbir şey söylemedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çabuk git ve o adama bir-iki laf söyle, der. İbrahim Hakkı hazretleri gider, çeşmenin başında atını tımar etmeye başlayan adamın yanına varıp bekler. Fakat bir türlü terbiyesini bozup da:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Benim testimi niye kırdın zâlim adam! Diyemez. Dönüp geldiğinde hocası Fakîrullah hazretleri sorar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ona bir şeyler söyleyebildin mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Söyleyemedim efendim; niyetlendim, lâkin bir türlü dilimi çevirip de ağır bir söz sarf edemedim! Hocası bağırır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sana diyorum, çabuk git ve o adama bir şeyler söyle, mukabele et! Yoksa sonu felâket!.. İbrahim Hakkı hazretleri bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gelir. Bir de bakar ki, testisini kıran adamı, kendi atı, attığı çiftelerle çeşmenin havuzuna yuvarlamış, ölüsü yatmaktadır!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Koşarak gelip, hocası İsmail Fakîrullah hazretlerine bu vahim vaziyeti anlatır. Hocası bu hâle üzülür:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Vah vah! Bir testiye bir adam! Üzüldüm buna doğrusu! der. Huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söyleyince, büyük Velî şöyle izah eder: ´O atlı adam, İbrahim Hakkı´ya zulmetti. Zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukabelede bulunmadı, zâlimi Allâh´a havâle etti. Allâh Teâlâ´nın da gayretine dokunup zâlimi cezâlandırdı. Şayet İbrahim Hakkı da onun zulmüne karşılık verip, ona bir şeyler söyleseydi, ödeşeceklerdi. Fakat İbrahim, büsbütün mazlum oldu. Bense ödeştirmek için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!´ der.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 16:34:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MARMARA BÖLGESİNDEKİ SANAYİİ TESİSLERİNİN  İÇ ANADOLU VE DOĞU AKDENİZ BÖLGESİNE AKTARILMASI KARARININ  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ                   </title>
                <category>Ramazan MUTLU</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/marmara-bolgesindeki-sanayii-tesislerinin-ic-anadolu-ve-dogu-akdeniz-bolgesine-aktarilmasi-kararinin-dusundurdukleri-3001</link>
                <author>ramazanmutlu@yeniaksaray.com.tr (Ramazan MUTLU)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/marmara-bolgesindeki-sanayii-tesislerinin-ic-anadolu-ve-dogu-akdeniz-bolgesine-aktarilmasi-kararinin-dusundurdukleri-3001</guid>
                <description><![CDATA[MARMARA BÖLGESİNDEKİ SANAYİİ TESİSLERİNİN  İÇ ANADOLU VE DOĞU AKDENİZ BÖLGESİNE AKTARILMASI KARARININ  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ                   ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Ülkemizde mümbit arazilerde sanayi tesisi, kurak tarıma elverişsiz veya&nbsp;&nbsp; verimi&nbsp; düşük olan arazilerde çoğunlukla kuru tarım&nbsp; yapılmaktadır. Örneğin: Mersin-Tarsus -Adana arası yol boyu sanayi tesisleri ve işyerleri ile doludur. Marmara bölgesinde ülkenin sanayi tesisleri yoğunlaşmıştır. İstanbul ve çevresi dolmuş, sanayi tesisleri Çerkezköy, Çorlu ve Çatalca ve daha ilerideki yerleşim bölgelerine doğru dağılmaktadır.&nbsp; Mersin bölgesi hariç sanayinin yoğun olduğu bölgeler deprem kuşağı içinde veya fay hattı üzerindedir. Sanayi tesislerinin burada yoğunlaşması nedeniyle yörenin nüfusu da işgücüne duyulan ihtiyaç nedeniyle hızla artmıştır. 13-14 milyon insanın İstanbul da toplanması ulaşım, yol, su, çevre sorunu gibi bir&nbsp; çok problemi beraberinde getirmiştir. Marmara bölgesi deprem kuşağında olması nedeniyle;&nbsp; gerek yatırımlar, gerekse burada işi gereği yaşayan insanlar için risk&nbsp; tevlit&nbsp; etmektedir.&nbsp; Buradaki sanayi tesislerinin deprem tehlikesi daha düşük olan iç Anadolu ve Hatay bölgesine kaydırılması kararı alınmıştır. Bir de Marmara&nbsp; bölgesinde yapılan yatırımlar için burada savaş riski de bulunmaktadır.&nbsp; İstanbul başta olmak üzere, tüm Marmara bölgesi ile Mersin-&nbsp; Tarsus – Adana hattındaki sanayi tesisleri denizlerden gelen gemilerce kolayca vurulabilir. Bu bölgelere yapılan yatırımların savaş da zarar görme riski fazladır.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sanayi yatırımları: hammaddeye yakınlığı, ulaşım kolaylığı, pazarlama alanına yakınlığı, istihdam edilecek elaman ihtiyacının bölgeden karşılanabilir olması, zemin sağlamlığı, tarıma elverişli alan olmaması ve savaşta düşmanın kolayca ulaşamayacağı bölge de&nbsp; olması gibi faktörler dikkate alınarak&nbsp; yatırım alanları belirlenmesi gerekir. Mümbit topraklara sanayi tesisi kurulursa kıraç ve kırsal bölgede yapılan tarımdan&nbsp; haliyle verim almak mümkün olmaz. Hollanda, Konya vilayetimiz kadar bir alana sahip olmasına rağmen; 2025 yılında 136 milyar euro tarımsal ihracat yapmıştır. Ülkemiz ise 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık tarımsal ihracat yapmıştır.&nbsp; Ülkemizin 2025 yılı toplam ihracatı 273,4 milyar dolardır.&nbsp; Hollanda’nın yıllık toplam ihracatı 917 milyar dolardır.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sanayi yatırımlarının çoğaltan etkisi bulunmaktadır.&nbsp;&nbsp; Yapılan bir yatırım, yeni yatırım kaynağı oluşturması yanında, yanına başka yatırımların yapılması sonucunu da doğurur. Sanayi ürünleri tarımsal ürünlere göre daha pahalıdır, ancak üretim zamanı çok kısadır. Sanayi ürünlerinin&nbsp; Üretim kapasitesi&nbsp; ve kar marjı da yüksektir. Örneğin bir kamyon buğday ürünü karşılığı birkaç televizyon ve ya cep telefonu alınabilmektedir. Sanayi ürünleri yatırımı yapılırken çevreye zararı olmayan, teknolojik ve getirisi yüksek ürünlere yönelmekte fayda vardır. Tarım ürünleri fiyatı düşükte olsa bile, bir ülke için kritik öneme haizdir.&nbsp; Ülkenin ihtiyacı baz alınarak mutlaka ülkenin ihtiyacına yetecek üretimi olması gerekir.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sanayi tesislerinin bölgemize kaydırılma kararı geç kalınmış olmakla birlikte, doğru ve yerinde bir karardır.&nbsp; Sanayi yatırımları bölgemize ve ilimize kaydırıldığı durumda, bölge ekonomik olarak canlanarak kalkınacaktır. İnsanımıza, gençlerimize iş imkanı doğacaktır. Bölgeye ekonomik güç ve refah gelecektir.&nbsp; Firmaların ihtiyaç duyacağı iş gücüne uygun eğitim verecek yeni okullar açılacaktır. İlimize kaydırılacak yatırımlar her halükarda şehrin çehresini de değiştirecektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bölgeye kaydırılacak yatırımların yanında,&nbsp; yeni yapılacak yatırımlar ülkenin ihtiyacına, ihracata yönelik üretim yapmaya veya ithal edilen ürünlere karşılık olarak ithal ikamesi imkanı göz önüne alınarak yapılmalıdır. Yatırım yapmadan önce,&nbsp; konuyla ilgili mutlaka piyasa araştırması ve fizibilite çalışması yapılmalıdır.&nbsp; Fizibilite raporunda Üretime başlandığında ulaşılacak birim maliyetleri ile piyasada iş yapan rakip firmaların geçerli fiyatları da dikkate alınarak değerlendirilmelidir. &nbsp;Yeni yatırımlar kalıcı ve uzun ömürlü olması için mutlaka arge çalışması yaptırılmalıdır. Kurulacak tesislerde teknolojik çağa göre makine ekipmanı ve üretim sistemi kurulmalıdır.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Marmara bölgesinden bölgemize sanayi tesisleri kaydırıldığında; hem&nbsp; Aksaray Merkezindeki, hem de ilçelerdeki Organize Sanayi tesisleri&nbsp; canlanacak ve büyüyecektir. Şimdiden oluşacak bu gelişmeler için&nbsp; yatırım yapılacak alanlar da ; su elektrik, doğalgaz gibi&nbsp; yatırımlarla&nbsp;&nbsp; yol, imar planı gibi gelişmelerin yaşanacağı mücavir alanlar için&nbsp; gerekli düzenleme&nbsp; çalışmaları yapılarak, ilimize gelerek yatırım yapacak firmalara kucak açılmalıdır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 16:33:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2024/01/ramazan-mutlu-1704176026.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>VAKİT NAKİTTİR</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/vakit-nakittir-3000</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/vakit-nakittir-3000</guid>
                <description><![CDATA[VAKİT NAKİTTİR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Böyle bir Ramazan ayında Cuma namazına gelen vatandaş Ulucami’yi tıklım tıklım doldurmuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ezan okunalı yarım saati geçmiş, vaiz efendi hala konuşuyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaat arasında Lemyeli Hamdi altına kaçırmamak için mendilin büyüğü yağlıkla bacağının dirsekten yukarısını sımsıkı boğmuş ve diğer bacağını da iki eliyle sarmış topal yapal camiyi terkederken, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Uşak yağlığı olan yok mu, demesine duyanlar gülüşmüştü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yine başka bir Cuma namazında vaiz efendi konuşmasını uzattı da uzattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Buna sinirlenen berber Fevzi Baykan;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ezan okunalı yarım saati geçti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir de kul hakkını anlatıyor da anlatıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Peki bunca cemaatın hakkını niye gasbediyorsun. Ben bir daha bu camiye gelirsem diye büyük yemin edip camiyi terk etmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başka bir Cuma namazında vaiz efendi konuşuyor da konuşuyordu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaatten Hacı Nesip Hamzakadı ayağa kalkarak;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ezan okunalı yarım saat oldu. Cemaattan yolcu yolakcısı var, yaşlısı var, idrarını tutamayan var. Dükkanını kapatıp Cuma namazına gelen esnaf sıkıntıda, şunun söylediğinde de bir şey yok. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kahrınan gazap ol diyerek camiyi terketmişti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zaman her şeyi halletti. Şimdilerde din adanları yanlışların farkına varmışlardır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Müezzin efendi ezana başlar başlamaz Vaiz efendi El Fatiha deyip konuşmasını noktalıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cemaat de gönül rahatlığı ile Bilal-ı Habeşi anımsatan güzel sesli müezin efendinin okuduğu ezan-ı Muhammediyeyi dinliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Allahına en yakın olmanın sevincini nefsinde yaşıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İslam dini akıl dinidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Değil insanın insanlara eziyetini karıncaya bile eziyet edilmesini meneder. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öyleyse güzel dinimizin gereği toplumda barışık ve bağışlayıcı olmaya dikkat gösterilmelidir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:15:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SANCAK</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sancak-2999</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/sancak-2999</guid>
                <description><![CDATA[SANCAK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sancak,&nbsp;Silahlı Kuvvetlerin şeref timsali&nbsp;dir. Sancağın muhafazası Silahlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir. Sancak hiçbir sebep ve bahane ile terk edilemez.&nbsp; Kuruluşunda&nbsp;alay&nbsp;teşkilatı bulunmayan her&nbsp;tugay&nbsp;ile her&nbsp; müstakil alaya&nbsp; yönetmeliğe göre bir sancak verilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Avustralya’da Melbourne Müzesi’nde bir&nbsp;&nbsp; Türk sancağı sergilendiği ve </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzedeki sancağın altında şu ifadenin yazılı olduğu&nbsp; son zamanlarda sıkça yazılmaktadır&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu alay sancağı Gelibolu savaş alanından getirilmiş, ama esir edilmemiştir. Çünkü Türk Ordusu’nun milli geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık örneği olarak karşınızda duran bu Türk alay sancağını selamlamadan geçmeyin.'”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çanakkale Savaşı’nda Arıburnu’nda gösterdiği kahramanlıklarla tarihimizde “Şehitler Alayı” olarak anılan 57. Piyade Alayı’nın sancağının Avustralya’daki Melbourne Müzesi’nde bulunan bu sancak olduğu yönünde ki yazılar doğru değildir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan “Bir Kahramanlık Abidesi 57’nci Piyade Alayı Şehitler Alayı” (Ankara, 2003) adlı kitabın giriş bölümünde bu hatalı bilgiye şöyle yer verilmişti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çanakkale Savaşı esnasında 57. Alay sancağı ne ağaca asılı kalmış, ne de düşman eline geçmiştir. Alay sancağı Çanakkale Savaşları sırasında Anzakların eline geçmiş ve Avustralya’ya götürülmüş değildir. Çanakkale Savaşı konusunda uzman tarihçi ve yazarlar da bu iddianın doğru olmadığını aktarmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">57.Alay’ın sancağının Çanakkale’de düşman eline geçmediğinin başlıca delilleri ise;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-&nbsp; 57. Alay’ın Çanakkale’den sonra Galiçya ve Filistin’de görevlendirilmesi, </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-&nbsp; 57. Alay’ın Çanakkale’deki üstün hizmetlerinin nişanesi olarak Padişah V. Mehmed Reşat’ın iradesiyle alay sancağına altın, gümüş imtiyaz ve harp madalyaları takılması</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">- İddialarla ilgili Melbourne Müzesi’nin de içinde yer aldığı dört müze adına Victoria Eyalet Müzesi tarafından gönderilen cevabi yazıda, ellerinde 57’nci Alay’a ait bir sancak bulunmadığı bilgisi ve</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">- Genelkurmay Başkanlığı’nın konuya ilişkin verdiği yanıttır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">22 Şubat 1915 günü törenle teslim aldığı sancağıyla 23 Şubat günü Tekirdağ’dan Çanakkale’ye doğru intikale başlayan ve 24 Şubat’ta Eceabat’a ulaşan Alay, Conkbayırı eteklerinde Anzak askerlerini durdurduğu 25 Nisan sabahına kadar Arıburnu ve Anafartalar’da muharebe hazırlıkları yapmıştı. Çanakkale Cephesi’nde kahramanca mücadele eden Yarbay Mustafa Kemal’in komutasındaki 19. Tümen’e bağlı olan&nbsp; 57. Alay, 49 subay ve 3 bin 638 erden oluşuyordu. Çanakkale&nbsp; Zaferi' nden sonra önce Galiçya Cephesi akabinde ise Güney Cephesi’ne sevk edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">57’nci Alay’ın 29 Temmuz 1917 – 23 Eylül 1918 tarihleri arasında güney de Filistin Cephesi’nde birçok muharebeye katıldığı, son olarak Nablus Meydan Muharebesi’nde mevcudunun hemen hemen dörtte üçünden fazlasını kaybettiği ve daha sonra muharebe gücünü yitirerek İngilizlere esir düştüğü tespit edilmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günümüze dek geçen sürede 57’nci Alay Sancağı’na ilişkin herhangi bir bilgi aydınlığa kavuşmamıştır. Ancak, Türk ordu geleneği göz önüne alındığında, Alay’ın İngilizler tarafından esir alınırken, sancağını teslim etmeyerek imha etmiş olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğu değerlendirilmektedir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:14:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gündemi muhafaza ettiğini sananlar     </title>
                <category>ERDOĞAN KAYA</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gundemi-muhafaza-ettigini-sananlar-2998</link>
                <author>erdogan@yeniaksaray.com.tr (ERDOĞAN KAYA)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/gundemi-muhafaza-ettigini-sananlar-2998</guid>
                <description><![CDATA[Gündemi muhafaza ettiğini sananlar     ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adam diyor ki, “ya gündemden düşme. Ben gündemden düşmemeye gayret ediyorum.” Hani tavuk mu horoz mu belli değil. Ne yumurta yapıyor ne de horozluk yapıyor diye. Adamın ne maharet, ne meziyeti ve ne de becerisi var, ama gündemde kalmak istiyor. Gündemde kalsan ne olacak ve sana ne kazandıracak?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Geçtiğimiz hafta başında bir arkadaşa denk geldim bana, “hayırdır pek piyasada görünmüyorsun nerelerdesin, sakın gündemden düşme. Bene gündemden düşmemek için elimden ne geliyorsa yapıyorum” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tabi sen devam et diyerek gülüp geçtim, samimi söylüyorum Allah şahidim yıllardır yazıp çiziyorum ve gazetecilik mesleğim dışında memuriyetim esnasında o kadar idarecilik yaptım, hiç bir zaman bana iyi desinler düşüncesi taşımadan yaşamaya devam ettim, halende öyleyim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Demek ki, insanlardan bazıları mahareti, meziyeti ve bir özelliği olmayanlar toplum beni konuşsun diye düşünüyordur. Vallahi bizler kimleri gördük ve kimleri sürekli konuştuk ama şu anda esamesi bile okunmuyor, unutulup gittiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hem de bu memlekette efsane olmuş topluma yararlı olmuş kimseler. Ama bir gün oldu yok olup gittiler ve isimleri bile unutuldu. Yaşayan efsaneler olarak toplumda yaşadılar ama bir gün geçip gittiler, sen neler yaptında gündemden düşmeyeceksin?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eskiden yaşımız küçük olmasına rağmen Aksaray’ın siyasetine yön veren siyasilerle oturur onların hatıralarını dinlerdim. Rahmetli Av Refik Karabatak sevdiğim ve değer verdiğim bir dostumdu. Yazıhanesinde oturuyoruz, rahmetli eski milletvekili Raşit Daldal geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hoşbeşten sonra üçümüzün olduğu bir mekanda Refik Beye Belediye Başkanlığı teklifi yapmıştı. Refik Bey de ben Doğru Yol Partiliyim ayıp olur diye diretti. Ama Raşit Bey Refik Beyi ikna ederek Anavatan Partisinden Belediye başkanlığına aday olmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aksaray’ın gündemine bomba gibi düşen Aksaray’ın vilayetliğin de ablasının cenazesine gelmeyerek mecliste oylamaya katılan bir gurup başkan vekili idi. Ama maalesef Raşit Beyin vefat ettiğini kimse duymadı cenazesi otobüs bagajında getirildi ve defnedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yine eski rahmetlik milletvekillerinden diş hekimi Avni Kavurmacıoğlu Adalet Partisinden Demirel’e Niğde Belediye başkanlığını bana bırak kazanmazsam yüzüne bakmam deyip geliyor ve seçimi Ferudun Zeren bağımsız kazanıyor Kadın doğum uzmanı Doğan Baran seçimi kaybedince üzüntüsünden felç geçirmiş ve sonrasında vefat etmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara ve Aksaray’da onu bilmeyen ve tanımayan yoktu, ama bir gün asıl yurduna göçüp gitti. Şimdi onları kim anıyor ve hatırlıyor? Bunlar ilimizin birer efsanesi idi, ama bu gün yerlerinde yeller esiyor ve ne de gündemde duruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu iki misali niye verdiğime gelince bu memlekette kimler vardı kimler yoktu, şimdi adı bile anılıp esamesi okunmuyor. Önemli olan bu dört günlük dünyada anılıp tanınmak değil. Huzuru mahşerde güzel karşılanacak yaşamı Rabbim bize versin.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Böyle aşağılık kompleksi olan beceriksiz insanların boşu boşuna beni tanıyorlar diye ortalıkta boy göstermesi vallahi boşuna, ben bu tür insanlara gülüp geçerim. Gündemde kalmak demek ne demek ben bunları bu aciz insanlardan duyunca gülüp geçiyorum. Bilgisi, becerisi, maharet ve meziyetleri ile topluma faydalı olan insanlar unutulmyacaksa unutulmamlı. Yoksa boş insanlar insanların zamanlarını boş yere öldürürler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:14:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/ERDOGAN.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YANLIŞ HESAP  BAĞDAT’TAN DÖNMEDİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/yanlis-hesap-bagdattan-donmedi-2997</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/yanlis-hesap-bagdattan-donmedi-2997</guid>
                <description><![CDATA[YANLIŞ HESAP  BAĞDAT’TAN DÖNMEDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ulucami etrafında çevre düzenlemesi yapılacak diye Kız Meslek Lisesi müfredatına göre inşa edilmiş 25 yaşındaki bina yıktırıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zamanın Valisi Cahit Kıraç beyefendinin hatırası olan Cumhuriyet İlkokulu Kız Meslek Lisesine verildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlkokul amaçlı inşa edilen bu bina Kız Meslek Lisesi müfredatına çok yabancı olduğu için, nihayet bu yıl Kız Meslek Lisesi’nde okumak isteyen kız öğrenciler sınıf yokluğundan geri çevriliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okula kayıt yapılamıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer yandan Çerdiğin mahallesinde devletin inşa ettiği Cumhuriyet temel eğitim okulu öğrenci çokluğundan ikili öğretim yapmak mecburiyetinde. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Eğer Kız Meslek Lisesine verilen bina temel eğitim okulu olarak kullanılmış olsa idi. Her iki okulda normal eğitim yapılır ikili öğretime ihtiyaç duyulmazdı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haydiyin bakalım yanlış hesabı Bağdat’tan döndürün.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yöneticilerin hesap hendese bilmeyişinin cezasını bakın vatandaş çekiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Münasip bir arsaya yaptır bir Kız Meslek Okul binasını ve yıkacaksan öyle yık kendi binasını. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kaldı ki Kız Meslek Okulunun bahçesi Ziraat Banka Müdürü Zeki Haznedaroğlu’nun ve de Tuğlacı Ahmedin arsası idi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okula bağışlamışlardı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Okul da halk yardımı ile dernek marifeti ile yaptırılmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gördünüz ya yapmaya değil yıkmaya çok meraklıyız. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonra da devlet millet fakir deniyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tasarrufu bilmez de böylesi har vurup harman savurursan elbette fakirlik paçadan akar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bu köşemde tasarrufun yanlış olduğunu ısrarla yazdım çizdim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdi kim haklıymış.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tavsiyem şu ki; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yöneticiler yerel basına kulak vermeli ve hafife alınmamalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yerel basın halka tercüman oluyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Elbette Milli İrade iyisini bilir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 14:43:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEZAR ZİYARETİ</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mezar-ziyareti-2996</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/mezar-ziyareti-2996</guid>
                <description><![CDATA[MEZAR ZİYARETİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarın Ramazan ayının son Cuması. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ervah kabristanlığı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve de, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bedir Muhtar Mezarlığı, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ziyaretçileri ile dolup taşacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnananlar, ecdadına bir Fatiha ile rahatlayacak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mezarlıklarda dikkat çeken, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mezarların bakımlı olması.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ananın, babanın, dedenin, ebenin, oğul ve kızının sevdiklerinin mezar üstü ve çevresi ne de güzel şenlenmiş diyeceksiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İmreneceksiniz...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Siz de yarışa katılacak, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sarı güller, susam ve envai çiçekler dikip, çimen ekip çam ağacı yeşertip. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Cennetten bir köşe yapacaksınız yakınlarınızın mezarına.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu bir vefa borcudur diyeceksiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sulayıp, sulatıp,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu güzel duygu ile ruhunuz şenlenecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şairin ne güzel dile getirdiği, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ey bu topraklar için&nbsp; toprağa düşmüş asker, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diyerek, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şehitliği ziyaret edip Fatihalar okumak, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Toplumun milli ve manevi değerlerini ayakta alkışlamak kadar güzel ne olabilir ki. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hepimiz ahiretin yolcusuyuz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Biz bize sahip çıkalım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çıkalım ki.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bizden sonra gelen nesil de bize sahip çıksın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 16:24:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NUSRET</title>
                <category>Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral )</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/nusret-2995</link>
                <author>erhanpatir@yeniaksaray.com.tr (Niyazi Erhan Patır  (Emekli Tuğgeneral ))</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/nusret-2995</guid>
                <description><![CDATA[NUSRET]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İngiliz Bahriye Nazırı Winston Churchill ;&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;”Bugün dünya denizlerinde görev yapmakta olan beş bini aşkın savaş gemisinden hiçbiri Nusret ve onun döktüğü mayınlar kadar harbin gidişine ve düşmanın geleceğine etkili olarak bir başarı göstermemiştir.” diyecektir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Almanyada inşaa edilen Nusret mayın gemisi&nbsp; Osmanlı donanmasında hizmete giren ilk mayın döşeme gemilerindendir. Gerçek adı Nusrat olan ama vakitle “Nusret” olarak kullanılan gemi, 1911 yılında&nbsp; tersane bakımları yapıldıktan sonra 1913 yılında Osmanlı Donanması’na dahil oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1915‘in bahar aylarında Müttefik gemilerinin Çanakkale Boğaz girişindeki Türk tabyalarını savaş gemileri ile topa tutması, keşif uçuşlarıyla ve mayın temizleme gemilerinin etkinliklerinden büyük bir saldırıya geçeceği artık bariz şekilde anlaşılıyordu. Müttefik gemileri artık saldırı için gün sayıyor ve gemi topları ile sahili dövdükçe dövüyordu. Bu durumun bilincinde olan Müstahkem Mevkii Komutanlığı Karanlık Liman‘a 26 mayın dökme kararı aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Nusret mayın gemisi ,&nbsp; Yüzbaşı Hakkı Bey ve Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey komutasında müttefik gemilerinin projektörlerine aldırmadan Anadolu yakasındaki Karanlık Liman’a elde kalan son 26 mayını bıraktı. Geminin çarkçı başısı ön yüzbaşı Çarkçı Ali Yaşar efendidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Karanlık limana dökülen 26 adet mayından sonra İngiliz mayın tarama gemileri ve uçakları Osmanlı donanması tarafından dökülen bu mayınları yaptıkları keşif seferlerinde tespit edememişlerdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Harekatın yaratmış olduğu etkiler ise;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Nusret ‘in döşediği mayınlar 18 Mart 1915‘te Çanakkale savaşlarının kaderini değiştirmiş, kendisine de dünyanın en ünlü mayın döşeme gemisi ünvanını kazandırmıştı. Nusret ‘in döktüğü mayınlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;641 kişilik mürettebatıyla önce Bouvet ve Bolva isimli zırhlıları denizin derinliklerine gömdü hemen ardından ise HMS Inflexible isimli zırhlıya bir daha onarılamayacağı şekilde hasar vererek savaş dışı bıraktı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nusret’in yapmış olduğu harekatın yankıları;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İngiliz Generali Oglander “Çanakkale-Gelibolu Askerî Harekâtı” (Military Operations Gallipoli, Official History of the Great War) adlı eserinden:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Pek uygun başlamış olan gün, bu meçhul mayın hattının olağanüstü ve ortalığı kırıp geçiren başarısı yüzünden, tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu yirmi altı mayının seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Ccolyen Corbet “Deniz Harekatı” isimli eserinden: “Felaketlerin hakiki sebebi keşif ve tayin olununcaya kadar çok geçmedi. Gerçek şu idi ki, 18 Mart gecesinde Türkler, haberimiz olmadan Erenköy Koyu’na paralel olarak 26 mayın dökmüşler ve keşif gemilerimiz, aramaları esnasında bunlara rastlamamışlardı. Türkler bu mayınları özel amaçla manevra sahamıza koymuşlar, gösterdiğimiz bütün ihtiyata rağmen baş döndürücü bir zafer kazanmışlardır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bahriye Nazırı Winston Churchill 1930’da “Revue de Paris” dergisinde olayı şöyle yorumlamıştır: “Birinci Dünya Harbi’nde bu kadar insanın ölmesine, harbin ağır masraflara mal olmasına, denizlerde onca ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından o gece atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi altı mayındır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 16:24:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/2023/12/niyazi-erhan-patir-emekli-tuggeneral-1703659110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KALPLER KALAYLANDI</title>
                <category>(Merhum) Mahir Südemen Anısına</category>
                <link>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kalpler-kalaylandi-2994</link>
                <author>ibrahimamac681@gmail.com.tr ((Merhum) Mahir Südemen Anısına)</author>
                <guid>https://yeniaksaray.com.tr/makale/kalpler-kalaylandi-2994</guid>
                <description><![CDATA[KALPLER KALAYLANDI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mübarek Ramazan ayının son haftasına girdik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Günahlar döküldü. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalpler kalaylı tas gibi pırıl pırıl oldu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dostlara gül verdik. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gül yoksa gülü vermeyi öğretti Ramazan ayı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dilerim bu minval üzere </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gel seneye sağlık ve huzur içinde yetişiriz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben bir hatırlatma yapacağım...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yanılmayan bir mevla. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnsanlar yanlış yapabilir, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ve bu yanlışa gülücekle cevap vermeliyiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kavga değil, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalp kırmadan,</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Barış ve bağışlamaya gönülden sarılanlar sevabın alüyyul alası ile mükafatlanır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gelmiş geçmiş&nbsp; insanlarımızın çoğunu tanırım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Zengin olmuştur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Fakat öylesine. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu dünyadan göçüp gittikten sonra mirasçılar har vurup harman savurmuşlar. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak, az kazanayım da çocuklarıma haram&nbsp; lokma yedirmeyim diyenler. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kol budak salıp mezarları gül bahçesi halini almıştır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Meyveli ağaç olan varlıklı insanlar, çoğu fakir fukaraya ekmek kapısı açar da sosyal güvence verdi mi, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte o zat meyveli ağaçtır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Meyvesiz&nbsp; ağaç dahi olsa, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gölgesinden yararlanmak ne büyük saadettir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gücü nisbetinde, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçimini tehlikeye sokmadan, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hayır ve hasenatın en makbulu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşsize ekmek kapısı açmaktır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İş ve aş üretenler </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bereket yağmuru ile Allah’ın ödüllendirmesi muhakkak, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlim, bilim ve teknoloji insanları ve de ülkeleri refaha götürür. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalış...</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlim ve bilimin hakkını vererek çalış. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">O zaman cennet bahçesinde güller açılsın. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ben çalışan insanları çok çok severim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Herkes de sever. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yokluk, çalışmakla kovulur. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Muhanete muhtaç olmadansa, çalış, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İnsanlığa hizmet için, </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni yeni buluşlara koş. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakaladınmı sen o zaman yaşamın tadına bak. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kalın sağlıcakla...</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 16:42:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://yeniaksaray.com.tr/images/kullanicilar/SAYFA_02.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
