ABAYLAR
Aksaray
31 August, 2025, Sunday

Atatürk’ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor:

14 August 2025, Thursday 06:00

Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de ilk geceyi yaşıyordu.

Mustafa Kemal Paşa İzmir’de ilk gecesini çalışarak geçirdi. Zengin bir sofra hazırlandığı halde ufak tefekle karnını doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı.

Ertesi sabah erkenden uyandık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik.

Vali, İngiliz konsolosu ile konuşuyordu.

Biz gelince vali ayağa kalktı ve konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı.

Konsolos iyi Türkçe biliyordu.

Paşa valiye sordu:

- “Konu nedir ?”

Vali anlattı:

- “Sayın konsolos, ingiliztebası vatandaşlarla rum ve ermeni azınlığın güven altında olmadığından endişeleniyorlar.

Ben kendilerine herkesin güven altında olduğunu bildirdim”.

Mustafa Kemal Paşa konsolosun Türkce bildiğini biliyordu, buna rağmen kendisine valiyi muhatap aldı:

- “Ee, peki daha ne istiyormuş ?”

Bu soruya konsolos Türkce cevap verdi:

- “Tebamız için hükümetinizden yazılı teminat istiyorum !”

Paşa:

- “Ne yani, Yunanlılar zamanında tebanızı daha emniyette mi görüyordunuz ?”

Konsolos, kasılarak:

- “Evet” dedi, Yunanlılar buradayken tebamızı daha emniyette görüyorduk.”

Paşa:

- “Öyleyse buyrun, tebanızla birlikte Yunanistan’a gidin, efendim !”

Konsolos sinirlenerek sesini yükseltti:

- “Yani majestelerinin hükümetine savaş mı açıyorsunuz ?”

Paşa:

- “Siz kiminle neyi konuştuğunuzu biliyor musunuz ?

- Ben Millet Meclisinin başkanı ve Türk orduları başkomutanıyım.

- Savaş açmaya da barış yapmaya da tam yetkiliyim.

- Peki siz kimsiniz ?

- Hükümetiniz adına savaş ve barış görüşmeleri yapmaya yetkili misiniz ?

- Böyle bir yetkiniz varsa görüşelim. Yoksa (eliyle kapıyı göstererek) buyurunuz dışarıya, efendim !..”

Konsolos, Mustafa Kemal Paşa’nin son sözleri üzerine sapsarı kesildi ve tek bir kelime söylemeden kapıdan çıktı gitti.

Mustafa Kemal Paşa, adamın arkasından valiye döndü:

- “Bunlara yüz vermeyin vali bey! Bir donanma önünde pısacak, bir blöf karşısında yelkenleri suya indirecek bir devletçik sanıyorlar bizi! Küstahlık derecesine bakın, bana ‘savaş mı açıyorsunuz ?’ diye soruyor. Barut kokan bir odada adamın sorduğu şeye bak !.. Savaş halinde değiliz sanki !”

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.