BORÇLUYUZ
10 Eylül 2026, Perşembe 16:1930 Ağustos Zaferi, Türkün var oluşunu haykırışı ve bunu bütün dünyaya kabul ettirmesinin önemli adımlarından biridir. Bizler bu zaferi ve bu zaferin sonucunu bugün tam olarak değerlendirmekte zorlanabiliriz. Zira o günleri yaşamadık. O günleri İstanbul'da yaşayan, böylece de hem İstanbul hem de Ankara'nın durumlarını çok iyi bilen dönemin gazetecisi Falih Rıfkı Atay'ın değerlendirmelerine bakalım:
"...bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batının pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini ve her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz..."
"...Ben ömrümde hiçbir edebiyat eserinde “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” diyen günlük emri okurken duyduğum zevki duymadım. Bu, bütün heyecanların üstünde bir heyecan ve bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi. Ne olmuştuk, biliyor musunuz?
Kurtulmuştuk.''
"Allah’ım ne muazzam zaferdi o, ortalık altüst oldu.. Beş altı saat içinde bir başka dünya doğdu ve biz mest olduk! Artık benim ne düşünecek, ne duyacak, ne yazacak hatta ne yaşayacak takatim kalmıştı. Bizim dilimiz tutulmuştu. Ordu, bizzat tarih yazıyordu. " diyerek durumu izah etmekteydi Mehmet Akif Ersoy.
BİZLERE BU TOPRAKLARI VATAN OLARAK BIRAKAN BAŞTA BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARI OLMAK ÜZERE,
BUGÜNE KADAR VATAN KORUMASI İÇİN CANLARINI, KANLARINI SEVE SEVE VEREN, KAHRAMAN ŞEHİTLERİMİZİ VE HAYATINI KAYBEDEN GAZİLERİMİZİ RAHMET, SAYGI VE MİNNETLE ANIYOR OLMAK,
EN BÜYÜK BORCUMUZDUR.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.