Mevsim Değişikliği ve İştah Döngüsü
09 Nisan 2026, Perşembe 16:14Dolapta aslında çok da iştah açıcı bir şey yok… Ama yine de mutfağa gidip geliyorum.
Az önce yemek yemiş olmama rağmen “bir şeyler atıştırsam mı?” düşüncesini aklımdan atamıyorum. Özellikle de sürekli tatlı bir şeyler yemek istiyorum dediğiniz bir dönemde misiniz?
Bu içinde bulunduğunuz ruh hali sandığınız kadar iradesizliğinizle ve çok yemenizle ile ilgili değil.
Havalar ısındı, günler uzadı, üzerimizdeki ağırlık yavaş yavaş kalkıyor gibi… Ama tam da bu dönemde birçok kişi kendini daha iştahlı, daha sık acıkan ve hatta bazen kontrol etmekte zorlanan bir döngünün içinde buluyor. Danışanlarımla yaptığım görüşmelerde de bu değişimi çok net gözlemliyorum. “Hocam sanki sürekli açım”, “Tatlı krizlerim arttı”, “Diyete odaklanamıyorum” cümleleri bu dönemin en tanıdık cümleleri haline geliyor.
Çoğu kişi bunu irade eksikliği olarak yorumluyor. Hatta kendini suçlamaya başlıyor. Ama gerçek şu ki; vücudumuz mevsim değişimlerine sandığımızdan çok daha hassas tepkiler veriyor.
Gün ışığının artmasıyla birlikte biyolojik ritmimiz değişiyor. Uyku saatlerimiz kayıyor, uyku kalitemiz etkileniyor. Bu da doğrudan iştah hormonlarımızı etkiliyor. Daha az ve kalitesiz uyuduğumuzda, açlık hissimizi artıran hormonlar yükselirken, tokluk hissimizi sağlayan mekanizmalar zayıflıyor. Yani aslında daha çok acıkmanızın altında fizyolojik bir sebep yatıyor.
Bir diğer önemli nokta ise serotonin dengesi. Halk arasında “mutluluk hormonu” olarak bilinen serotonin, mevsim geçişlerinde dalgalanabiliyor. Bu dalgalanma da özellikle karbonhidratlı ve şekerli besinlere olan isteği artırabiliyor. Yani canınızın daha sık tatlı çekmesi bir tesadüf değil, vücudunuzun verdiği bir sinyal.
Bunun üzerine bir de bahar yorgunluğu eklendiğinde ortaya çıkan durum daha da netleşiyor. Halsizlik, enerji düşüklüğü ve odaklanma problemleri yaşadığımızda vücut hızlı enerjiye ulaşmak ister. Bu da genellikle şekerli ve paketli gıdalara yönelmemize neden olur. Sonrasında gelen ani kan şekeri düşüşleri ise tekrar acıkma hissini tetikler. Böylece gün içinde kendinizi sürekli bir şeyler yerken bulabilirsiniz.
Peki bu döngüyü nasıl yöneteceğiz?
Öncelikle şunu kabul ederek başlamalısınız: Bu dönem geçici ve yönetilebilir. Kendinize karşı sert olmak, “iradesizim” demek ya da diyeti tamamen bırakmak çözüm değil. Tam tersine, bu süreçte daha dengeli ve bilinçli ilerlemek gerekiyor.
Küçük ama etkili adımlarla bu süreci çok daha rahat geçirebilirsiniz:
• Öğün atlamamaya özen gösterin, uzun açlıklar iştahı daha da artırır.
• Her öğünde mutlaka protein bulundurun. (yumurta, yoğurt, et, tavuk, baklagiller)
• Lif tüketimini artırarak tokluk sürenizi uzatın. (sebze, salata, tam tahıllar)
• Su tüketiminizi ihmal etmeyin, bazen susuzluk açlıkla karıştırılabilir.
• Uyku düzeninizi mümkün olduğunca koruyun.
Ve belki de en önemlisi… Kendinize biraz anlayış gösterin.
Unutmayın, vücudunuz size karşı değil; sadece yeni mevsime uyum sağlamaya çalışıyor. Bu süreci doğru yönetirseniz hem iştahınızı dengeleyebilir hem de hedeflerinizden uzaklaşmadan ilerleyebilirsiniz.
Çünkü mesele mükemmel olmak değil, dengeyi kurabilmek.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.