Aksaray
07 Haziran, 2026, Pazar

Güven Karmaşası ve Benlik Yarışı

07 Haziran 2026, Pazar 14:40

Değerli okurlarım,

Güven artık bir ilişki biçimi değil, bir ihtimaldir. İhtimallerin olduğu yerde sağlam zeminler değil, hesaplar vardır. İnsanlar birbirine yaklaşmıyor; birbirini tartıyor, ölçüyor ve çıkar dengesi kuruyor.

Bugünün en belirgin hastalığı “benlik yarışı”dır. İnsan, kendini olduğu gibi değil; görünmek istediği sahte haliyle sunmaktadır. Sosyal alan ise bir sahneye dönüşmüştür: Herkes görünür, ama kimse kendisi değildir.

Bu noktada güvenin yerini algı almıştır. Artık insanlar birbirine değil, birbirinin ürettiği görüntüye güvenmektedir. Bu da ilişkileri doğal akışından çıkarıp sürekli bir şüphe rejimine mahkûm eder.

Benlik yarışı büyüdükçe insan, kendini ispat etmeye mecbur bırakılır. İspat zorunluluğu arttıkça ilişki çöker; ilişki çöktükçe yalnızlık sıradanlaşır. Kalabalıklar büyür, bağlar sessizce dağılır.

İslam düşüncesinde güven (emanet), bir tercih değil açık bir sorumluluktur. Emanet bilinci çöken toplumlarda hukuk bile dekor haline gelir; çünkü sorun kural değil, karakterdir. Güvenin olmadığı yerde adalet, sadece vitrine konmuş bir söylemdir.

Bu ahlaki zeminin sarsılmasıyla birlikte modern insanın en büyük yanılgısı başlar: Ölümsüz gibi yaşamak. Sanki ölüm yokmuş gibi plan yapılır, birikim yapılır, hırs büyütülür. Bu tutunma hali güç değil; tam tersine kontrol takıntısı ve kaybetme korkusu üretir.

Bu yüzden ilişkiler de artık açık bir şekilde değişmiştir. Sosyal çevre, görünmez bir kast sistemine dönüşmüştür: Para, statü ve fayda potansiyeli bu yeni düzenin tek belirleyicisidir. İnsan, insan olarak değil; işlevi kadar değerlidir.

Ve bu yapının en çıplak gerçeği şudur: Sahici duyguların yerini sahte gülümsemeler, menfaate dayalı el sıkışmalar ve zoraki selamlar almıştır. Yakınlık artık bir bağ değil, bir stratejidir.

Sonuç değişmez:

Herkesin her yerde göründüğü ama kimsenin gerçekte olmadığı bir çağdayız. Ve en sert hakikat şudur: İnsanlar artık birbirine değil, birbirinin çıkar ihtimaline güvenmektedir.

Şimdi aynayı kendimize çevirip şu sessiz soruyu sormanın vaktidir: Peki siz, kendi hayatınızda gerçekten kime, sadece "o" olduğu için güveniyorsunuz?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.