Aksaray
23 Ocak, 2026, Cuma

Doya doya kucaklaşalım mı?

17 Ocak 2026, Cumartesi 06:40

93 yıl önce bugün,

15 ocak 1933 günü Atatürk, akşam saat 21'den sonra Ankara Garına geldi. Yağmurlu bir geceydi. Yurt gezisine çıkacak olan Atatürk'ü uğurlamak için Ankara halkı garda toplanmıştı. Birden halkın arasından üstü başı çamur içinde bir köylü çıktı ve Atatürk'ün ayaklarına kapandı. Atatürk köylüyü yerden kaldırıp sordu;

-Nasılsın yurttaşım?

-İyiyim Paşam, iyiyim.

-İyi olmana sevindim. Benden ne istiyorsun?

-Paşam bir şey istemiyorum.

-Niçin geldin öyleyse?

-Seni gördüm, kendimi tutamadım, ayaklarına kapanmak istedim.

-Yok yok, sen benden bir şey istiyorsun.

-Sağlığından başka isteğim yok Paşam.

Bunun üzerine Atatürk köylüye sevecen bakışları ile bakarak;

-Ben biliyorum senin benden ne istediğini.

Sen beni kucaklamak istiyorsun.

Bunu duyan köylünün gözleri parladı;

-Evet paşam. Gözlerimi kapamadan sizi doya doya kucaklamak istiyorum, dedi.

Atatürk üstü başı, yüzü gözü çamurlu köylüyü kendine çekerek kolları arasına aldı, tüm benliğiyle kucakladı. Bu sırada Atatürk ün de yüzü gözü, üstü başı çamur içinde kaldı.

Köylü, sevincinden hıçkıra hıçkıra ağladı. Gözyaşları çamur içindeki yüzünden akmaya başladı. Atatürk;

-Allaha ısmarladık vatandaşım dedi ve arkasında sevinç içinde ağlayan köylüyü gururlu bir şekilde bırakarak yüzü güller açar bir şekilde neşeli trenine bindi.

Elbiseler yıkanır,

Yüz, göz vatan toprağına bulanmış ne olacak?

Bir insanın kalbine sevgi ile dokunmak, onu mutlu etmek dururken Atamız, elbiselerini mi düşünecek. Cepheden cepheye koşarken canını hiçe sayan, varını yoğunu milletine adamakta tereddüt etmeyen adam, çamurdan mı çekinecek?

Eldeki, yüzdeki çamuru yıkarsın çıkar,

yürekteki çamurda mesele!!

Yüreği çamurlu olanların bulaştırdığı kir ,

vatana da millete de bela değil midir?

Yüce Allah herkese imanlı, vicdanlı kişilerle karşılaşmayı nasip etsin inşallah. Sağlıcakla kalın.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.