Emperyalizmin Kürt Kartı
23 Şubat 2026, Pazartesi 15:47Emperyalizm, Türkiye'ye ve milli devlet olma çabası içinde olan Arap ülkelerine karşı sürekli Kürt kartını kullandı.
1918-1938 yılları arasında, sadece Anadolu'da 12 Kürt ayaklanması çıkarmayı başardılar.
İstanbul'un işgal dönemiydi ve İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Sir A.Calthorpe, 1919'da Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a gizli bir rapor gönderdi.
"Binbaşı Noel, Kürt şefleriyle görüş birliğine varırsa, bundan büyük faydalar sağlayacağını söylüyor... Kürtler henüz Mustafa Kemal'e karşı ayaklanmadılar ama Noel bunu başaracağından emin.
Adı, Edward William Charles Noel'dir ve İngiliz istihbarat subayıdır. Yıllarca İran'da, bölgedeki etnik yapı üzerine çalışır ve Kürtçe öğrenir.
1918'de, Bağdat'a görevlendirilir. İstanbul işgal edildikten bir süre sonra İstanbul'a çağrılır. Yeni görevi, İngiliz desteğinde bir Kürdistan devletinin kurulmasıdır .
4 Eylül 1919'da, Mustafa Kemal Paşa Sivas Kongresi'ni toplayacaktır. İngiliz Ajanı Noel, Elâzığ Valisi Ali Galip'le birlikte Kongre'yi basma girişiminde bulunur. Amaç, İngiltere'nin isteği doğrultusunda Millî Mücadele'nin önlenmesidir. Ancak, başarısız olur ve Türkiye'den kaçar.
Mustafa Kemal Paşa, 1919'da Sivas Kongresi'nde yaptığı konuşmada şunları söyler:
"İngilizlerin amacının, Kürtlere Kürdistan kurma sözü vererek onları aleyhimize ve bize karşı suikast düzenlemeye yöneltmek olduğu anlaşılmış, karşı önlemler alınmıştır."
Binbaşı Noel, oldukça etkilidir. 1919 ortasında, Londra'ya bir rapor yazar ve raporda, çizdiği meşhur Kürdistan haritası vardır. Kürdistan haritasında; Hatay dahil olmak üzere, Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi "Büyük Kürdistan" olarak yer alır.
Binbaşı Noel'in haritası, o denli meşhurdur ki...10 Ağustos 1920'de, Türklerin idam fermanı Sevr Antlaşması haritasıyla örtüşür.
Halen Kuzey Irak'ta Barzani yönetiminin haritası da bunu gösterir ve PKK terör örgütünün sözde Kürdistan haritasının tıpkısıdır.
Katolik dininin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa, Irak'ı ziyaret eder. Barzani Yönetimi, Papa'nın ziyareti şerefine hatıra pulu bastırır. Bu meşhur pulda da ünlü Noel'in haritası vardır.
İşte, bu nedenle "Terörsüz Türkiye" açılımında, PKK'nın silah bırakma süreci Suriye'deki PYD/YPG'yi kapsamaz.
PKK terör örgütünün silah bırakma çağrısında, İmralı'daki terörist başının önemli notu neydi?
" PKK'nın kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir."
Sağolsun, mecliste kurulan komisyon gerekli hukuki boyutun yol haritasını çizmiş oldu.
Gerçekte "Terörsüz Türkiye" tanımı ile sunulan yeni projede PKK'nin amacı nedir? Suriye'de uygulandığı iddia edilen demokratik konfederalizm modelini, Türkiye'de Fırat'ın doğusuna taşıyarak, sözde büyük Kürdistan'a giden yolda özerk yapının temellerini oluşturmak ve böylece su zengini Fırat-Dicle havzasına egemen olmanın da önünü açmaktır.
Bazıları için kurucu lidere dönüşen hain Apo'nun ABD li felsefeci M. Bookchin 'den etkilenerek dizayn ettiği demokratik konfederalizm özünde, jeopolitik amaçlar için uygulanan ve ülkenin anayasal düzenini ve devlet yapısını hedef yapan bir araç olduğunu anlamamız gerekmektedir.
Demokratik konfederalizm, Suriye örneğinde olduğu gibi, bağışıklık sistemi zayıflamış, iç cephesi sorunlu ülkelerde, çok işe yarar.
Trump'ın Türkiye'ye büyükelçi olarak gönderdiği Tom Barrack (aynı zamanda Suriye ve Lübnan temsilcisi ) süreci Dicle-Fırat havzasını Türkiye, Irak ve Suriye'den koparacak şekilde yönlendirmekle görevlidir. Yalnız, bu "ara hedef"tir, asıl hedef Büyük Orta Doğu Projesi, yani Büyük İsrail'dir.
Bunun için Türkiye'nin ulus-devlet yapısının bozulması, Atatürk'ün kuruluş felsefesinden çıkılması şarttır
Barrack, " Türkiye için en iyisi Osmanlı Millet sistemi" derken, asıl hedefi ulus devlet yapımızı korumak olabilir mi?
Geçici süreyle, Türkiye'nin Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyindeki yapılarla "ümmet" şemsiyesinde ( Türk, Kürt, Arap birlikteliği cümleleri boş yere edilmiyor) konfederasyon kurmasını sağlamaya çalışıyorlar.
NATO üyesi güçlü Türkiye ' nin, Surriye, Irak gibi kolay lokma olmadığını, dışarıdan müdahale ile yıkılmayacağını elbette görüyorlar. Ancak herşey kendi iç dinamikleri ile olursa herhalde üzülmeyeceklerdir.
Sonuç olarak;
Emperyalizm Ortadoğu da güçlü bir ulus devlet istemez. Irak ve Suriye parçalanmış ve sıra İran ile Türkiye' ye gelmiştir. En zayıf döneminde, milli birlik ve beraberlik içinde hareket ederek emperyalizmi ezen büyük Türk milletinin bugün nasıl bir yol izleyeceği ise herşeyden daha önemlidir.
Tuzak kuranların en hayırlısı olan yüce Allah, canı ve malı ile zalime karşı savaşacak mümin kullarını elbetteki yalnız bırakmaz!
Niyetimiz sağlam mı ey aziz Türk milleti?


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.