ÖĞRETMENLERİMİZ
24 Kasım 2025, Pazartesi 05:58Hayatının her döneminde kendisini yetiştiren, etkileyen öğretmenlerini minnet ve saygıyla anan büyük önder Atatürk, kurduğu yeni devleti, cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin yetiştirilmesinde öğretimin öncelikli rolünü görmüş ve bunun asli sorumluluğunu da öğretmenlere vermiştir. Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Atatürk’e bir gazeteci “İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?”diye sorar ve “Milli Eğitim Bakanı olarak milli kültürü geliştirmek isterim.” cevabını alır. Nitekim, Atatürk’ün adeta bir eğitimci gibi eğitim-öğretim ve onun asli unsuru olan öğretmene verdiği önemi ve değeri belirleyen onlarca vecizesi vardır. Ancak, onun bu vecizelerinden, bu konudaki düşünce ve değerlendirmelerini en güzel ve en özlü şekilde özetleyen birkaç sözü bu konuda Atatürk’ün öğretmenler hakkındaki görüşlerini anlamaya yetecek açıklıkta ve önemdedir. Ona göre:
- “Bir ordunun kıymeti, zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür. Siz öğretmen hanımlar ve beyler, sizler de irfan ordusunun zabitan ve kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun kıymeti de sizlerin kıymeti ile ölçülecektir.” (1921)
- “Öğretmenler, yeni nesli, cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri olan, sizler yetiştireceksiniz. Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız, cumhuriyetin başarısı olacaktır (1922).”
-“Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bu kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır (1925).”
Öğretime ve öğretmene bu kadar önem ve değer veren Atatürk, aslında kendisi de gerçek bir öğretmendir. 1928 yılında harf inkılabı ile birlikte başlattığı eğitim seferberliğinin mucidi, mimarı ve başöğretmeni bizzat kendisidir. Yurdun her köşesinde kara tahta başında öğretmenlik sanatının bütün inceliklerini gösteren Atatürk, bu davranışıyla bütün Türk öğretmenleri ile manen ve maddeten birleşmiş, bütünleşmiştir.
Öğretmenlere düşen en önemli görev, atamızın ve ulusumuzun teveccühüne ve güvenine layık olmaktır. Verilen eğitim ve öğretimin gayesi yalnız hükümete memur, orduya asker yetiştirmek olmamalıdır. Aynı zamanda iyi ahlak sahibi, yüksek karakterli, ülkesine ve cumhuriyetine gönülden bağlı, devletin demokratik, sosyal ve laik temellerine sadık, başladığı işi başarabilecek kabiliyette, dürüst muhakemeli, sağlam iradeli, meslek hayatında karşısına çıkacak engelleri yenme gücüne sahip gençler yetiştirilmelidir. Bütün gayretler ve faaliyetler bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır. Ancak böylelikle, en zor koşullarda kara tahtanın başına geçerek milletini aydınlatmaya çalışan büyük Atatürk’ün ışıklı yolunu izleyebiliriz.
Öğretmenlik mesleği, şefkat, anlayış, sevgi ve hoşgörü mesleğidir. Sabır ister, gönüllülük ister, fedakarlık ister, çalışma ister. Çağımız, her alanda nitelikli ve branşında çok iyi yetişmiş, uzmanlaşmış insanlara şiddetle ihtiyaç duyulan bir çağdır. Bundan dolayı okullarımızın kendisini geliştirmiş ve geliştirme gayreti içinde olan öğretmenlere eğiticilere ihtiyacı vardır. İletişim ve bilgisayar teknolojisi büyük bir bilim ve bilgi patlamasını da beraberinde getirmektedir. Çağa uyum sağlayabilmek için devamlı kendimizi yenilemeliyiz.
Bu gün toplumsal olarak ulaştığımız düzey, hiç bir fedakarlıktan kaçınmayarak gereğinde kendini tüketerek cumhuriyet nesillerini üreten irfan ordumuzun neferleri yani öğretmenlerimizin eseridir. Bu eserin kıymeti ancak feda edilen emekle ölçülebilir. Fedakar öğretmenlerimiz kendilerine verilen görevi eksiksiz yerine getirerek Türk milletini çağdaş bir toplum düzeyine getirmişlerdir.
Türk Milleti’nin geleceğini şekillendirecek olan kıymetli öğretmenlerimiz,
Sizlere sunulan imkanları, sınırına kadar zorlayarak öğrencilerinize alabileceklerinin son noktasına kadar en iyi eğitimi vermek sizlerin en büyük yükümlülüğünüzdür. Her 24 Kasım sizin coşkuyla kutlayacağınız bir gün olmanın dışında aynı zamanda bu yükümlülüklerinizi bir kez daha düşüneceğiniz gün de olmalıdır.
Cumhuriyetin geleceği sizlerin göstereceği gayret ve vereceğiniz eğitim-öğretim mücadelesi ile şekillenecektir. Bu zor ancak aynı oranda zevkli ve onurlu görevinizi eksiksiz olarak yerine getireceğine olan inancımız tamdır. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.


Yorumlar
Kazım Çakıroğlu
24-11-2025 10:05Söylenecek, konuşacak, planlanacak o kadar çok şey var ki komutanım; o ki sözümüz dinlenmiyor. Bize düşen sukût...