ŞEHİT ÖĞRETMEN DÜNDAR ALP
20 Nisan 2026, Pazartesi 16:47Şeyh Said İsyanında şehit edilen öğretmen Dündar Alp’in hikayesi ibretliktir.
(İstiklal Mahkemesi tutanakları ve basında yer alan haberler ışığında)
İsyanı aylar öncesinden bildirdiği halde kimseyi inandıramadı.
İftiracı durumuna düştü. Öğretmenlikten atıldı. Hapis cezası aldı.
İsyan başlayınca asiler tarafından öldürüldü, cesedi sokaklarda sürüklendi, köpeklere yedirildi.
Bingöl merkez başöğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp,
Şeyh Said İsyanından aylar önce, isyana hazırlık yapıldığını fark ederek durumu hükümete bildiren zabıtlar tutmuştur.
Dündar Alp’in 26 Ekim 1924’te tuttuğu ilk zabıt halk içinde fitne çıkartmak için çalışan Hacı Mehmed isimli birisinin Mustafa Kemal’in "Haccı kaldırdığı ve İslamiyet’e darbe vurduğu!" yönünde propaganda yaptığı yönündeydi. (Kaynak: İM/T12/69-12/160/6)
İçişleri Bakanlığına sunulan bu rapor sonucunda Bingöl Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey inceleme başlattı. Hacı Mehmed suçlamaları reddetti. Kendi lehine şahitler buldu. Kaymakam, Dündar Alp hakkında asılsız ihbarda bulunmaktan soruşturma başlattı. Genç Valisi Dündar Alp’i görevden aldı. (Kaymakam, mahkemede Dündar Alp’in görevden alınma sebeplerini göreve devamsızlık, kitapları fahiş fiyatlara satmak şeklinde belirtecekti.)
Dündar Alp görevden alındıktan sonra Genç eski mebusu Hamdi Bey’in teşvikiyle 5 Ocak 1925’te hem İçişleri Bakanlığı hem de bizzat Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf göndererek yine isyan hazırlıklarından bahsetti. İçişleri Bakanlığı konuyu Genç Valisine yazdı. Vali, Dündar Alp’in tekrar ifadesini aldı ve 13 Ocak 1925’te İçişleri Bakanlığına Dündar Alp’in hezeyanlarından hiç birisini ispat edemediğini, Dündar Alp ve Hamdi Bey’in şahsi meselelerine siyasi şekil vererek asılsız ihbarda bulunduklarını belirterek bu nedenle Bitlis Askeri Mahkemesine sevk edilmelerine izin verilmesini istedi.
Aynı gün Dündar Alp, Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekerek Vali’nin kendisine baskı yaptığından yakındı ve ifadesinin Ankara’da alınmasını istedi.
(Kaynak: Eyüp Ertüren, Şark İstiklal Mahkemesi: Şeyh Said İsyanı)
Dündar Alp memleketin başına gelmesi muhtemel bir ihtilalden bahsediyordu.
Dündar Alp 15 Ocak 1925 tarihli üçüncü telgrafında vaziyetin günden güne kötüye gittiğini ve kendisinin yerine öğretmenliğe atanan Sıddık isimli şahsın casus olduğundan bahsetti. Bingöl’de bir Kürt cemiyetinin olduğunu ve Vali’nin bu işlere sessiz kaldığını belirten Dündar Alp memleketin başına gelebilecek muhtemel bir ihtilalden söz etmişti.
Dündar Alp, Vali’nin 13 Ocak 1925 tarihli yazısına istinaden gerçek dışı ihbarda bulunmak suçlamasıyla mahkemeye sevk edildi. Dündar Alp bu sırada Bingöl’den kaçıp Lice’de ki eniştesinin yanına sığınmıştı. Gıyabında yapılan mahkeme sonucunda üç ay hapis cezasına çarptırıldı.
Şark İstiklal Mahkemesi tutanaklarını inceleyen Eyüp Ertüren, Dündar Alp’in eniştesi Lice Ziraat Bankası Memuru olan Abdülgani, 11 Nisan’da 5inci Kolorduya yazdığı yazıya göre olayın şöyle geliştiğini aktarmıştır:
“Muallim Mehmed, (Dündar Alp) Şeyh Said hakkında bir şey yazmaya cesaret edememiş ancak Şeyh Said’in casuslarından olan Hacı Mehmed hakkında yazı yazmıştır. Yapılan tahkikatlarda ise Kürt casuslarının vermiş olduğu ifadelerle Muallim azledilmiş ve yerine meşhur Bitlisli Hacı Musa Bey’in yeğeni, Kürt casusu Sıdkı Efendi, muallim olarak tayin edilmiştir. Bunun üzerine hayatının tehlikede olduğunu anlayan Muallim, Lice’ye eniştesi Abdülgani Bey’in yanına gelmiş ve oradan Diyarbekir’e bir rapor yazmıştır. İsyanın başlamasından sonra Hacı Mehmed, Şeyh Said ile birlikte Diyarbekir cephesinde bulunduğu sırada Lice’nin Kaya Mahallesi’nden para karşılığında temin edilen bazı kişiler 10 Mart günü saat 11.00 sıralarında Muallim’in olduğu evi basarak kapının önünde şehit etmişlerdir. Muallim, evin önünde yaklaşık bir saat yağmur altında kalmıştır. Muallim’in şehadetinden sonra Hacı Mehmed, Muallim’in Kadımadrak’taki evini ve hayvanlarını yağma ettirmiştir.” (Kaynak: Ertüren, a.g.t. , s. 235; İM/T12/12/69-12/158/6-7)
Vakit Gazetesi Diyarbakır Muhabiri Naşit Hakkı’nın konuyla ilgili haberi 17 Mayıs 1925 tarihli Vakit Gazetesi’nde “Suret-i Mahsusada Diyarbakır’a Gönderdiğimiz Muharririmizin Mektupları” başlığı altında yayınlanmıştır. Haberde Dündar Alp’in telgraflarına da yer veren Naşit Hakkı, Dündar Alp’in katledilişini şu sözlerle anlatmıştır:
“Asiler Lice'ye gelince genç muallimin Kale Mahallesi’ndeki evine gidiyorlar, kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar. Melun şeyhin fetvasıyla dinsiz addedilen vatanperver ve Şeyh'ten bin defa dindar zavallı genç muallimin cesedini günlerce sokaklarda köpeklere yediriyorlar. İşte artık ebediyen hayata veda etmiş bulunan genç muallimin hatırası, hikâyesi.”(Kaynak: Vakit, 17 Mayıs 1925, s. 2.)
Yakup Kadri, 24 Mayıs 1925 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan “Meselenin Öbür Safhası” başlıklı yazısında Dündar Alp’in şehit edilmesini ele almış ve isyanla ilgili şu sözleri söylemiştir:
“Bir Şeyh Sait hadisesi deyip de geçiverdiğimiz şu felaketin zavallı Türk milletine kaç cana mal olduğunu ve henüz ilk adımını atmaya başlayan bağımsızlık hareketini kaç sene geriye ittiğini derin bir elemle müdrik (idrak etmiş) bulunmaktayız.” (Kaynak: Hakimiyet-i Milliye, 24 Mayıs 1925, s.1)
Bingöl Kaymakamı Hüseyin Hilmi Bey ve Genç Valisi İsmail Hakkı Bey Dündar Alp’in ihbarlarını ciddiye almadıkları için Şeyh Said davasında yargılandılar.
Kaymakam Hüseyin Hilmi Bey idama mahkum edildi ancak daha önce vatana etmiş olduğu hizmetler hafifletici sebep sayılarak ve idam cezası 15 sene kürek cezasına çevrildi.
Genç Valisi görevini suiistimal ettiğinden dolayı bir yıl hapis ve bundan sonra devlet görevinde çalışmama cezasına mahkum edildi.
Dündar Alp’e üç ay hapis cezası veren hakim Ali Rıza Efendi sınır dışı edildi.
(Kaynak: Şark İstiklal Mahkemesi (Kararlar ve Mahkeme Zabıtları) , TBMM Basımevi, Ankara 2016, s.83.)
Türkiye'nin ilk şehit öğretmeni Mehmet Zeki Dündar Alp'i saygı ve minnetle anıyorum. Mekanın cennet olsun inşallah öğretmenim.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.