Aksaray
13 Ekim, 2026, Salı

Gerçekleri ifade etmek neden zor geliyor?   

13 Ekim 2026, Salı 16:35

   Emekli büyükelçi ve tarihçi-yazar Bilal Niyazi Şimşir, diplomatik kariyeri sırasında Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde 1970 yılında göreve başlar.  Anılarından şöyle der;

    1971 yılında Kürtlerin etnik kökeni konusunda bir araştırma yapmam için Ankara'dan talimat aldım.

İsmet İnönü, Lozan'da Musul vilayetinin Türkiye'ye bağlanmasını isterken, Kürtlerin Turan soyundan olduklarını da savunmuştur.  Resmi tutanakta Paşa'nın söyle bir cümlesi var: "Kürt halkının İran kökenli olduğu öne sürülmüştür. Oysa bu iddiayı, Kürtlerin Turan kökenli olduğunu kabul eden, Encyclopedia Britannica yalanlamaktadır."

     İsmet Pașa'nın Ocak 1923'te yaptığı bu konuşma 48 yıl  sonra Ankara'da hatırlanmış ve benden bu konuyu aydınlatmam isteniyordu. İnsan gerçekten merak ediyor: Encyclopedia Britannica'da tam olarak ne denmişti?

Kürtlerin Turan soyundan geldiği ansiklopedinin hangi baskısının hangi maddesinde belirtilmişti?

O maddeyi yazan kimdi ve tezini hangi kaynaklara dayanarak ileri sürmüştü?

    Araştırınca şunları gördüm: Kürtlerin Turan soyundan oldukları, Encyclopedia Britannica 'nın dokuzuncu edisyonunda (1875- 1889) yayımlanmış olan "Kürdistan" maddesinde yer almıştır.

Bu maddeyi kaleme alan kiși Sir Henry Creswicke Rawlinson (1810- 1895) adında bir İngiliz’dir.  Rawlinson, asker, diplomat ve Asuri tarihi uzmanıdır. Asuri çivi yazılarını okuyan bir kişidir. İran'da, Irak'ta, Türkiye'de uzun yıllar çalışmış, 16 kitabı yayımlanmış, kazılardan çıkan, kayalara kazınmış olan Asuri belgelerine dayanarak Kürtlerin Turan kökenli bir halk olduğunu savunmuştur.

Rawlinson 1895'te ölmüş. Ölümünden sonra da onun Kürtlerin kökeni hakkındaki görüşleri ansiklopedinin on birinci edisyonuna kadar (1910-1911) muhafaza edilmiştir.

     Demek ki, İngiliz ansiklopedisi, 1875-1911 yılları arasındaki bütün baskılarında, sürekli olarak Kürtlerin Turan kökenli olduğunu yazmıştır.  1911'den sonra ise İngilizler Kürtleri İran kökenli saymaktadırlar!

      Bu arada ne olmuştu da Kürtler "Turanlı" iken "İranlı" oluvermişlerdi?

Koskoca bir halkın soyunu değiştirecek kadar önemli yeni keşifler mi yapılmıştı?

      Bildiğimiz bir șey varsa, o da İngiliz politikasındaki gelişmelerdi. İngiltere, Rus yayılmasına set oluştursun diye Osmanlı toprak bütünlüğünü savunuyordu. Ancak 1877-78 Türk-Rus savaşından sonra İngiltere'nin bu politikası yavaş yavaş değişti.  İngiltere Osmanlı toprak bütünlüğü yerine, Osmanlı toprakları üzerinde küçük küçük (Ermenistan, Kürdistan, Lazistan vb.) fakat zinde ulus-devletler kurularak Rus yayılmasının önüne set çekilebileceği düşüncesini benimsedi. Yani Osmanlı Devleti'ni parçalama politikasına yöneldi.

      "Turan" sayılan Kürtlerin "İranlı" yapılması da bu politika değişikliği sürecine rastlamaktadır. İngiliz George Orwell'in 1984 adlı  romanında, "Büyük Ağabey"in isteğine göre, tarihin, akşamdan sabaha değiştirilivermesi.'' mümkündü.

       Londra'da bulunduğum sırada, İngiliz Devlet Arşivleri'nin kapalılık süresi 30 yıla indirilmiş ve 1920l - 1930'lu yıllara ait belgeler araştırmacılara açılmıştı. Devlet arşivlerinin kapalılık süresi genellikle 50 yıldı. İlk defa İngilizler bu süreyi kısaltmışlardı. Atatürk dönemiyle ilgili İngiliz belgeleri de açılmıştı. Bundan yararlanarak, İngiliz Belgelerinde Atatürk başlığıyla bir dizi kitap hazırlamaya koyulmuştum. Bu arada Cumhuriyetin ilk çeyreğinde Doğu Anadolu'daki ayaklanmalara ilişkin İngiliz belgelerini de inceledim.  Londra'dan dönerken koltuğumun altında Kürtçülük üzerine de bir kitap vardı. İngiliz Belgeleriyle Türkiye’de "Kürt Sorunu" (1924- 1938): Şeyh Sait, Ağrı ve Dersim Ayaklanmaları

     Büyükelçi 'nin tespitlerini tarihin derinliklerine doğru giderek incelemek istesek, ilk akla gelecek olan tarihi belge ve kaynakları  sıralayıverelim.

Örneğin; bütün Macar tarihçilerinin "MACARLAR bugün yaşadıkları topraklara nasıl  ve kimlerle geldiler?" sorusuna verdikleri  cevap ,  KÜRTLERİN turani bir  ırk olduğunun  da ifadesidir.

     Macar toplumunda Türk kökünden gelen oymak adları şunlardır: Yormatı (Yorul-mayan), Kürt (Kar çığı), Ker (Dev), Kesi (Parça), Tarhan, Ynag (rütbe unvanları). Bunlar arasında Kürt kavim adı Yenisey çevresi yazıtlarında da geçer. Bu kavmin batıya kopan bir bölümü Türk egemenliği döneminde Macarlara karışmış olabilir. En eski Macar, kişi ve yer adları genel olarak Türkçedir. Bu garip sayılmamalıdır. Çünkü X. yüzyılda bile Macarlar iki dil konuşuyorlardı. Bizans İmparatoru Konstantinos'a göre Macarlar Türkçe de konuşmaktaydılar.

Türklerin egemenlik alanı VI. yüzyıl sonlarında OrtaAsya'nın doğu ucundan Kırım yanmadasına kadar uzanıyordu. Macarlar da bu devlete bağlı oldukları için X. yüzyıla kadar  Türk adıyla anılmışlardır. Macarlara Türk asıllı Kürt oymağı Göktürk egemenliği döneminde katılmış olabilir.

Tarihte Türklük (Laszlo RASONYİ) Sayfa 145-182

       Arapçanın üstün olduğu düşüncesine karşı Türkçenin zenginliğini göstermek ve Araplara Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış olan Dîvânu Lugâti't-Türk,   Kürt kelimesinin anlamını anlatır.   (11. yüzyılda (1072–1074) Kâşgarlı Mahmud tarafından yazılan, Türkçenin bilinen ilk sözlüğü ve dil bilgisi kitabıdır. )

      Bitlis Emiri Şeref Han  tarafından 1597 yılında Farsça kaleme alınan Şerefname, Kürtlerin ve Kürt hanedanlarının tarihini anlatan en eski temel kaynaklardandır.

Kürtlerin türeyişi veya boy ilişkileri anlatılırken Oğuz Kağan Destanı geleneğine ve Oğuz boylarına referans verilir.  24 boydan biri olan Boğduz boyuna işaret edilir. 

 Buna benzer sıralayabileceğimiz bir çok tarihi belge ve bilgi varken, neden İngilizler ve diğer emperyalist güçlerin seslerine kulak verilmektedir?  BİZLERİ ÖNCE AYRIŞTIRIP SONRA KARDEŞ Mİ  YAPACAKSINIZ?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.