Sırtımızın Şerefi
03 Temmuz 2026, Cuma 16:06Sultan II. Abdülhamid'in saltanatı döneminde Kurtdereli Mehmet pehlivan Avrupa'ya güreşler yapmak için İstanbul'da vapura biner. O sırada Saray'dan bir mabeyinci gelip der ki:
"Zat-i Şahane'nin selamları var, Avrupa'da güreşirken tac ve tahtımın şerefini koruyarak güreş yapsın, buyurdular."
"Zat-ı Şahane'ne ye sor bakalim, tac ve tahtının olduğu kadar Kurtdereli nin sırtının da şerefi yok mudur?
Mabeyinci bir şey demeden gitti. Kendisine söylediğimi aynen Padişah'a söylemiş olacak ki, Avrupa'dan dönen pehlivanlara hediyeler ihsan verilmek âdet olduğu hâlde, avdetimde (dönüşümde) bana hiçbir şey verilmedi.
O cihan pehlivanına hediyesini vermek Atatürk'e nasip olacaktır.
Gelelim bu günlere. Siyasetçilerin sırtının şerefini bilmem ama bu vatana aşk ile bağlı olan ve milletinin menfaatini kendi menfaatlerinden üstün bilenlerin sırtının bir şerefi vardır ve onu korumak için ölümü seve seve göze alırlar.
1984' de başlayan ve 40 yıldır süren PKK terörü ile mücadele etmek için canını ortaya koyan başta mavi bereli komandolar olmak üzere, nerede ise 15 milyon Türk genci Mehmetçik olarak mücadele etti. Onların anne, baba ve kardeşleri de duaları ile bu mücadeleye omuz verdi. Şehit oldular, gazi oldular. Vatan sağolsun dediler.
En zor anlarında milli mücadele döneminde yaşanan zorlukları hatırlayıp atalarına layık olmak için daha fazla çaba gösterdiler.
Devletimiz, milletimiz şerefli ve onurlu bir yaşam sürsün diye canı ve malı ile mücadele eden bu yiğit Türk milletine,
İktidarı elinde tutanların teklifi ne oldu?
Apo iti gelsin TBMM'de konuşsun, bizde onu gerekirse af ile salı verelim. Anayasa da değişiklik yapalım vs.
Kendi evlatlarını askere göndermeyen, masa başında oturup itibardan tasarruf bile edemeyenler bu yüce milleti ve onun sırtının şerefini gerçekten düşünüyor mu?


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.