ŞEHİTLER TEPESİ -1-
08 Mayıs 2026, Cuma 16:1408 Mayıs 1915 gecesi Arıburnu Cephesinde Korku Deresi mevkisini ele geçirmek için 16. Tümen 125. Alay 3. Tabur 10. Bölük Komutanı Üsteğmen Saffet komutasında 140 kişilik fedai müfrezesi Şehitler Tepesi'ne gece baskını yaptı.
1915 Mayıs ayının başından itibaren hem İtilaf kuvvetleri hem de Türk askeri, mevzilerini güçlendirmek çabası içine girerler. Bu takviye çalışmalarının gerektirdiği muharebeler de eksik olmamaktadır. Şehitler Tepesini ele geçirmek için yapılan muharebelerde bu muharebelerin ilkidir. Şehitler Tepesinin karşısına düşen Kanlısırt mevzii İtilaf kuvvetlerinin emniyetli bir hat oluşturmasını engellerken, Şehitler Tepesi'nden gelecek bir saldırının da Türk kuvvetlerini Karayürek Deresi'nin aşağılarına sürmesi tehlikesi vardır. Bu durumda Şehitler Tepesi'nin zaptı, bir yandan Türk mevziini güvenli bir hale getirirken, diğer yandan da karşı taraftaki hatları daraltıp savunma düzenini zayıflatacağı için büyük önem taşımaktadır. Tepede mevzilenmiş İtilaf kuvvetlerinin askerleri açısından da Kanlısırt'ı ele geçirmek son derece mühim bir hal almıştır.
19. Tümen Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal, bu durumu derhal fark eder ve Şehitler Tepesi'ni bir baskınla almak düşüncesiyle bir fedai müfrezesi oluşturulmasına karar verir. 125. Alay'ın 3. Taburu'ndan gönüllü olarak talip olan cesur ve fedakâr Mülazım-ı evvel (Üsteğmen) Saffet kumandasında 140 kişilik bir müfreze teşkil edilir.
7 Mayıs sabahı Mustafa Kemal, fedai müfrezesini Kemalyeri'ne, yanına çağırtarak teftiş eder.
İzlenimlerini şöyle anlatır:
Bu erler, manevi gücün anıtlaşmış simgesi olabilecek ölçüde övgüye değer yiğit askerlerdendi. Her birisi yüreğinde bir güven duygusu beslediği ve verilen görevi yapmaya çalışacaklarını sözleriyle ve davranışlarıyla bildiriyorlardı.
Mustafa Kemal, Saffet Bey'e vazifesini arazi üzerinde anlatır, işgal edilecek yerleri ve bu baskında nasıl hareket etmesi gerektiğini izah eder ve emrindekilerle beraber sol cenah kumandanı Şefik Bey'in yanına gönderir.
Baskın şeklinde planlanan saldırının gece saat 22.00'de yapılmasına karar verilmiştir. Karşı tarafın dikkatini başka yöne çekmek için saat 21.00' da 57. Alay'ın 2. ve 3. Taburları, 72. Alay'ın 3. Taburu'yla beraber karşılarındaki düşman hatlarına önce bomba, arkasından süngü hücumuyla saldırırlar. Düşman ön siperleri işgal edilir, tüfek ve kazma kürek gibi aletler ele geçirilir. Siperler, birbirine nispeten güvenli geçişlerle bağlı paralel hendekler şeklindedir. Saldırının arka siperlere doğru devam ettirilmesi düşünülür, fakat onlar oldukça kuvvetli tahkim edildiği için vazgeçilir. Düşman siperlerinin küçük bir kısmı hariç boşaltılarak askerlerimiz geri çekilir. Bir şaşırtma saldırısı için, elde edilen başarı hiç de azımsanacak gibi değildir...
Saffet Efendi'nin müfrezesi, kararlaştırıldığı gibi, saat 22.00'de düşman siperlerine doğru sürünerek yaklaşmaya başlar. Siperlere on metre kadar bir mesafe kaldığında düşmanın uyumadığı anlaşılır. Daha sonra ele geçen esirler de düşmanın o gece uyumayıp tetikte beklediğini doğrulamışlardır. İlk önce tek tük duyulan tüfek seslerinin ardından yaralanan birkaç askerin inlemesi üzerine müfrezenin yeri belli olur ve karşı mevziden açılan yaylım ateş ve atılan bombalar artık baskın şansının kalmadığını gösterir. Buna rağmen fedai müfrezesi geri dönmek istemez. Bir kısmı siperlere ilerlerken, bir kısmı da siperlerin arkasından dolanıp düşmanı kuşatmaya çalışmaktadır. Bu sırada Saffet Bey yaralanarak çarpışmayı bırakmak zorunda kalır. Yine de Mustafa Kemal'e, büyük bir ihtimalle yarası henüz sarılmadan şu raporu yazmayı ihmal etmez:


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.