Aksaray
18 Mayıs, 2026, Pazartesi

Bazen ders gerekli     

17 Mayıs 2026, Pazar 14:39

    Bugün daha önce geçirdiğimiz korana virüs yeniden mi geliyor korkusu sardı. Efendim falan gemi veya falan kişiyle karantinaya alındılar. Muhtemelen bizim bilmediğimiz tarihlerde korona virüs hastalığı Eylül-Ekim gibi bazı ülkelerde başlıyor ve tespit sonradan konuyor. Önce alaya alınan bu virüs bütün dünyayı tehdit ediyor ve gözle görünmeyen bu beladan herkes kaçacak yer arıyor öyle olmadı mı? Bizim öncelikle yapmamız gereken ise namazlarımızdan sonra bu virüsün bertaraf olması için dua etmek. Ardından da devletimizin yaptığı müspet ve şer olmayan işlerinde muvaffak olması için dua etmek. Aynı şekilde şer olan işlerinde de muvaffak olmaması için dua etmek kalıyor. Allah devletimizi şer olmayan güzel işlerinde muvaffak etsin tekrar yeni bir virüs bulaşmasın.

          Ancak bakıyorum Hristiyan alemi geçmişte çareyi Allah’a dua etmekte bulmuşlardı. “Senden başka sığınacağımız kimse kalmadı bize yardım et Allah'ım” diye. Hristiyan hemşireler feryat ediyor. Turump’un bulunduğu mecliste eller havada dua ediliyor ve o muhterem de amin diyor bunları gördük.

Alemi İslam’ı yok etmek için her yolu deneyen Yahudi lobileri ha bire silah üreterek Müslümanları yok etme çabasına girmişler ve hepimiz ise ne olacak bizim sonumuz diyecek duruma gelmiştik. Gördük ki, yüce Rabbim görülmeyen küçük bir virüsle herkesi dize getirdi.

Hristiyan ve Yahudiler böyle bir düşmanlık sonunda çareyi İslam’da aramaya başladılar. Peki, biz Müslüman bir ülke ve Müslüman insanlardık bize bu virüs nasıl bela oldu da evlerimize sokulur olmadık mı camilerimiz ve mabedimize kadar kapanmadı mı?

          Demek ki gerçek bir kul olamamışız, dualarımız ve ibadetlerimiz kabul olmamış olmalı ki, bir şekilde Allah bizi Kâbe’den ve camilerden kovdu. Ben Müslümanım, sen benim kalbime bak, namaz kılmakla Müslüman olunmaz, ben Müslümanım diyeceksin İslam’ın her emrine karşı çıktık, başörtüsünü dini emir değil simge gibi gördük, zinayı serbest bıraktık zina normal bir hayat haline getirdik, İslam’ı kurana göre değil yaşadığımız hayat şartlarına göre uyguladık, dinin men ettiği ve yasak kıldığı harama helal, helale haram der duruma geldik.

          Ancak şu fuhuş ve aile düzenlerinin bozulması zaten başlı başına bir virüs. Kadınları uygunsuz vaziyette sokağa saldık ve beşerin ahlakını, aile yuvalarını bozduk. Sonrada bu beraberlikleri hoş görerek metres hayatı olarak görmeye başladık. Kadının olmadığı, sanki bir Pazar malzemesi gibi her yere uygunsuz resimlerin asıldığı bir dünya haline geldik. Büyüklenmek, ne oldum delisi olmak gibi zenginin garibanı hor görüp ezdiği bir dünyada yaşar olduk. Saygı ve sevgi diye bir şeyin kalmadığı bir ülke haline geldik.

           Benim âcizane tavsiyem gerçek kimliğimize dönmek, bol dua etmek. Bu virüs biter yarın başka başka bir virüs çıkar. Dünya görüşümüz ne olursa olsun, kenetlenerek yüce Rab’ıma sığınma zamanıdır. Görülüyor ki, beşeri tedbirlerle bu işlerin üstesinden gelinmiyor. Öyleyse artık manevi inancımız olan İslam’a hızla dönmeliyiz. Zaten Müslümanız lafını bırakarak inanç ve itikadımızı düzeltmeliyiz. Görünen o ki, artık dünyanın değişimi söz konusu olacak ve zafer İslam’ın olacaktır.

        Başımıza gelen bu belanın bir ilahi ikaz olduğunu hepimiz artık bilmeliyiz. Ey haramzadeler bak sürekli yediğiniz haramları yiyemiyorsunuz. Kadın tüccarları ve çapkınlar bakın yaptığınız pislikleri yapamadınız. Ey zenginler arabanız var binemediniz, yazlığınız var gidemediniz, paranız var harcayamadınız, torunlarınızı sevemediniz, Öyleyse hepimiz sözde değil özde İslam’a koşup yönelmeliyiz. Haram yaşamdan mutlaka uzak durup İslam ahlakı ile yaşamalıyız.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.