BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR
17 Mayıs 2026, Pazar 14:39Selanik ve Pire’den hareket eden toplam 46 parçalık işgal donanmasında ABD, İngiliz, Fransız, İtalyan Donanmalarının en önemli savaş gemileri de yer almaktaydı. İşte bu Emperyalist Donanmanın desteklediği Yunan Orduları, 15 Mayıs 1919 sabahı, İzmir’e çıktı. Karşılayanlar arasındaki İzmir Rum Metropoliti Hrisistomos o meşhur vaazını verdi. ‘’Evlatlarım!. Bugün İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar çok sevaba girmiş olacaksınız. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle, onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. ’’
O gün Yunan Ordusuna Hasan Tahsin Bey tarafından sıkılan ilk kurşunlar, sadece Yunan’a değil o donanmaya, yani temsil ettiği emperyalizm’e karşı sıkılmıştı. Hasan Tahsin şehit edildikten sonra vahşi bir katliam gerçekleşti. İlk anda Miralay Süleyman Fethi Bey, Kaymakam Doktor Şükrü Bey, Kolağası Hüseyin Necati Bey, Yüzbaşı Nazım Bey, Yüzbaşı Ahmet Bey, Doktor Fehmi Bey, Mümeyyiz Nadir Bey, Mümeyyiz Ahmet Hamdi Bey de süngülenerek şehit edildiler. İbreti alem için çoğunun cesedi denize atıldı. Uygar dünyanın gözü önünde işlenen bu cinayetler kuşkusuz Türk milletinin üzüntü ve nefretini bir kat daha arttırmıştı. İşgalin ilk gününde İzmir ve çevresinde yerli Rum çetelerinin de katkısı ile 4.000 civarında Türk şehit edildi. Olayları izleyen İngiliz donanma subayı o günü şöyle rapor eder; ‘’Kontrolsüz ve gereksiz zalimlikten tiksindim.!’’
İzmir'in işgal edilmesinden 4 saat sonra Müftü Ahmet Hulusi Efendi önderliğinde ayaklanan Denizlililer işgale karşı ilk mitingi başlatacaktı. Ahmet Hulusi Efendi, mitingde şu konuşmayı yapar:“Muhterem Denizlililer!.. Bugün sabah erken saatlerinde İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir. Vatana karşı işlenecek cürümlerin Allah ve tarih önünde affı, mümkünatı yok günahtır. Cihat, tam manasıyla teşekkül etmiş, dini fariza olarak karşımızdadır. Hemşehrilerim! Karşımıza çıkarılan dünkü tebaamız Yunan’dır. Onlar öteki düşmanlarımızın vasıtasıdır. Yunan’ın bir Türk beldesini eline geçirmesinin ne manaya geldiğini İzmir’de şu birkaç saat içinde işlenen cinayetler gösteriyor. Silahımız olmayabilir, topsuz-tüfeksiz, sapan taşları ile de düşman karşısına çıkacağız. İstiklal aşkı, vatan sevgisi, haysiyet şuurumuz ve kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu uğurda canını verenler şehit, kalanlar gazidir. Bu mutlak olarak cihad-ı mukaddestir. Sizlere vatanınızı düşmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler, düşman esareti altında olanlardır. Onlar irade ve kararlarına sahip değillerdir. Bu vaziyette olanların emri ve fetvası aklen ve şer’an caiz, makbul ve muteber değildir. Meşru olan, münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır. Korkmayınız, meyus olmayınız… Bu liva-yı hamdin altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız. Müftünüz olarak Cihad-ı Mukaddes Fetvası’nı ilan ve tebliğ ediyorum… Elinizde hiçbir silahınız olmasa dahi üçer taş alarak düşman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiili mukabelede bulununuz.
Mustafa Kemal Paşa, 15 Mayıs akşamı annesini ziyaret etti. ‘’Yarın Anadolu’ya gidiyorum.’’ dedi. Kendisini bırakmak istemeyen annesine 'Gitmem lazım anne, çünkü buraların da Selanik gibi olma ihtimali var.' dedi. Vatan kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Zübeyde Hanım çaresiz göz yaşlarını silecekti. Paşa, altı ay evvelinden bu yana kafasında kurduğu planları bir bir tekrar düşündü.
İtilaf Devletleri’nin Anadolu’da birçok noktayı işgal ettiği bir ortamda 9. Ordu müfettişi olarak Samsun’a olayları yerinde gözlemleyip önlem almak üzere gönderilecekti. Mustafa Kemal Paşa'nın İngiliz belgelerinde bulunan resmi görevi, Karadeniz'deki asayişi sağlamak ve bölgedeki milis güçlerin aralarındaki çatışmaları sonlandırmaktı. Ayrıca 3 ve 4. Kolordular ile; Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Ankara ve Kastamonu illerinin kolordu komutanlarına doğrudan emir verebilecek yetkideydi.
16 Mayıs 1919 Cuma günü Mustafa Kemal Paşa saat 16:00’da Bandırma Vapuruna bindi ve karargahında görevlendirilen kişiler ile İstanbul’dan ayrıldı. Bakanlık 25.000 Osmanlı lirası ödenek tahsis etmişti. Yolculukları esnasında bir İngiliz gemisi, Bandırma Vapuru'nu izlemeye başlamış ancak Karadeniz'e açıldıktan sonra fırtınalı havada izlerini kaybetmiştir. Mustafa Kemal, Gemi kaptanına karaya yakın bir rota izlemesini ve düşman saldırısı halinde gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretmiştir. Sert havada, dalgalı bir denizde yol alan gemi 17 Mayıs günü gece saat 23.00 civarında İnebolu Limanı'na girmiş, 18 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri 12.00'de de Sinop Limanı'na yanaşmıştır. Üsteğmen Hikmet Bey sandal ile kıyıya çıkmış ve yolda olduklarını Samsun Tümen Komutanlığına telgraf ile bildirmiştir.
Bağımsız ve ulusal egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulması gereğine inanan Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’yi örgütlemek için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, kendisinin ifadesiyle “Bir milletin uyanmasını” tetiklemiş oldu. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktıktan sonra çektiği telgraflarla İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini ordu ve milletçe kabul edilmeyeceğini bildirdi. Samsun’da sadece 6 gün kaldı. Şehir İngiliz kaynıyordu. Karargahı Havza’ya taşıma kararı aldı.
Ardından 21 Haziran’da Amasya Genelgesi’nin yayımlanması, İngiliz işgal yönetiminin baskısı altındaki İstanbul hükümeti ile ilişkilerin gerilmesi, ardından da Erzurum ve Sivas kongreleriyle birlikte işgalci güçlere karşı halkın desteğiyle başlayan Kurtuluş Savaşı. Mustafa Kemal Paşa ise 09 Temmuz 1919 itibariyle askerlik görevinden istifa edip bu mücadele sürecini sivil bir unvanla yürüttü. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla milli bayram ilan edilen 19 Mayıs, Atatürk tarafından Türk gençliğine armağan edildi. Zira, Milli Mücadele günlerinde yaşanan zorluklar ve Türk milletinin kahraman mücadelesi nesillerden nesillere aktarılacaktı. 'Bütün ümidim gençliktedir!' diyen Atatürk, Cumhuriyeti fikirleriyle, çalışmalarıyla geliştirecek ve ileriye taşıyacak, gerektiğinde de yılmadan koruyacak olanların gençler olacağını elbette bilmekteydi.
19 Mayıs, Türk Milleti'nin bağımsızlık ve özgürlük umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı ve aydınlık bir geleceğe olan inancın kuvvetlendiği günün adıdır. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. EY TÜRK GENÇLİĞİ diye başlayan GENÇLİĞE HİTABEYİ de bir kez daha okumayı tavsiye dererken; vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla bir kez daha anıyoruz.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.